Malê Sala Mahallesi’nde planlanan GES projesinin yaşam alanlarını yok edeceğini belirten yurttaşlar, sonuna kadar direneceklerini ve hiçbir şekilde talana izin vermeyeceklerini belirtti
Kürdistan’ın doğası, Hidro Elektrik Santrali (HES), barajlar, Güneş Enerji Santralleri (GES), orman kıyımları ve maden sahalarıyla yok ediliyor. Smart GES Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından Amed’in Erxenî (Ergani) ilçesinin kırsal Malê Sala Mahallesi’ne planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesine tepki gösteren yurttaşlar, sonuna kadar direneceklerini belirtti.

‘GES’e asla izin vermeyeceğiz’
Yurttaşlardan Ezgi Bora, Ankara’dan mahalleye hayvancılık için dönüş yaptığını belirterek, “Eşim ile birlikte buraya daha iyi bir gelecek kurmak için 3 ay önce geldik. Köyümüze GES yapılarak geleceğimizi yok etmek edilmek isteniyor. GES yapılmasına izin vermeyeceğiz. Güzel umutlar ile buraya geldik. GES projesi ile birlikte umutlarımız yıkılmak isteniyor. Buna karşı direneceğiz. Kalabalık bir şekilde karşı koyacağız. Atalarımızdan kalan toprakları biz korumazsak kimse korumayacak. Köy yaşamının kaybolması ile birlikte geleneklerimiz de köy yaşamı da kaybolacak. Buna asla izin vermeyeceğiz. Genç bir kadın olarak en önde olacağım” diye belirtti.
GES ile birlikte mera alanları yok ediliyor
Projeyle yaşam alanlarının yok olacağını belirten Ramazan Kaçar, “Çocukluğumdan beri hayvancılık yapıyorum. Geleceğimizi 5’li çetelere, sermayelere verilmesine izin vermeyeceğiz. Daha önce bir baraj yapıldı, mahallemizin tarım alanları yok edildi. Şimdi ise GES ile birlikte mera alanları yok ediliyor. Biz köy işi dışında iş bilmiyoruz. Çocuklarımızın, köyün, doğanın geleceğine dönük bu projeyi kabul etmiyoruz. 4 öğrenci yetiştiriyorum. Geçimimi hayvancılıkla karşılıyorum. Hayvancılık olmazsa bir şey yapamayız. Buna karşı kesinlikle direneceğiz” dedi.
‘Ölsek de köyümüzden çıkmayacağız’
Seyfeddin Biçer (69), yarım asırdır hayvancılık ile uğraştığını belirterek, GES’in yapımı ile birlikte hayvanlarının yaşam alanlarının yok olacağını söyledi. Doğup büyüdükleri topraklarında geçim kaynaklarının sermayeye peşkeş çekildiğini kaydeden “Ölsek de köyümüzden çıkmayacağız. Topraklarımızı talan etmelerine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
GES demek; hastalık ve talan demektir
Ahmet Ertürk de, GES ile birlikte göçe zorlandıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Tek geçim kaynağımız topraklarımız. Başka bir yerden geçimimiz yok. GES demek; hastalık ve talan demektir. Biz bunu istemiyoruz. Toprağımızda hayvanlarımız ile birlikte bir yaşam istiyoruz. Birkaç kişi zengin olacak diye binlerce insan yerinden göç ettirilmek isteniyor. Buna izin vermeyeceğiz.”
Haber: Fethi Balaman / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***