Site icon Serbest Görüş

Oya Ersoy: Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsü tanımlanmalı


Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için Meclis kapanmadan geçiş dönemi yasasının çıkarılması gerektiğini belirten İHD Eş Başkanı Oya Ersoy,  Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün tanımlanması gerektiğini ifade etti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Oya Ersoy, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci başta olmak üzere, çıkarılacak çerçeve yasa ve hükümetin sürece yaklaşımına ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de son yıllarda derinleşen otoriterleşmenin, barış ve demokrasi önündeki en büyük engellerden biri olduğunu ifade eden Oya Ersoy, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasının, hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın göstergesi olduğunu belirtti.

 ‘Meclis kapanmadan çerçeve yasa çıkmalı’

Sürecin ilerleyebilmesi için Meclis kapanmadan önce bazı temel düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Oya Ersoy, öncelikle bir geçiş dönemi yasasının çıkarılması gerektiğini söyledi.

Silah bırakma kararının ardından sürecin nasıl işleyeceğinin yasal güvenceye kavuşturulmasının zorunlu olduğunu belirten Oya Ersoy, şöyle devam etti:

“Hemen sürecin ilerleyebilmesi için atılması gereken acil adımlar var. Öncelikle bir geçiş dönemi yasasının, Meclis kapanmadan önce acilen çıkması lazım. Son iki gündür bu yasa taslağının sunulacağı, ama çıkma sürecinin de sonbahara bırakılacağına dair tartışmalar var. Bu süreç bunu kaldırmaz; bu kadar uzun erimli olmaz. Çok acil adımlar atılması lazım.

Bu yasanın çıkması lazım ve bu yasanın adil, herkesi kapsayan bir genel af niteliği de taşıyan bir yasa olması lazım. Silah bırakanlar ne olacak? Bunların coğrafyamıza, buraya gelişi ne olacak? Sosyal hayata ve daha da önemlisi siyasal sürece katılımları nasıl olacak? Bunun bir şekilde düzenlenmesi gerekiyor.”

‘Sayın Öcalan’ın hukuki statüsü tanımlanmalı’

Sürecin sürdürülebilirliği açısından Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün netleştirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu belirten Oya Ersoy, şunları kaydetti:

“Acil olarak Sayın Öcalan’ın hukuki statüsünün tanımlanması lazım. Bahçeli kalkıyor bir şey söylüyor, AKP’li kaynaklar bir şey diyor. Ama sonuçta devlet güçlerinin bizzat görüştüğü, Öcalan’ın da sürdürdüğü bir süreç var. Bunun şeffaflığı açısından herkesin görüşebildiği, kendi düşüncelerini süreç konusunda paylaşabildiği bir ortamın sağlanması lazım.

Yani bu sürecin muhatabı olarak devlet de Öcalan’ı muhatap kabul ediyor. Geçmişten farklı olarak bizzat aktörü tarafından, Öcalan tarafından yürütülen ve ilerleyen bir süreç var. Bu sürecin akamete uğratılmaması için bu konuda bir adım atılması gerekiyor. Bu statünün tanımlanması ve genel bir çerçevenin belirlenmesi gerekiyor.”

‘AYM ve AİHM kararları uygulanmalı’

AYM ve AİHM kararlarına işaret eden Oya Ersoy şöyle devam etti:

“Onun dışında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları var. Bu kararları uygulamak için ne bekleniyor? Bunun için bir yasal düzenlemeye ihtiyaç yok.  Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere cezaevindeki birçok insanın, orada hukuksuz bir kararla tutulduğu tespit edilen, mahkeme kararlarıyla tespit edilen insanların, mücadele arkadaşlarımızın, insan hakları savunucularının serbest bırakılması gerekiyor. Bu insanların sürece katılması gerekiyor. Eğer sürece katılırlarsa, sürecin daha hızlı ilerleyeceği de çok açık değil mi? Peki bunun için niye adım atılmıyor?”

‘Umut hakkı herkes için sağlanmalı’

Umut hakkının başta Abdullah Öcalan olmak üzere, evrensel hukuk ilkeleri gereği tüm mahpuslar için uygulanması gerektiğini vurgulayan Oya Ersoy, bunun gerçek anlamda hukuk devletine dönüşün temel göstergelerinden biri olacağını söyledi. Oya Ersoy, devamında şunları dile getirdi:

“Hapishanelerde İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla, haksız yere tutulan, infazı tamamlandığı halde tutulmaya devam edilen yüzlerce mahpus var. En azından demokrasinin kırıntılarının ilk adımı olabilecek adımların derhal atılması gerekiyor. Bunlar için özel bir yasal düzenlemeye gerek yok.

Bunlar atıldıktan sonra, biz bu sürecin gerçekten kök mesele diye tarif edilen Kürt meselesinin çözümü noktasında başka bir mücadele evresinin başlayacağının altını çiziyoruz. Bu mücadelenin ilerletilmesi konusunda tabii ki taleplerimiz var. Kırk yılı aşkın süredir İnsan Hakları Derneği olarak biz de bu sürecin hem hafızasıyız hem de tarafıyız.”

‘Geri dönüşler için hukuki güvence sağlanmalı’

Silah bırakma sürecinin ardından geri dönüşlerin ve toplumsal entegrasyonun güvence altına alınmasının öncelikli düzenlemeler arasında yer alması gerektiğini ifade eden Oya Ersoy, “Silah bırakanlar ne olacak? Buna dair ayrımsız bir düzenlemenin yapılması lazım. Geri dönüşlerin sağlanması, hapishaneden çıkışların sağlanması ve sürgünde olanların geri dönüşlerinin sağlanması lazım. Bunların aynı zamanda iş hakkı başta olmak üzere, yani bir hukuki güvencesinin oluşturulması lazım” dedi.

HABER MERKEZİ 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version