HASAN CÜCÜK | HABER PORTRE
Rodrigo Hernández Cascante, yani futbol dünyasının tanıdığı adıyla Rodri, henüz 14 yaşındayken Andrés Iniesta’nın uzatma dakikalarında attığı golle İspanya tarihindeki ilk Dünya Kupası zaferini kutluyordu. Ancak o gece Madrid’deki dev ekranların önünde değildi.
ABD’nin Connecticut eyaletinde katıldığı bir yaz kampındaydı. Ailesi, futbola olan büyük tutkusuna rağmen eğitimine de önem verilmesi gerektiğine inanıyordu. Bu yüzden Dünya Kupası finalini izleyebilmek için küçük bir dizüstü bilgisayar ödünç aldı ve internetten bulduğu kaçak bir yayınla maçı takip etti. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte gözyaşları içinde ormanlık alandaki gölün etrafında koşmaya başladı. Etrafındaki Amerikalılar ise genç İspanyol’un bu coşkusuna şaşkınlıkla bakıyordu.
Kutlayacak tek bir vatandaşı bile yoktu.
Aradan 16 yıl geçti.
Bu kez Rodri, Dünya Kupası finalini bir ekrandan izlemedi. New York’taki MetLife Stadı’nda, kaptan pazubandını koluna takarak Lionel Messi’nin Arjantin’ine karşı sahaya çıktı. Bir zamanlar uzaktan hayranlıkla izlediği kupaya artık kendisi uzanacaktı.
Aslında bu hikâyenin böyle sonuçlanacağını kimse tahmin etmiyordu.
İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente’nin de söylediği gibi, “Rodri dünyanın en iyi futbolcusu. Yüzde 50 performansla oynasa bile birçok orta saha oyuncusundan daha iyi. Olağanüstü oyun görüşü ve dengesiyle takımımızın gerçek lideri.”
Bugün bu sözler kimseyi şaşırtmıyor. Ancak Rodri’nin kariyeri hiç de kolay başlamadı.
2016 yılında Villarreal formasıyla La Liga’da ilk maçına çıktığında, gelecekte İspanya’yı Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kaptan olacağına inanan pek az kişi vardı.
Çünkü gençlik yıllarında Atlético Madrid altyapısından gönderilmişti. Kulüp, fiziksel olarak yeterince güçlü ve gelişmiş olmadığını düşünüyordu.
Bu karar Rodri’nin kariyerini bitirmek yerine ona yeni bir kapı açtı.
Villarreal onu kadrosuna kattı ve hem futbol oynamasına hem de üniversite eğitimini sürdürmesine olanak sağladı.
Rodri, üniversitede geçirdiği yılları hayatının en güzel dönemi olarak anlatıyor.
“Kendimi diğer öğrencilerden farklı görmüyordum. Çoğu kişi futbol oynadığımı bile bilmiyordu. Cuma akşamları arkadaşlarımla buluşmalara maden suyumu alıp giderdim. Onlarla sohbet eder, onlar gece kulübüne geçerken ben eve dönerdim.”
Üniversitede işletme eğitimi alan Rodri, burada hayat arkadaşıyla da tanıştı. Futbolun yanında eğitimini tamamlaması, onun saha dışındaki karakterini de şekillendirdi.
Kısa süre sonra futbol kariyeri de yükselişe geçti.
Önce Villarreal’de dikkat çekti, ardından Atlético Madrid’e geri döndü. Diego Simeone yönetiminde sertliği, oyun zekâsı ve pas kalitesiyle Avrupa’nın en komple orta sahalarından biri hâline geldi.
2019 yazında Manchester City, onun için 62 milyon sterlin ödeyerek büyük bir yatırım yaptı.
Pep Guardiola’nın sisteminde daha da gelişen Rodri, 2023 Şampiyonlar Ligi finalinde Inter’e attığı golle kulübüne tarihindeki ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazandırdı.
Ancak kariyerinin en büyük bireysel başarısı 2024 yılında geldi.
İspanya ile Avrupa Şampiyonluğu yaşayan Rodri, aynı yıl Ballon d’Or’u kazanarak 64 yıl sonra bu ödüle layık görülen ilk İspanyol futbolcu oldu.
O ise ödülü kendisine değil, ülkesine adadı.
“Bu, İspanyol futbolunun kazandığı bir ödül.”
Gösterişten uzak yaşam tarzı da onu futbol dünyasının diğer yıldızlarından ayırıyor. Sosyal medya kullanmıyor, vücudunda dövmeler bulunmuyor, lüks otomobil koleksiyonlarıyla gündeme gelmiyor.
EURO 2024 zaferinin ardından yaptığı konuşmada ise şu cümleleri kurmuştu:
“Tarih yazdık. Ama burada durmayacağız.”
Bu sözlerin üzerinden iki yıl geçti.
Rodri, Dünya Kupası finalinde İspanya’nın en büyük kozu olarak sahaya çıktı.
İspanya’nın oyununu yöneten, takımın temposunu belirleyen ve hem savunmada hem hücumda dengeyi sağlayan isim oldu. Artık yalnızca dünyanın en iyi orta sahalarından biri değil, İspanyol futbolunun yeni yüzü oldu.
Ve bir zamanlar “yetersiz” bulunarak altyapısından gönderildiği futbolcu, ülkesini ikinci Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan en büyük kahramanlardan biri olarak tarihe geçti. 2026 Dünya Kupası’nın en iyi oyuncusuna verilen ‘Altın Top’ ödülü ardından Dünya Kupası, Rodri’nin ellerinde yükseldi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

