Site icon Serbest Görüş

Gar Katliamı davasında mahkemenin tutumu protesto edildi


Ankara Gar Katliamı davasında firari sanık Ömer Deniz Dündar’ın savunmasının ardından ailelerin tepkisi üzerine mahkeme başkanının salonu boşaltma girişimi protesto edildi. Dava avukatları duruşmayı terk ederken, aileler adliye önünde yaptıkları açıklamada adalet mücadelesini sürdüreceklerini belirtti

DAİŞ’in 10 Ekim 2015’te Ankara’da KESK, DİSK, TTB, TMMOB çağrısıyla düzenlenmek istenen Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne yönelik 104 kişinin hayatını kaybettiği katliamın firari sanıklar yönünden devam eden duruşması görüldü. Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları, demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Davada “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanan ve kırmızı bültenle aranan, 2021 yılından beri İdlib cezaevinde olduğu ortaya çıkan ancak geçtiğimiz ay Türkiye’ye teslim edilen sanıklardan Ömer Deniz Dündar duruşmada hazır edildi. Dündar’ın Türkiye’ye getirilmesiyle firari sanıklar yönünden görülen davaya ilk kez bir sanık getirilmiş oldu.

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, Dündar’a DAİŞ üyeliği ve 2017’de Hatay’da yakalanan canlı bomba yeleği üzerinde parmak izinin bulunması nedeniyle “Anayasal düzeni ihlal” suçlamaları soruldu. Savunma yapan Dündar, “Etkin pişmanlık” yasasından yararlanmak istediğini, bu kapsamda daha önce 18 Haziran’da polise verdiği ifadelerin geçerli olduğunu söyledi. Dündar, “Yaklaşık 90’a yakın kişiyi teşhis ettim. Daha sonra aklıma gelenleri TEM Şubedeki arkadaşlara bildirdim” dedi. Canlı bomba kemerinde parmak izinin tespit edilmesine ilişkin savunma yapan Dündar, “Abdülhaki” kod adlı DAİŞ yöneticisi Ahmet Güneş’in bomba sorumlusu olduğunu, bomba hazırlandığı sırada yeleğe dokunduğu için parmak izinin bu şekilde çıktığını iddia etti. Bu olayın 2014’te yaşandığını iddia etmesi üzerine parmak izinin 2017’de tespit edildiği sorulan Dündar, “Bilmiyorum” şeklinde cevap verdi.

Tahliyesi istendi

Ardından beyanda bulunan Dündar’ın avukatı, Dündar’ın daha önce nerede ve nasıl tutuklu olduğunu açıklamadan tutukluluk süresinin göz önünde bulundurularak tahliyesini talep etti. Salondaki aileler, avukatın talebine tepki gösterdi.

Türkiye’ye nasıl getirildi?

Avukatın savunmasının ardından, katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatları katliama ilişkin Dündar’a çeşitli sorular sordu. Müşteki avukatlarından Senem Doğanoğlu’nun Dündar’a Türkiye’ye nasıl ve ne zaman getirildiğine dair soru sorması üzerine Dündar, “13 Mayıs’ta 14 kişi ile birlikte Türkiye’ye getirildik. Gözlerimiz kapalı olduğu için hangi kente getirildiğimizi bilmiyorum. Bir operasyonla değil HTŞ tarafından teslim edildik. 20 Mayıs’a kadar MİT’in elinde olduğumuzu düşünüyorum” şeklinde cevapladı.

Duruşma, avukatların çapraz sorgusu ile devam etti. Dündar, sorulara sık sık “Hatırlamıyorum, bilmiyorum” gibi cevaplar verdi. Avukatlar tarafından Dündar’a, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde bomba eğitimi aldığı ve canlı bombaların hazırlanmasında görev alıp almadığı soruldu. Dündar bu soruya, “Kesinlikle bunu kabul etmiyorum. Böyle bir bomba eğitimi almadım. Buna gönüllü olanları gönderiyorlardı. Böyle olsaydı, gerçekten bir eylem yapmış olurdum. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir eylemim olmadı” diye yanıt verdi.

