YORUM | ABDÜLHAMİT BİLİCİ
Herhangi bir darbe girişimi başarılı olsaydı, neler olacaktı? Anayasa rafa kaldırılacak, OHAL ilan edilecek; siyasetçiler tutuklanacak, siyasi partiler baskı altına alınacak, muhalif gazeteciler ve akademisyenler susturulacak; devlette ve toplumda cadı avı başlatılacaktı.
15 Temmuz başarısız olduğu hâlde Erdoğan rejimi bunların hepsini yaptı ve bu girişimin bir numaralı ismi olduğu iddia edilen Orgeneral Akın Öztürk bile BM tarafından suçsuz bulunduysa, 15 Temmuz Erdoğan’a karşı yapılmış bir darbe değil; Erdoğan ve karanlık ortaklarının demokrasiyi rafa kaldırıp tek adam rejimi kurmak için tertiplediği kanlı bir kumpastır.
Erdoğan’ın, bu kanlı ve acı olay için “Allah’ın lütfu” demesi; eski Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’dan bahsederken “en sevmediğim proje”, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın “başarılı operasyon” ifadelerini kullanması çok manidar değil mi? Psikolojide buna, Freud sürçmesi deniyor. Yani, kişinin bilinçaltında bastırdığı veya gizlemek istediği bir düşünceyi, istemeden dile getirmesi.
Türkiye’nin Reichstag Yangını
Selahattin Demirtaş da “15 Temmuz yakın tarihin en kanlı kumpasıdır” dediği için 10 yıldır hapiste değil mi?
Amaçlanan hedeflerin elde edilmiş olması; yani anayasanın fiilen rafa kaldırılması, hukukun ve demokrasinin sıfırlanması, devlette ve toplumda biat etmeyen yüz binlerce insana cadı avı yapılması, muhalif siyasi rakiplerin ve medyanın etkisiz hâle getirilerek tek adam rejiminin kurulması da 15 Temmuz’un rejim açısından “başarılı” bir girişim olduğunun en somut kanıtı. Oluş süreci ve sonrasındaki binlerce soru işaretine ve ortaya çıkan sonuçlara bakılırsa, hiç kuşkusuz bu olay Türkiye’nin Reichstag Yangını’dır.
Dolayısıyla, o gece ve sonrasında hayatını kaybeden vatandaşlar da dâhil olmak üzere, yaşanan tüm acıların ve hukuksuzlukların baş sorumlusu Erdoğan ve bu kumpasta ona destek olan işbirlikçileridir. Bu gerçek anlaşılmadan Türkiye’nin yeniden hukuk ve demokrasiye dönmesi maalesef mümkün değil.
Resmî anlatıya göre, 15 Temmuz’un arkasında olduğu iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD ile Erdoğan’ın bugün sarmaş dolaş ilişkiler içinde olması bile bu olayla ilgili kamuoyuna söylenenlerin çoğunun doğru olmadığını anlamaya yeterlidir. Düşünün; Boğaziçi Köprüsü’nün adını değiştirip 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapıyorsunuz. Biraz kuzeydeki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ise darbenin arkasında olduğunu söylediğiniz ABD’nin bayrak renkleriyle ışıklandırıyorsunuz. Şaka gibi.
Dilerim, bütün baskılara ve karartma çabalarına rağmen, olayın gerçek yüzü en kısa zamanda ortaya çıkar; gerçekte kimin vatansever, kimin hain olduğunu toplum görür; bu kanlı kumpasın sorumlularından hesap sorulur ve yüz binlerce masum kurbanı için de adalet tecelli eder.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

