Katledilen Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun ailesinin avukatı Tugay Bek, DAİŞ’li Talip Güler’in yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını söyledi
Adana’da Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun 14 Ekim 2014 tarihinde katledilmesine ilişkin açılan dosya Haziran 2015’te “faili meçhul” bürosuna devredildi. O günden bu yana bir arpa boyu yol alınmayan dosyada etkin soruşturma yürütülmezken, cinayetin şüphelilerinden Talip Güler ve Servet Koç’un beyanlarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadı. Dosya bilinçli bir şekilde sürüncemeye bırakıldı.
Geçtiğimiz günlerde ise, DAİŞ’li Talip Güler’in MİT tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirildiğinin duyurulmasıyla Kadri Bağdu’nun katledilmesi yeniden gündeme geldi. Kadri Bağdu’nun katledilmesinden kısa bir süre sonra failler arasında olduğu tespit edilen Güler’in Türkiye’ye getirilmesinin ardından ailenin avukatı Tugay Bek, Talip Güler’in yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını belirtti.
‘Terör suçları kapsamında soruşturma yürütülmedi’
Talip Güler’in Türkiye’ye getirilmesine dair yetkililer tarafından servis edilen bilgilendirme notlarında Kadri Bağdu’nun katledilmesinin baş şüphelilerinden biri olduğuna yer verilmemesine tepki gösteren Tugay Bek, o dönem Kadri Bağdu ile beraber Adana’da 3 kişinin DAİŞ tarafından katledildiğini hatırlattı. Kadri Bağdu cinayetinin başından beri karartılmak istendiğini vurgulayan Tugay Bek, “Kadri Bağdu’nun cinayeti faili meçhul dosyalar arasında bırakıldı. Biz cinayetin IŞİD örgütü tarafından işlendiğini ve soruşturmanın bu kapsamda yürütülmesi gerektiğini defalarca yazılı olarak talep etmemize rağmen, savcılık ve emniyet makamları meseleyi ‘adi bir cinayet’ gibi ele aldı. Terör suçları kapsamında bir soruşturma yürütmedi” dedi.
‘Bizzat beyanı var’
MİT tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirildiği açıklanan Talip Güler’in cinayet öncesindeki rolüne de dikkati çeken Tugay Bek, Talip Güler’in cinayetten hemen önce bizzat polise giderek Kadri Bağdu’yu hedef gösterdiğini hatırlattı. “Talip Güler’in bizzat polislere yönelik bir şikayet beyanı var. Bağdu’nun PKK ile bağlantılı olduğunu ve emniyetçe yakalanması gerektiğini söylüyor” diyen Bek, “Kobanê eylemleri sırasında iş yerinin zarar gördüğünü iddia ederek Bağdu hakkında işlem yapılmasını istiyor.2015 yılında yaptığımız başvurular üzerine Talip Güler’in ifadesi alındı ancak cinayetle ilgisi olmadığını beyan etti. Emniyetteki sorgusunun hemen ardından eniştesi Servet Koç ile birlikte Suriye’ye kaçarak 12 yıl boyunca IŞİD faaliyetleri içerisinde yer aldı. Servet Koç daha sonraki süreçte Kadri Bağdu’nun oğlu Ferhat Bağdu ile sosyal medya üzerinden iletişime geçerek cinayetin bizzat kendi tanıklığında IŞİD mensuplarınca işlendiğini itiraf etti. Bu itirafları Cumhuriyet Savcısına iletmemize rağmen dikkate alınmadı” diye belirtti.
‘Soruşturma savcısına başvuracağız’
Suriye’den getirildikten sonra “etkin pişmanlık” kanunundan faydalanan ve itiraflarda bulunan Talip Güler’in Kadri Bağdu dosyası kapsamında henüz ifadesinin alınmadığını aktaran Tugay Bek, savcılığa yeniden başvuracaklarını söyledi. Talip Güler’e Kobanê eylemleri sırasında başta Kadri Bağdu olmak üzere işlenen cinayetler yönünden de bildiklerini aktarması için tekrardan ifadesinin alınmasını talep edeceklerini söyleyen Tugay Bek, “Soruşturma Savcısına başvuracağız. Savcılığın sadece inkara dayalı eski beyanlarla yetinmeyip, DAİŞ üyeliğini kabul eden bu şahsı yeniden sorgulaması gerekir. Talip Güler Türkiye’ye getirildikten sonra etkin pişmanlıktan faydalandı ve birtakım itiraflarda bulundu. Ancak Kadri Bağdu cinayetine ilişkin henüz ifadesi alınmış değil. Güler’in Kobanê eylemleri sürecinde işlenen tüm cinayetler yönünden yeniden sorgulanmasını talep edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Yeni Adalet Bakanı’nın faili meçhul dosyalar için “özel ekipler” kurduğu yönündeki açıklamalarını da anımsatan Tugay Bek, son olarak şunları söyledi:
“Eğer bu konuda bir samimiyet, bir ısrar varsa; hiçbir siyasi ön yargı olmaksızın bütün cinayetlerin aydınlatılması yönünde bir yaklaşım sergileniyorsa, Kadri Bağdu cinayeti de bu yönüyle yeniden ele alınmalı. Deliller objektif şekilde toplanmalıdır. Ancak şimdiye kadarki pratiğe bakıldığında, özellikle siyasi nedenlerle işlenen cinayetlerin faili meçhul kalması yönünde bir ısrarın olduğunu söylemek de mümkündür.”
Haber: Hamdullah Yağız Kesen \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

