Türkiye’nin konjonktürü yanlış okuduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi üyesi Xebat Andok, ‘Ortadoğu’da İsrail’in hegemonyasına dair kararlardan vazgeçilmiş değil. Üçüncü Dünya Savaşı’nın şartları hala yürürlüktedir’ dedi
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Xebat Andok, 11 Temmuz 2025 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun gerçekleştirdiği silah yakma töreninin yıldönümü dolayısıyla ANF’nin sorularını yanıtladı. Xebat Andok, sürecin tek taraflı dayatmalarla değil, karşılıklı adımlar, müzakere, yasal güvence ve Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının sağlanmasıyla ilerleyebileceğini vurguladı.
Silah yakma eylemi ile PKK’nin “değişim-dönüşüm stratejisinde ne kadar iddialı ve ısrarlı olduğunu” ortaya koyduğunu belirten Xebat Andok, Türkiye’de Kürt sorununun ve demokrasi sorunlarının çözülmesi için “hareket olarak üzerimize düşen her şeyi yaptık” sözlerini kullandı. Türkiye’nin tüm Kürt sorununun çözümsüzlüğüne dair ortaya koyduğu “tüm bahaneleri ellerinden aldıklarını” dile getiren Xebat Andok, “Silah yakma eylemi birçok oyunu boşa çıkardı ve ortada devletin bahaneleri kalmadı. Şüphesiz o dönemden günümüze kadar sürecin ilerlemesi için yapmamız gereken her şeyi yaptık, peki buna karşı Türk devleti ne yaptı, hangi değişimleri gerçekleştirdi? 11 Temmuz eyleminden sonra mecliste bir komisyon kuruldu, ırkçı bir, iki parti dışında tüm partiler katıldı, herkes önerilerini, değerlendirmelerini yaptı. Bu tartışmaların sonucunda bir rapor hazırlandı ve 3 kişi İmralı’ya giderek Önderliğimizi gördü. O günden bugüne kadar herkes de bunu dile getiriyor; Türk devleti bunun dışında hiçbir adım atmadı” dedi.
‘Üçüncü Dünya Savaşı’nın şartları hala yürürlüktedir’
Türkiye’de iktidar ve çevresinin ilk günlerde ortaya koyduğu iradenin mevcut durumda olmadığını gördüklerini belirten Xebat Andok, “Görünen o ki; Türk devleti biraz konjonktürü hesaba katıyor. Bu süreci başlattığında da zaten Erdoğan ve Bahçeli’nin birlikte istişare ettiği, bunun bir devlet projesi olarak ortaya konduğu söylendi. Demek ki Türk devleti o dönemin konjonktürünü kendisi açısından bir tehdit olarak gördü ve buna göre bazı adımlar attı, bazı çağrılar yaptı. Önderliğimiz de bu çağrılara cevap verdi. Ama görünen o ki artık o konjonktürü eskisi gibi değerlendirmiyorlar. Üçüncü Dünya Savaşı’nın mevcut durumda Türk devleti açısından eskisi gibi tehditler barındırmadığını düşünüyorlar. Eğer böyleyse gerçekten bu çok yanlış bir okumadır, bunu ifade etmek mümkündür. Üçüncü Dünya Savaşı bazen sıcak, bazen soğuk hala gelen bir savaştır” dedi. Ortadoğu’da İsrail’in hegemonyasına dair kararlardan vazgeçilmediğini ifade eden Xebat Andok, “2024 konjonktürü geride kalmış değildir. Üçüncü Dünya Savaşı’nın şartları hala yürürlüktedir” diye belirtti.
‘Süreç ne kadar uzarsa tehditler de daha büyük hale gelir’
“Süreç ne kadar uzarsa, Türk devletinin sözde çok korktuğu tehditler de giderek daha büyük hale gelir” diyerek uyaran Xebat Andok, sorunun çözümü için her iki tarafın müzakere etmesi ve müzakerelerin sonucunda karşılıklı adımlar atması gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına gönderme yapan Xebat Andok, Türkiye’nin mevcut durumda “kuşu tek kanatla” bıraktığını dile getirdi.
‘Böyle bir yaklaşım daha doğmadan ölüdür’
Kamuoyunda tartışılan “çerçeve yasa” ile ilgili kendilerine ulaşan herhangi bir şey olmadığını da sözlerine ekleyen Xebat Andok, “Kamuoyunda ve medyada tartışılanlar doğruysa; örneğin ‘pişmanlık yasası’ benzeri bir düzenleme düşünülüyorsa, bunun hiçbir anlamı olmaz. Böyle bir yaklaşım daha doğmadan ölüdür” dedi. Tek taraflı yaklaşımların “süreci kolaylıkla sabote edebileceği” uyarısında bulunan Andok, “Biz üzerimize düşeni yaptık. Türk devletinin üzerine düşen ise henüz gerçekleşmemiştir” ifadelerini kullandı.
Xebat Andok, Kürt halkı ve bölgedeki demokratik güçler nezdinde Türkiye’nin yaklaşımına dair çok büyük kuşkuların ve güvensizliklerin ortaya çıktığını dile getirerek, kamuoyuna “Türk devleti üzerinde toplumsal bir baskı oluşmalıdır” çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