Amed Newrozu’na yönelik saldırı planı

Amed Newroz’una yönelik planlanan saldırıyı bildiğini kabul eden Dündar, “Eylem yapılmazsa örgüt yöneticileri kendi aralarında konuşuyordu. Ben de orada duydum. Yöneticilerin yanında olan Muhammed Zana Alkan vardı. Newroz planını onlardan duydum” dedi. Ankara Gar Katliamı’nın talimatına ilişkin soruya ise Dündar, “Örgüt böyle bir talimat vermedi. Yunus Durmaz böyle bir karar almış” şeklinde yanıt verdi.

Para transferi gerçekleştirmiş

Kimliğini kaybettiğini ve 2017’de PKK’nin o kimlikle bir hat aldığını ileri süren Dündar’a avukatlar, “2015’te kaybettiği kimliğin 2017’de kullanılması mümkün değil. Senin örgüt içinde daha aktif olduğun dönemde para transferini gerçekleştirmişsin” dedi.

Duruşmada Dündar’a, DAİŞ üyeleri arasında kullanılan haberleşme programlarına dair sorular yöneltildi. Dündar, “Nusret Yılmaz’ın Ökkeş Durmaz’a mesajına ben aracılık ettim. O yazar kapatır, ben de şifrelerdim” dedi.

‘MİT’e ulaştırılmak üzere her şeyi anlattım’

2021’den beri tutuklu olmasına rağmen neden şimdi gelerek itiraflarda bulunduğuna dair Dündar’a soru soran Avukat Mehtap Ekinci’ye karşılık Dündar, “Pişmanlığımı HTŞ tarafından tutuklandığımda fark ettim. 2021 yılında HTŞ tarafından alındığımda verdiğim bilgiler MİT’e ulaştırılmak üzere her şeyi anlattım” dedi.

Mahkeme protesto edildi

Dündar’ın bu ifadelerinin üzerine aileler salonda ayağa kalkarak tepki gösterdi. Mahkeme başkanı tepki gösteren aileleri salondan çıkarmak istedi. Avukatların karşı çıkması üzerine duruşmaya 15 dakika ara verildi. Yeniden başlayan duruşmada, ailelerin tepki vermesi halinde duruşmayı sonlandıracaklarını söyleyen mahkeme protesto edildi. Söz alan dava avukatlarından İlke Işık, şimdiye kadar 3 kez mahkeme heyetinin değiştiğini, her gelen heyetin aileleri rencide etmeye çalıştığını ifade etti. Avukatlar talep sunmayacaklarını belirterek duruşma bitmeden salondan çıktı. Aileler de alkış ve sloganlarla mahkeme heyetine tepki gösterdi. Aileler, “10 Ekim’i unutma unutturma”, “Hak hukuk adalet” sloganları ile adliyeden çıktı.

‘Hiç kimse aileleri duruşmadan çıkaramaz’

Ailelerle birlikte adliye önünde açıklama yapan 10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüleri İshak Kocabıyık ve Hatice Çevik, 11 yıldır süren adalet arayışına devam edeceklerini söyledi. Burada açıklama yapan dava avukatlarından İlke Işık da “İlk kez duruşma gününü öğrenmeden çıktık duruşmada. Hiç kimse 11 yıldır bu davayı takip eden müvekkillerimizi, aileleri duruşma salonunda çıkaramaz. Buna asla müsaade etmeyiz. Bizler adalet için mücadele edenlerle birlikte bugünlere yürüdük. Mahkemeler bunu öğrenecek, adalet talebinde ne kadar ısrarcı olduğumuzu yine görecek. 4’üncü Ağır Ceza’nın yeni heyeti de görecek” dedi.

Bir sonraki duruşma 25 Eylül’e ertelendi

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version