Site icon Serbest Görüş

2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek


Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi tanığı ve 2 oğlunu özgürlük mücadelesinde yitiren Mustafa Denktaş, ‘Her şeye rağmen barış diyoruz’ dedi

Acı ve direnişin yanı sıra kırılamayan bir iradeyle yoğrulan bu coğrafya, her köşesinde ayrı bir mücadele hikayesi barındırıyor. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin karanlık günlerinde Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’nin vahşetinden geçen Mustafa Denktaş, ardından Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne katılan ikiz oğulları Hasan ve Hüseyin Denktaş’ın verdiği mücadele, Kürt halkının varoluş mücadelesinin en somut ve en yalın halini gözler önüne seriyor.

Baskının en yoğun olduğu dönemlerde gazete dağıtımından cezaevine, oradan da dağların doruklarına uzanan bu hikaye, Kürtlerin mücadele kadar barıştaki ısrarını da özetliyor.

Lise yıllarında mücadeleyle tanıştı  

Mustafa Denktaş’ın Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışması, Pirsûs’ta (Suruç) lise okuduğu gençlik yıllarına uzanıyor. Pîrsus çevresinde gelişen yurtsever uyanış, okul sıralarında diyaloglar, tartışmalar ve arayışlarla somut bir bilince dönüştü. Teknik olanakların olmadığı bu dönemde basılan bildiriler Pirsûs’un evlerine tek tek ulaştırıldı. Gençlik heyecanı ve inancı Denktaş’ı yaşamı boyunca geri adım atmayacağı bir mücadelenin içine çekti.

Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne gönderildi  

12 Eylül Askeri Darbe’nin gerçekleştiği gece Pirsûs’taki evinde olan Mustafa Denktaş, sabaha karşı tank sesleriyle uyandı. O dönem baskı ve tutuklamaların yoğunlaşması üzerine Mersin’e geçti. Ancak 1981 yılının Şubat ayında Mersin’de gözaltına alındı. 10-15 gün süren gözaltı sürecinin ardından Riha’ya (Urfa) sevk edilen Mustafa Denktaş, burada 45 gün boyunca Merkez Komutanlığı’nda tutuldu. Ardından Kürt halkının hafızasında derin izler bırakan Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne gönderildi.

Beraat etti  

Kelepçeler ve birbirine bağlı ağır zincirlerle yapılan sevk sırasında her türlü insani ihtiyacın bile işkenceye dönüştürüldüğü zorlu bir süreç yaşandı. 5 No’lu Cezaevi’nde uygulanan vahşeti ve insanlık dışı uygulamaları bizzat deneyimleyen Mustafa Denktaş, 1982 Haziran’ında tahliye oldu. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılandığı davadan ise daha sonra beraat etti.

Oğulları mücadeleye katıldı  

Mustafa Denktaş’ın verdiği mücadeleyi daha sonra 1981 doğumlu ikiz oğulları Hasan ve Hüseyin devraldı. Devletin bölgede artan yoğun baskı, gözaltı ve şiddet politikalarına maruz kalan ikiz kardeşler, yasal siyaset kanallarının tıkanması üzerine Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne katıldı.

Özgür basını halkla buluşturdular  

İkizlerden Hüseyin Denktaş (Rohat) katılımından önce Adana Kürkçüler Cezaevi’nde 9 ve 4 ay olmak üzere iki farklı dönemde hapis yattı. Bir ayağı aksak olmasına rağmen Dîlok’un (Antep)Şahinbey ilçesindeki Vatan Mahallesi’nden Şehitkamil ilçesindeki Karşıyaka’ya kadar kilometrelerce yolu yürüyerek Özgür Basın’ın sesini halka ulaştırmak için gazete dağıttı. Hasan Denktaş (Azad) da, Antep Cezaevi’nde 5 ay tutuklu kaldıktan sonra mücadelede yer aldı. Hüseyin Aralık 2002’de, Hasan ise 2007 yılında PKK’ye katıldı.

19 gün arayla çatışmada yaşamını yitirdiler

İkiz kardeşlerin mücadeleleri daha sonra onları sonsuzlukta tekrar buluşturdu. 2012 yılında Colemêrg’in Cîlo Dağı’nda yaşanan çatışmada Hüseyin (Rohat), ardından 19 gün sonra Agirî’de yaşanan çatışmada Hasan (Azad) yaşamını yitirdi. İki oğlunu çok kısa aralıklarla toprağa veren baba Denktaş, yaşadıklarını ve duygularını şu sözlerle özetledi: “İnsan evladının şehadetini, acısını bizzat yaşamadan o duygunun ne olduğunu tam olarak anlayamaz. Dışarıdan bakıp ‘baş sağlığı’ dilemek kolaydır, ancak o acı senin ocağına düştüğünde bambaşka bir gerçeklikle yüzleşirsin. Cenazelerimizi almak için Trabzon’dan Malatya’ya kadar yollara düştük. Engellemelerle ve gaz bombalarıyla karşılaştık. Ancak halkımız her şeye rağmen cenazesine sahip çıktı.”

‘Kürtler hep barış istedi’

Yaşanan tüm acı ve kayıplara rağmen barış talebinin Kürt halkı için vazgeçilmez olduğunun altını çizen baba Mustafa Denktaş, gerçek bir barışın ancak karşılıklı iradeyle inşa edilebileceğinin altını çizdi. Mustafa Denktaş, son olarak şunları belirtti:

“Osmanlı döneminden bu yana Kürtler hep barış istedi. Şeyh Said de Seyid Rıza da barış istedi. Çünkü barışın olduğu yerde kan akmaz, insanlar ölmez. Ancak barış tek taraflı olmaz. Bir taraf sürekli barış derken diğer tarafın imha ve inkar politikalarında ısrar etmesi, her gün operasyonlar yapması barışı getirmez. Eğer bugün Türkiye’de ekonomi çökmüşse, bu savaşa harcanan milyarlarca dolar yüzündendir. Uçaklara, bombalara harcanan paralar bu halkın cebinden çıkıyor. Gerek Kürt tarafı gerekse Türk tarafı, herkesin iyiliği için bu savaşın son bulmasını istemelidir. Biz her şeye rağmen barış olmalı diyoruz, inşallah o barış ortamı bir gün bu topraklara gelecektir.”

Haber: Ekrem Tunçoğlu / MA

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version