Site icon Serbest Görüş

Dîlok’ta yoksulluk: Tunca ailesinin yaşam mücadelesi


Dîlok’ta yaşayan Aytaç Tunca, eşi ve üç çocuğuyla birlikte geçimini hurda toplayarak sağlamaya çalışıyor. 6 bin TL’lik kirasını ödeyemediğini, çocuklarını çöpten bulduğu yiyeceklerle doyurduğunu söyleyen Aytaç Tunca, kalıcı sosyal destek ve istihdam talebinde bulundu

Kürdistan ve Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olan Dîlok’ta, (Antep) zenginliğin gölgesinde derin bir insani dram ve yoksulluk yaşanıyor. Şahinbey ilçesine bağlı Yukarıbayır Mahallesi’nde ikamet eden 46 yaşındaki Aytaç Tunca ve ailesinin yaşam mücadelesi, kentin vitrinindeki parıltılı yüzünün arkasındaki uçurumu ve güvencesizliği gözler önüne seriyor.

‘Hurdayla geçimimizi sağlıyoruz’  

Aylık milyarlarca liralık sanayi hacmine sahip kentte, Aytaç Tunca, eşi ve en küçüğü 1,5 yaşında olan 3 çocuğuyla birlikte hayatta kalabilmek için sokak sokak hurda topluyor. Yaşadıkları çaresizliği anlatan Aytaç Tunca, “3 tane çocukla hurdaya gidiyorum. 1,5 yaşında bir bebeğimiz var, 3 yaşında bir oğlum var. Hurdayla geçimimizi zor bela sağlıyoruz. Kiramı ödeyemiyorum, ev sahibi çıkaracak, ne yapacağımı bilmiyorum. Çaresiziz” dedi.

Aytaç Tunca Geçmişteki adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek hiçbir işe kabul edilmediğini belirtti.

Çöplerden yiyecek arıyor

Derme çatma bir ev için aylık 6 bin TL kira ödemek zorunda kaldıklarını belirten Aytaç Tunca, tüm ailenin haftalık gelirinin yalnızca bin ila bin 500 TL arasında değiştiğini söyledi. Bu gelirin çocukların bez ve sütüne dahi yetmediğini, eve temel gıdaları bile alamadıklarını söyleyen Aytaç Tunca, “Eve domates bile alamıyorum. Soğanı yeri geliyor alamıyoruz, patates yiyemiyoruz. Çöplerden domates buluyorum, öyle yiyoruz. Çocuklarımı öyle doyuruyorum. Çöplerden bulduğum içecek ve su veriyorum çocuklarıma. Yeri geliyor çöplerden ekmek yiyorum” diye belirtti.

Duyarsızlık tepkisi

Sosyal devlet mekanizmalarının yoksulluk karşısındaki yetersizliğini eleştiren Aytaç  Tunca, yerel yönetimlerin duyarsızlığına şöyle tepki gösterdi: “Bu devlet diyor ki ‘Çocuk doğurun.’ Tamam doğuralım ama olmuyor, yardım da yok. Buranın belediyesine gittim, yardıma muhtacım dedim. Belediye sadece bana bir koli verdi. Benim onun bir kolisine ihtiyacım yok ki. Ben çöplerden de buluyorum patatesimi, soğanımı, domatesimi. Allah rızası için yardımcı olmanızı istiyorum. Kuru yiyecek ekmeğe muhtacız.”

Dîlok’ta adeta yaşam savaşı veren Tunca ailesi, günü kurtaran göstermelik paketler yerine, insan onuruna yakışır kalıcı bir sosyal destek ve istihdam güvencesi talebinde bulundu.

Kaynak: MA 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version