HASAN CÜCÜK | HABER İNCELEME
İlk kez 48 milli takımın mücadele edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası, yalnızca futbolun değil, iklim koşullarının da sahneye çıkacağı bir organizasyon olmaya hazırlanıyor. Dünyanın en prestijli kupasına uzanmak isteyen ekipler için başarı artık sadece taktik disipline, yıldız oyunculara veya teknik kaliteye bağlı olmayabilir. Turnuva boyunca farklı şehirlerde ve birbirinden oldukça farklı sıcaklıklarda oynanacak karşılaşmalar, şampiyonluk yarışının görünmeyen belirleyicilerinden biri olmaya aday.
Bloomberg’in analizlerine göre, hava sıcaklığı ve nemin insan vücudu üzerindeki toplam etkisini ölçen Wet Bulb Globe Temperature (WBGT) değeri, turnuva süresince 17,6 ile 30 derece arasında değişecek. Bu ölçekte görülen farklar, 90 dakikayı aşan yüksek tempolu maçlarda oyuncuların fiziksel performansını ve toparlanma kapasitesini doğrudan etkileyebilir.
Uluslararası Futbolcular Birliği (FIFPRO) ise WBGT değerinin 28 dereceye ulaşması durumunda maçların oynanmasının yeniden değerlendirilmesini öneriyor.
Favoriler aynı koşullarda yarışmayacak
Turnuva öncesindeki tahminler, grup aşamasında en sıcak koşullarda mücadele edecek takımın Tunus olacağını gösteriyor. Kuzey Afrika temsilcisinin üç grup maçında ortalama 28,5 derecelik WBGT değerleriyle karşılaşması beklenirken, Özbekistan yaklaşık 17,9 derecelik çok daha serin şartlarda sahaya çıkacak.
Fransa maçlarını yüksek sıcaklıklarda oynayacak.
Fransa, Norveç ve Brezilya da yüksek sıcaklıklarda oynayacak ekipler arasında yer alırken; İspanya, Portekiz ve İsveç gibi takımlar daha elverişli iklim koşullarında mücadele edecek.
Bazı ülkeler için asıl zorluk ise sıcaklıkların kendisinden çok, maçlar arasındaki büyük değişimler olacak. İngiltere, Almanya ve Hollanda’nın grup aşamasında hem 17,6 derecelik serin hem de 30 derecelik sıcak koşullarda oynaması bekleniyor. Bu da yüzde 70’i aşan bir sıcaklık farkına uyum sağlamak anlamına geliyor.
Klima çözüm mü, yeni bir sorun mu?
Turnuvadaki 104 maçın 23’ü klima sistemine sahip stadyumlarda oynanacak. Daha önce 2022 Katar Dünya Kupası’nda da kullanılan bu teknoloji, aşırı sıcakların etkisini azaltma konusunda başarılı olmuştu.
Ancak uzmanlar, klimanın beraberinde bazı riskler de getirdiğine dikkat çekiyor. Daha düşük sıcaklıklar oyuncuların performansı için avantaj sağlarken, yedek kulübesindeki futbolcular hareket seviyelerinin düşük olması nedeniyle daha fazla etkilenebiliyor. Ayrıca takımların uzun süre klimalı ortamlarda vakit geçirmesi, sıcak hava koşullarına uyum süreçlerini yavaşlatabiliyor.
2022 Dünya Kupası’nda klimadan hastalanan Brezilyalı oyunculardan biri de Antony idi.
Yeni bir rekorun eşiğinde
Dünya Kupası tarihinde sıcaklık daha önce de önemli bir tartışma konusu olmuştu. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, ABD’de düzenlenen 1994 Dünya Kupası finaliydi. Rose Bowl Stadyumu’nda öğle saatlerinde oynanan finalde hava sıcaklığı 32 derecenin üzerine çıkmış, bazı ölçümlerde ise 38 dereceye kadar ulaşmıştı. Brezilya ile İtalya arasındaki mücadele, Dünya Kupası tarihinin ilk golsüz finali olarak kayıtlara geçmiş; kupanın sahibi Roberto Baggio’nun kaçırdığı penaltının ardından Brezilya olmuştu.
1994 finalindeki koşullar yaklaşık 25 WBGT değerine karşılık gelirken, bu yıl New Jersey’deki MetLife Stadyumu’nda oynanacak finalde bu değerin 28,9 dereceye ulaşması bekleniyor. Bu gerçekleşirse, Dünya Kupası final tarihinin en sıcak koşullarında oynanan şampiyonluk maçı olacak.
2026 Dünya Kupası’nda kupaya uzanan yol yalnızca teknik kalite ve taktik üstünlükten geçmeyecek. Sıcağa uyum sağlayabilen, enerjisini doğru yöneten ve değişen iklim koşullarına en iyi adapte olan ekipler, şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj elde edebilir.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

