Amed’de iki gün süren ‘Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütlenme Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde, ‘Kürdistan’da demokratik komünal ekonominin inşası için tüm koşullar elverişlidir ve bir an evvel somut uygulamalara geçilebilir’ denildi
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından ÇandAmed Kongre Merkezi’nde iki gün süren “Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı”nın sonuç bildirgesi açıklandı. Açıklamanın Türkçesini Derya Akyol, Kürtçesini ise Muhittin Pirinççioğlu okudu.
Bildirgede “Çalıştayımızı, evlerinden binlerce kilometre uzakta bir parça ekmek için yollara düşen ve trafik kazalarında hayatlarını kaybeden mevsimlik tarım işçilerine, doğduğu yerde doyamadığı için metropollerde karın tokluğuna çalışmak zorunda kalan tüm emekçilere, binlerce yıldır emeği sömürülen kadınlara, analara ve bu fikri oluşturanlara ithaf ediyoruz” denildi.
Bildirgenin devamında şöyle denildi:
“Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütlenme Çalıştayımızı Amed’te 4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin de yarattığı sinerjiyle yoğun bir ilgi ve katılımla gerçekleştirdik. Kadınlar, mevsimlik tarım işçileri, çiftçiler, esnaflar, gençler, işçiler, akademisyenler, yazarlar, ekolojistler, yerel yöneticiler, ticaret ve sanayiyle uğraşanlar çalıştayımızdaki yerlerini alarak Kürdistan’da demokratik komünal ekonominin inşası için gerek sektörel gerek bütünsel düzeyde görüş, eleştiri ve önerilerini samimiyetle sunmuşlardır.
Demokratik komünal ekonomi
İki gün süren çalıştayımızın ilk gününde demokratik komünal ekonominin teorik boyutu Demokratik Modernite paradigması temelinde dünya deneyimleri de hesaba katılarak enine boyuna tartışılmış; ikinci günündeki atölye çalışmalarında ise başta tarım, esnaf, ticaret, finans, yerel yönetimler olmak üzere pek çok konu başlığı bizzat ilgili katılımcılar tarafından somut önerilerle değerlendirilerek hayata geçirilecek uygulamalar için esas sunmuştur.
Çalıştayımızın ortaya çıkardığı en önemli sonuç, Kürdistan coğrafyasında komün hafızası ve kültürünün geçmişten bugüne varlığını devam ettirdiği gerçeğinden hareketle Kürdistan’da demokratik komünal ekonominin inşası için tüm koşulların elverişli olduğu ve bir an evvel somut uygulamalara geçilebileceği gerçeği olmuştur.
Çalıştayımız demokratik komünal ekonominin sadece iktisadi-parasal bir olgu olmadığının aynı zamanda hayatın her alanında söz sahibi olduğumuz bir demokrasi modeli olduğunun altını çizmiş, aslolanın ihtiyaçlarımızı karşılamak için birbirimizle ortak hareket edebilme bilinci olduğunu bir kez daha vurgulanmıştır. Ayrıca demokratik ekonominin ancak Demokratik Modernite bilincini içselleştirmesi ve ev içi emekten başlayarak kadınların ekonomik yaşamda daha çok dahil ve söz sahibi olmasıyla mümkün olduğu konusunda hem fikir olunmuştur.
Kapitalist modernitenin özellikle son yıllarda saldırılarını arttırdığı, ekolojik yıkım başta olmak üzere emeği değersizleştirdiği, sömürüyü arttırdığı, ihtiyaç ve faydayı esas alan bir üretim modeli yerine kar odaklı bir üretim anlayışını yerleştirdiği ve bunların yanı sıra her türlü ahlaki ilkeyi göz ardı ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca geçmişte Kürdistan’da savaş bahanesi altında yapılan doğa talanının şimdi başka adlar altında artarak devam ettirildiği tespiti de yapılmıştır. Bu sorunların çözümünün ise Demokratik Modernite fikrini yaşamın her alanında hayata geçirmekle mümkün olduğu konusunda ortaklaşılmıştır.”
Kürdistan’daki işsizlik, derin yoksulluk
“Kuşkusuz Kürdistan’daki devasa işsizlik, derin yoksulluk, emek sömürüsü ve doğa talanı sadece bir çalıştayla halledilemeyecek kadar büyük ve sistemsel sorunlara işaret etmektedir. Kürdistan bu kadar zengin kaynaklara sahipken buna karşılık yoksulluğun bu kadar derin olmasının sadece ekonomi politikalarıyla açıklanamayacağı, temelinde sömürgeciliğin olduğu ortadadır. Buna karşın çalıştayımızda ortaya çıkan irade, bu sorunlara karşı mücadelenin büyütülmesi ve başta yerel yönetimler olmak üzere, kendi öz gücümüzle, somut çözüm pratiklerinin geliştirilmesi, gerçek bir kooperatif modelinin kurumsallaşması için çalışmaların devam etmesi ve kalıcı bir örgütlenmeyle bu çalışmaların koordine edilmesi fikrinde ortaklaşmıştır.
Rojava pratiğinin de gösterdiği gibi işsizlik, yoksulluk, sömürü ve talan halkımızın kaderi değildir. Bunun için çalıştayımızın da ortaya çıkardığı enerjiyle Kürdistan’daki ekonomik durumun acil bir eylem planını zorunlu kıldığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Çalıştayımız kapsamlı bir raporunun yazılacağını ve somut uygulama önerilerinin derlenerek kamuoyuyla yakın zamanda paylaşılmasını da kararlaştırmıştır.
Mevcut sistemde zorlukların farkındayız. Ancak nanin ülkesinin nana muhtaç bırakılmış olmasını asla kabul etmiyoruz. İşsizliği, yoksulluğu, sömürüyü ve talanı ortadan kaldıracağız; ekonomimizi ve bir bütün olarak yaşamımızı demokratik ve komünal bir temelde dayanışma ahlakıyla örgütleyeceğiz!”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

