Site icon Serbest Görüş

Kobanê Kerboran davasında gerekçeli karar açıklandı


12 yıl sonra açılan Kobanê Kerboran davasında tüm failler hakkında beraat kararı verildi

DAİŞ’in Kobanê’ye dönük saldırılarının protesto edildiği 7 Ekim 2014’te Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde Bilal Gezer ve Sinan Toprak’ın katledilmesine dair 12 yıl aradan sonra açılan davada mahkeme 3’üncü duruşmada tüm sanıklar yönünden beraat kararı verdi.

Midyat Ağır Ceza Mahkemesi, karara dair gerekçeli kararını da açıkladı. Gerekçeli kararda faillerin polis ve savcılık ifadeleri, tanık ve “gizli tanık” beyanları, otopsi raporu, Sinan Toprak’ın katledildiği yerdeki olay yeri inceleme raporu, polis arama el koyma tutanağı, görüntü inceleme tutanağı, HTS analiz raporu, polis araştırma tutanakları, müzekkere yazıları ve ATK raporları yer aldı.

ATK raporu failleri akladı!

Gerekçede, “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanan Kadri Şengül, Musab Şengül, Ziya Sayhan, Abdurrahman Seyhan ve Reşit Vural’ın “ceza almalarını gerektirecek şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği” öne sürüldü. Mahkeme, Sinan Toprak’ın katledildiği sokakta bulunan işyerlerine ait kamera görüntülerinde elinde uzun namlulu silah bulunan ve Toprak’ın katledildiği saatlerde sokaktan geçen kişinin Reşit Vural olduğu yönündeki Emniyet tarafından hazırlanan mukayeseli rapora rağmen, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “aydınlatmanın elverişli olmadığı” gerekçesiyle “şahsın tespit edilemediği” şeklinde raporunu esas aldı. Kararda, “(…) ilçe genelinde karışıklıklar sırasında elinde silah bulunduran kişilerin bulunmasının bu kişilerin mutlaka cinayet eylemini gerçekleştirdiği yönünde kesin kanaat oluşturmadığı” denildi.

Faillerin savunmaları esas alındı

HTS analiz raporuna göre; Sinan Toprak’ın katledildiği saat öncesi ve sonrasında Reşit Vural ile Ziya Seyhan arasında 13 adet telefon görüşmesinin yapıldığı bu görüşmelerden 4’ünün ise Bilal Gezer ve Sinan Toprak’ın katledildiği saatte gerçekleştiği belirlenirken mahkeme, faillerin bu görüşmelerin üzerlerine atılı suçla ilgisinin bulunmadığı yönündeki savunmalarını kabul etti.

Tanık beyanını reddetti

İddianamenin temelini oluşturan tanıklarında Şerif Toprak’ın ilk ifadesinde, Reşit Vural’ın başka bir gence ateş ettiğini ve ateş etmeden önce “bu da onlardan biridir, onu da gebertelim” şeklindeki ifadesini dava açıldıktan sonra değiştirmesine rağmen, mahkeme daha sonra yalnızca faillerden Abdurrahman Seyhan’ın elinde bir adet tüfek gördüğü şeklindeki beyanını kabul etti.

Dosya kapsamında “gizli tanık” olarak ifade veren “Makas” kod adlı kişinin, olay saatlerinde Reşit Vural’ın elinde uzun namlulu silah ile Sinan Toprak’ın katledildiği yere 500 metre uzaklıkta gördüğü yönündeki beyanına karşı ise faillerin Sinan Toprak ile aralarında bir husumet bulunmadığı ve aralarında husumet bulunmayan birini öldürmeleri “hayatın olağan akışına uygun değil” denilerek, dikkate alınmadı.

Kararda; Musab Şengül’ün sanal medya hesabından olay günü yaptığı, “Çekme mazlumun ahını, çıkar aheste aheste”, “Mekanınıza yaklaşacak çetecileri bekleyin. Sizin analarınız ağlayacağına; onlarınki ağlasın!”, “Biri azmettirdi, biri katletti, biri görmedi, biri de suçu başka yerde aradı. Hepsi de katliamda ortak.” şeklindeki paylaşımlarının, “niyet okuması” olduğuna yer verildi. Mahkeme söz konusu paylaşımların faillerin aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü.

Dava hakkında

Kerboran’da 6-8 Ekim Kobanê protestolarının devam ettiği 7 Ekim 2014 tarihinde DAİŞ yanlıları tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Bilal Gezer ile Sinan Toprak’ın katledilmesine, Veysi Demir’in de yaralanmasına ilişkin soruşturma 12 yıl boyunca “gizli” yürütüldü. İddianame Aralık 2025 tarihinde tamamlandı. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Midyat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Gezer ve Toprak’ın aile fertlerinden toplamda 8 kişi müşteki olarak yer aldı. Katledilen Bilal Gezer’in kardeşi, sistematik işkence gördüğü ve tecavüze uğradığı Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Garibe Gezer’in hayatını kaybetmiş olması nedeniyle müştekili durumu dosyadan çıkarıldı. Dosyada sanık olarak ise 5 isim yer aldı.

İddianameye göre; dosyada sanık olarak Müftülükte kadrolu olarak imamlık yapan aynı zamanda Ravza-Der’in Başkanı olan Kadri Şengül, müftülük memuru olan oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan isimli şahıslar yer aldı. Dosya kapsamında tutuksuz olan 5 kişi hakkında “Kasten öldürme” ve “Kasten yaralama” suçlamaları ile ceza istendi. Dosyadaki gizlilik kararının ortadan kalkmasıyla delilleri inceleme imkanı bulan avukatlar, faillerden Kadri Şengül’ün evine yapılan baskın öncesi TEM polisi Olcay Akkaya tarafından iki kez arandığını tespit etti. Avukatlar Olcay Akkaya hakkında suç duyurusunda bulundu. Kadri Şengül’ün evinde yapılan arama tutanağında çamaşır makinesi ve çöp kutusu içine gizlenmiş, evden çıkarılmak üzereyken tespit edilen ruhsatsız silahlara el konulduğu tespit edildi.

Haber: Sema Bingöl \ MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version