İstanbul’da düzenlenen konferansta farklı halklardan kadınlar deneyimlerini anlattı. Ermeni, Roman, Laz ve Kürt kadınlarına dair konuşan katılımcılar, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı
Kadın Zamanı Derneği, Beyoğlu’nda bulunan Postane Mekanı’nda “Kadın deneyimlerinden barışın inşasına: Hafıza, adalet ve demokratik gelecek” çalıştayı düzenledi. Çalıştaya çok sayıda kadın katılırken, açılış konuşmasını Kadın Zamanı Derneği Başkanı Şükran Demir yaptı.
Fatoş Kaytan, Roman kadınların eğitim ve sağlık durumlarına dikkati çekerken, Sevilay Refika Kadıoğlu Karadeniz’deki kadınların ekolojik mücadelesini anlattı. TJA aktivisti Ayla Akat Ata ise Kürt kadın hareketinin mücadelesine vurgu yaptı
İlk olarak katılımcılardan Kayuş Çalıkman, “Ermeni Kadınların Barış, Hafıza ve Yüzleşme Deneyimleri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Hafızanın kuşaklar arası aktarılan sabit bir olgu olmadığını belirten Kayuş Çalıkman, aksine onun sürekli canlı tutulması, etik olarak kurulması ve yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Roman kadınların eğitim ve sağlık durumları
Ardından Fatoş Kaytan, “Kadınların Eşitlik Yoksulluk ve Barış Perspektifi” başlığında gerçekleştirdiği sunumunda, Roman kadınların eğitim ve sağlık durumlarına dikkati çekti. Roman kadınların, maruz kaldıkları katmerli ayrımcılık nedeniyle her daim dezavantajlı bir konumda yer aldıklarını dile getiren Fatoş Kaytan şu ifadeleri kullandı:
“Roman kadınların yüzde 52’sinin okuma yazma bilmediği ya da ilkokulu dahi bitirmediği, yalnızca yüzde 4’ünün lise ve üzeri eğitime erişebildiği çarpıcı verilerle sabittir.”
Normalleştirilen olumsuz Roman algısının kırılması ve erişimin artırılmasının kurumsal dönüşüm için elzem olduğunu söyleyen Fatoş Kaytan, “Sisteme katılımı sözde bırakmayıp gerçeğe dönüştürmenin ve toplumsal adaleti sağlamanın ana faktörleri, hedef kitleyi doğrudan kapsayan bilgilendirme süreçlerinin işletilmesi ile bürokratik engellerin kaldırılarak erişimin kolaylaştırılmasıdır.”
Laz/Hemşin kimliği etrafında kadınlar
Doğa gözlemcisi ve sanatçı Sevilay Refika Kadıoğlu, “Laz/Hemşin kimliği etrafında kadınların ekolojik mücadelesi ve toplumsal barış deneyimlerine dair bir anlatı” başlıklı sunumunu yaptı. “Barış zor bir iş ve çokta peşinde olmamız gereken bir iştir” diyen Sevilay Refika Kadıoğlu şöyle konuştu:
“Bir doğa bilgisi, barışmak bilgisini geleceğe bırakmak gerekiyor. Karadeniz’de kimse hiçbir şeyi tanımıyor. Peki, barışa ne götürür dersek? Tanışmak derim. Karadeniz, barış inşası süreçlerinde sistemin en güçlü dinamiklere sahip olduğu coğrafyalardan biridir. Ancak bu bölgeyi tam anlamıyla kavrayabilmek için, Karadenizli sosyologların orada olup bitenleri ve yereldeki aktif barış inşasını göz ardı etmemesi gerekir. Özellikle bölgedeki çevre hareketleri, bu aktif inşanın ve toplumsal dayanışmanın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.”
Kürt kadın hareketinin mücadelesini anlattı
Son sunumu ise “Kürt Kadınların Barış Mücadelesi ve Çatışmanın Gündelik Hayata Etkileri” başlığında TJA aktivisti Ayla Akat Ata gerçekleştirdi. Kürt kadın hareketinin mücadelesini anlatan Ayla Akat Ata “Kadını dört duvar arasına hapsetmek isteyen zihniyete karşı Kürt kadınları ulusal kurtuluş ve barış mücadelesini yükseltmiş, bu yolda inançla çok ağır bedeller ödeyerek önemli başarılar elde etmiştir” dedi.
Ayla Akatt Ata, Türkiye’de kaydedilen önemli gelişmelere rağmen barışın henüz sağlanamamış olmasına dikkat çekti. Buna rağmen kadınların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın işaret ettiği “Barış ve Demokratik Toplum” süreci ekseninde barış tartışmalarını sürdürdüğünü belirten Ayla Akat Ata, “2015 yılında henüz nefes bile alınamadan bozulan bu barış deneyimi göstermektedir ki, ne Cumhuriyet öncesi ne de sonrası yaşanan tecrübelerin birbiriyle aynı olması mümkündür. Kürt kadınları sadece mağdur olanlar değildir. Aynı zaman da itiraz edenlerdir. Özgür kadın hareketi, baskıya karşı direnme ve politika yapmayı da güçlendirdi. Barış için hep beraber barışın inşasında köprüyü kurmak lazım” dedi.
Çalıştay, ilk oturumun ardından forum kısmı ile basına kapalı şekilde devam etti.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

