Site icon Serbest Görüş

Kürt Dil Konferansı sürüyor: Kürt sorununun çözümü anadilsiz olmaz


Kürt Dil Konferansı’nın ‘Siyaset dili ve yerel yönetimlerin konumu’ oturumunda, anadilin kalıcı barış için önemine dikkat çekildi

Demokratik Dil Kurumları’nın, “Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve” şiarıyla düzenlediği Kürt Dil Konferansı, ikinci gününde “Siyaset dili ve yerel yönetimlerin konumu” başlıklı oturum ile devam etti. Moderatörlüğünü Farqîn (Silvan) Belediye Eşbaşkanı Kadri Esen’in yaptığı oturumda; Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER) yöneticisi Dilan Güvenç, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ve yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal konuşmacı olarak yer aldı.

‘Çözüm anadilsiz olmaz’

Konferansa online katılan Tayip Temel, “Bizim de en büyük acımız dilimiz. O yüzden Kürt sorununun çözümü anadilsiz olmaz. Bu konuda açık olmamız gerekiyor; Kürt siyaseti, demokratik siyaset dil için büyük bir direniş göstermiştir. Biz DEM Parti olarak, demokratik siyaset olarak, Kürtçenin öğrenilmesinde her ne kadar bilinçte hassasiyet olsa da, pratiğe dökmede eksiklerimiz var. Biz bunun eksikliği içindeyiz” diye konuştu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını hatırlatan Tayyip Temel, “Kürtler; dil, kültür haklarından vazgeçmiş anlamına gelmiyor. Silahlar bırakıldı ama haklar bırakılmadı. Çatışma, savaş bırakıldı ama asimilasyona, dil, kültür yasaklarına karşı mücadeleyi bırakmadı” dedi.

Abdullah Öcalan’ın eleştirileri  

Kürt dilinin İmralı Sekreteryası’nın esas tartışması olduğunu belirten Tayyip Temel, “Anadilde eğitim, anadilin statüsü nasıl sağlanır? Bunlar İmralı müzakeresinde tartışma konusu. Sayın Öcalan, ‘Evet biz silah çatışmayı bıraktık, fesih ettik ama inkarda feshedilmeli. Türkiye inkarı bırakmalı’ diyor” dedi. Abdullah Öcalan’ın “Açık söylüyorum ben dışarıda olsaydım devletin bana fırsat vermesini beklemezdim, kültürel, ideolojik bir prensiple bir çocuğun Kürtçesiz büyümesine izin vermezdim” dediğini aktaran Tayyip Temel, Abdullah Öcalan’ın dil konusunda ağır eleştirileri olduğuna dikkat çekerek, “Dil ve kültürün savunmasını yapmak gerekiyor. Dil sorununun çözümü olmadan kalıcı barış mümkün değil. Dilin özgürlüğü zenginliktir, Türkiye’ye zarar vermez. Bir Kürt diliyle konuşursa, eğitim alırsa, öğrenirse; Türkiye’ye zarar vermez, fayda verir” dedi.

‘Yerel yönetimler dil konusunda ne yapacak?’ 

Devamında konuşan Eşbaşkan Neslihan Şedal ise, ulus-devlet anlayışının çeşitliliğe karşı olduğunu vurgulayarak, ulus-devlet anlayışında yerel yönetimlerde de bu nedenle çeşitliliğinin tanınmadığını söyledi.

Neslihan Şedal, “Yerel yönetimler dil konusunda neler yapacak? En büyük eksikliklerin yaşandığı alan burasıdır. “Toplumda dile yönelik duyarlılığı artırmak amacıyla, yerel yönetimler dil hafızası ile çok dilli araştırma ve koruma merkezleri kurmalıdır. İlgili birim başkanlıkları ve müdürlükler oluşturulmalıdır. Yerel yönetimler, toplumsal bilincin dönüştürülmesinde öncü rol oynamalıdır” dedi.

Çok dilli belediyecilik  

Dilan Güvenç de, belediyelerin hizmetlerinin her alanda çok dilli olması gerektiğini vurgulayarak,  “Belediyelerimizde çalışmalar yapılıyor ama bu çalışmalarda idarelerde resmiyet sağlanmamış, resmiyeti sağlamak gerekiyor. Öğretmenler için eğitimler olmalı. Yine Zarokistanların sayısı arttırılmalı. Özgür eğitimler, akooperatifler, okullar kurulmalı. Kültür ve dil için dijital arşiv yapılmalı. Dijitalde de çok dilli hizmet olmalı” dedi.

Kaynak: MA 

Kürt Dil Konferansı: Anadili yaşamın her alanında güçlendirmeliyiz

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version