Site icon Serbest Görüş

Kaplan: Açlık grevi son çareydi, acil sevk gerekiyor


Açlık grevinin ardından yaşamını yitiren Gürkan Türkoğlu’nun avukatı Ülkücan Kaplan, hukuki başvurulara rağmen sevk taleplerinin uzun süre reddedildiğini belirterek, açlık grevini sonlandıran tutuklular ile Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan diğer mahpusların acilen sevk edilmesi çağrısı yaptı

Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nin insani olmayan mimari yapısı (kuyu tipi) ve hak ihlallerine karşı 268 gün süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi gerçekleştiren tutuklu Gürkan Gürkan Türkoğlu, zorla müdahale sonrası kaldırıldığı yoğun bakım servisinde 5 Temmuz’da yaşamını yitirdi. Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki (ATK) otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından cenazesi teslim alınan Gürkan Türkoğlu, toprağa verilmek üzere memleketi Erzîngan’a (Erzincan) götürüldü. Gürkan Türkoğlu için bugün saat 16.30’da Erzîngan’ın Çağlayan ilçesinde bulunan Yalıncak Cemevi’nde cenaze töreni düzenlenecek.

Avukatı Ülkücan Kaplan, Gürkan Türkoğlu’nun tutukluluk sürecini ve yaşamını yitirmesine neden olan sevk krizinin perde arkasını aktardı.

İtirafçı beyanlarıyla verilen ceza 

Marmara Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde muhalif kimliği nedeniyle hedef alınan Gürkan Türkoğlu hakkında, gizli tanık beyanlarına dayanılarak “örgüt üyeliği” iddiasıyla çok sayıda dava açıldı. 2015 yılında tahliye edilen Gürkan Türkoğlu, 2020 yılında tanık beyanları esas alınarak yeniden tutuklandı. Yargılama aşamasında söz konusu tanığın “İfademi baskı altında verdim, kabul etmiyorum” şeklindeki beyanına rağmen yerel mahkeme Gürkan Türkoğlu’na 10 yıl hapis cezası verdi. Hükmün kesinleşmesiyle Ekim 2020’de Silivri Cezaevi’ne gönderilen Gürkan Türkoğlu, 2021 yılında “kuyu tipi” olarak adlandırılan Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edildi.

Sevk talepleri reddedildi  

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Antalya Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin raporlarına da yansıyan, insan onuruna aykırı mimari yapıya karşı tutsaklar uzun süre hukuki başvurularda bulundu. İzmir, Ankara ve Wan gibi illerde benzer sevk talepleri cezaevi savcılıklarınca kampüs içinde çözülürken, Antalya’daki tutsakların sevk talepleri Adalet Bakanlığı tarafından ısrarla reddedildi.

Açlık grevi ve zorla müdahale

Hukuki yolların tıkanması üzerine Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen ile birlikte süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlatan Gürkan Türkoğlu, eyleminin 258’inci gününde zorla Antalya Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Eylemin 268’inci gününde (20 Nisan) bilincinin kapanması gerekçe gösterilerek Gürkan Türkoğlu’na rızası dışında tıbbi müdahalede bulunuldu. Direnişin 268’inci gününde (21 Nisan), Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutsakların taleplerini kabul ederek Antalya L Tipi Cezaevi’ne sevklerini onaylaması üzerine açlık grevi sonlandırıldı. Ancak zorla müdahalenin ardından entübe edilen ve yaklaşık 3 aydır yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren Gürkan Türkoğlu, 5 Temmuz’da hayatını kaybetti.

‘Mücadeleyi sürdüreceğiz’  

Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesinin ardından açıklama yapan ÇHD, “Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle açlık grevi yapan ve sonrasında hastaneye kaldırılıp zorla müdahale edilmesiyle 3 aydır yoğun bakımda olan siyasi tutsak Gürkan Gürkan Türkoğlu’nu kaybettik. Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için mücadeleyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Açlık grevinden başka yol bırakmadılar’ 

Tutsakların 2021 yılından itibaren Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin mimari yapısının insanlık onuruna aykırı olduğuna dair ilgili tüm kurumlara başvurular yaptığını belirten Ülkücan Kaplan, ÇHD ve Antalya Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin de bu konuda kapsamlı raporlar hazırladığını söyledi. Antalya’da Ayberk Demirdöğen ve Serkan Onur Yılmaz’ın sevk taleplerinin bakanlıkça kabul edilerek Antalya dışındaki cezaevlerine gönderildiğini söyleyen Ülkücan Kaplan, geride kalan tutsakların tüm başvurularının ise ısrarla reddedildiğini, başka illere sevk edilmelerinin önünde hiçbir hukuki engel bulunmamasına rağmen taleplerin reddedilmesinin, tutsaklara süresiz açlık grevinden başka bir yol bırakılmadığını kaydetti.

 Zorla müdahale  

Hukuki kanalların tıkanması üzerine Gürkan Türkoğlu, Sağaltıcı ve Özen’in açıklık grevi eylemi başlattığını ifade eden Ülkücan Kaplan, “Eylemin 258’inci gününde iradeleri dışında Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edilen direnişçiler, burada da eylemlerini sürdürdü. 20 Nisan günü Gürkan Türkoğlu’nun bilincinin kapanması gerekçe gösterilerek, eylemin 268’inci gününde rızası dışında zorla tıbbi müdahalede bulunuldu. Zorla müdahaleden bir gün sonra, 21 Nisan’da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutsakların taleplerini kabul etmesi ve Antalya L Tipi Cezaevi’ne sevklerini onaylaması üzerine açlık grevi sonlandırıldı. Ancak zorla müdahalenin ardından yoğun bakıma alınan ve 30 Nisan’dan bu yana entübe durumda olan Gürkan Türkoğlu, yaklaşık 3 aylık tedavi sürecine rağmen 5 Temmuz’da hayatını kaybetti” dedi.

Diğer tutsaklar için sevk çağrısı  

Ülkücan Kaplan, açlık grevini sonlandıran diğer iki tutsak Sağaltıcı ve Özen’in sağlık durumlarının genel olarak iyiye gittiğini ancak sevk edildikleri Antalya L Tipi Cezaevi’nde kendilerine refakat edebilecek kimse olmamasından dolayı gündelik ihtiyaçlarını tek başlarına karşılamaya çalıştıklarını, bunun da iyileşme sürecini yavaşlattığını belirtti. Yeni can kayıplarının ve kalıcı hasarların önüne geçilmesi için çağrıda bulunan Ülkücan Kaplan, şu an en acil ihtiyaç ve talebin, halen Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Hüseyin Özarslan, Mehmet Akdemir ve Mustafa Gök’ün de acilen Antalya L Tipi Cezaevi’ne, arkadaşlarının yanına sevk edilmeleri olduğunu vurguladı.

Haber: Hamdullah Yağız Kesen / MA 

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version