NATO Zirvesine dönük protestolarda yaşanan polis şiddetine tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Burcugül Çubuk, ‘Sokağa çıkan sosyalistler tutuklanacaklarını bilerek oradaydı’ ifadelerini kullandı
Ankara’da, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi başta Ankara olmak üzere birçok kentte yüzlerce kişi gözaltına aldı ve onlarca kişi de tutuklandı. Zirvenin yapıldığı gün ise Ankara’da fiili Olağanüstü Hal (OHAL) yaşanırken, zirveyi protesto edenlere polis saldırarak, gözaltına alındı.
Zirvenin yapıldığı gün NATO protestolarına katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, hem NATO Zirvesi’ni hem de muhalefete dönük baskıyı değerlendirdi.
‘Sosyalistler sokağa çıkma iradesi gösterdi’
Zirvenin ilk günü yapılan NATO karşıtı eylemlerde, polisin çok hızlı bir şekilde müdahale ederek gözaltı yaptığını belirten Burcugül Çubuk, protesto eylemlerini görünmez kılmaya çalıştığı yönünde bir çabanın olduğunu dile getirdi. Burcugül Çubuk, “Yani ‘Biz bu ülkede tamamen kontrolü sağladık ve hiçbir şey bizden habersiz olmaz. Yeter ki ABD ve NATO, İsrail bizden el çekmesin’ demek istiyorlar” şeklinde konuştu.
NATO Zirvesi nedeniyle Ankara’nın adeta bir hayalet şehre dönüştürüldüğüne vurgu yapan Burcugül Çubuk, “Sokağa çıkanlarla beraber, kolluk şiddeti de görüldü ama sadece şiddet görülmedi. Sokağa çıkma iradesi de görüldü. O gün sokağa çıkanlar tutuklanacaklarını bilerek oradaydılar. Sokağa çıkanların önemli bir bölümü sosyalist hareketler içerisindeki enternasyonalist kesimlerdi. Yani ulusalcı solcuların solculukları NATO’ya kadarmış. Yani bütün o ‘Güçlü ve bağımsız Türkiye’ söylemleri temelde emperyalizme tam bağımlı, biat etmiş ve bu coğrafyada bir ileri karakol pozisyonu ile savaş rantına yönelmesinin sorun olmadığını gösteriyor” dedi.
‘Kamu düzenini bozan Ankara Valiliğidir’
Burcugül Çubuk, alanda bulunan milletvekillerinin de polis şiddetine maruz kaldığını söyleyerek, “Alanda bulunan yoldaşlarımızı gözaltına almaya çalışıyormuş gibi yapıp bize saldırdılar. Vekil olduğumuzu söylediğimizde daha sert saldıranlar oldu. Bizler onların üstüne gittiğimizde ise korkarak kaçtılar” dedi.
Polis şiddetinin son yıllarda artarak devam etmesine de değinen Burcugül Çubuk, “O an fark edemedim ama emniyet müdür yardımcı bana orada ‘ben zaten sana dokunmaya tenezzül etmem’ diyor. Arkadaşımız da ‘zaten dokunamazsın yasaya aykırı’ diyor. Bize kamu düzenini bozuyorsunuz dediler, aslında kamu düzenini NATO için bozan Ankara Valiliği’dir” diye belirtti.
Burcugül Çubuk, Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken zirvenin Türkiye’de yapılmasının bir tesadüf olmadığını aktararak, iktidarın “Terörsüz Türkiye” söylemine tepki gösterdi. Burcugül Çubuk, “Terörü kimin uyguladığını görmüş olduk. Türkiye, NATO’nun verdiği tüm görevleri yerine getirmeye ve buradan bir rant devşirmeye çalışıyor. Barış meselesine de yaklaşımları, sorunları kontrol altına almak ve daha yönetilebilir bir ülke ile bu saldırganlığı ülke dışına taşımak, yani savaş ihraç etme politikasıdır” ifadelerini kullandı.
‘Çerçeve yasa zirvenin sonrasına bırakıldı’
Çıkması beklenen çerçeve yasanın NATO toplantısı sonrasına bırakılmasının da NATO’dan alacakları kararlarla ilgili olduğunu söyleyen Burcugül Çubuk, “Yasa hazırlandı, İmralı’ya gitti, orada onaylandı’ propagandası yaptılar. Murat Karayılan’ın açıklaması da gösterdi ki yasa onaylansaydı İmralı’ya heyet giderdi. Tecrit uygulanmazdı. Bu açıklama çok nettir. Belli ki NATO Zirvesi sonucuna göre bu sürece nasıl devam edeceklerine bakacaklar. Özellikle PJAK’ın İran’da kimsenin askeri olmama tutumunun üzerinden bazı tehditler yeniden devreye girebilir. Başka savaşlar için burada barış tartışmaları ilerliyor da olabilir. O yüzden yasalar kolektif yapılmalı. Umarız daha fazla savaş konuşulmaz. Kendi evimizi yıktığımız zaman, başkasının evinde huzurla oturamayız” diye kaydetti.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

