Süreci bugüne kadar getiren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğini belirten DGD-KON Başkanı Abdulhakim Daş, ‘Toplum artık görüşmelerden çok somut adım görmek istiyor’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nun 18 Şubat’ta açıkladığı raporun üzerinden aylar geçmesine rağmen yasal düzenlemelere dair henüz bir adım atılmadı. Kürt sorununun çözümü ve demokratik siyasetin önünün açılması noktasında adım atılması için kamuoyunun geniş bir kesiminde beklenti sürerken, iktidar düzenlemeler noktasında net bir tarih vermekten çekiniyor.
Rapor öncesi komisyon tarafından dinlenen isimler arasında yer alan Doğu ve Güneydoğu Dernekler Konfederasyonu (DGD-KON) Başkanı Abdulhakim Daş, süreçte gelinen aşamayı ve iktidarın tutumunu değerlendirdi. Abdulhakim Daş, çözüm için tutsakların özgürlüğü, anadilde eğitim hakkının tanınması, kayyım uygulamalarının son bulması, geçmişle yüzleşme, Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının düzeltilmesi ve “umut hakkı” başlığında yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
‘Kürt sorunu çözülmeden Ortadoğu’da huzur mümkün değil’
“Toplum artık görüşmelerden çok somut adım görmek istiyor” diyen Abdulhakim Daş, Kürt sorununun yüzyıllara dayanan bir sorun olduğunu işaret etti. Abdulhakim Daş, “Kürt sorunu çözülmeden Ortadoğu’da huzur, barış ve birliktelik mümkün değildir. Kürt sorunun bir millet sorunu, bir ulus sorunu. Bir ulusun hakları tanınmadan ve düzenlenmeden sorunun çözümü de mümkün olmuyor” diye konuştu.
‘Türkiye’nin demokrasi sorunu var’
Abdulhakim Daş, mevcut anayasaya göre ülkede yaşayan herkesin Türk olarak kabul edildiğini ve diğer halklar, inançların yok sayıldığını söyledi. Türkiye’nin demokrasi sorununun olduğunu belirten Abdulhakim Daş, “Kürt sorunu var, demokrasi sorunu var. Türkiye’nin demokratikleşmesi gerekir. Bu nasıl gerçekleşecek? Bir kere yıllardır haksız bir şekilde cezaevinde tutulanların serbest bırakılması gerekiyor. Faili meçhul cinayetler, hak gaspları, köy boşaltmaları ve göçler… Hakikati araştırma ile ilgili düzenlemelerin yapılması gerekir” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin demokratikleşmesinin Kürt sorununun çözümüne bağlı olduğunu vurgulayan Abdulhakim Daş, anayasadaki vatandaşlık tarifinin de değiştirilmesi gerektiğini kaydederek, “Herkes Türk’tür’ anlayışı hem Kürtlere hem de Türkiye’de yaşayan diğer halklar için zulümdür” dedi.
‘Halk iradesi kendi bölgesini yönetebilmeli’
Abdulhakim Daş, kayyım uygulamalarının son bularak, antidemokratik uygulamaların ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Abdulhakim Daş, “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın uygulanması gerekir. Merkeziyetçi yönetim anlayışının terk edilerek, yerelden yönetim modeline geçilmelidir. Halkın iradesi sandığa nasıl yansıyorsa herkes kendi bölgesini yönetebilmeli” ifadelerini kullandı.
Selahattin Demirtaş başta olmak üzere diğer tutsaklar hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarının da uygulanmasını isteyen Abdulhakim Daş, bir diğer önemli konunun ise “umut hakkı” düzenlemesi olduğunun altını çizdi.
‘Öcalan özgür değilse Kürt sorunu da çözülemez’
Abdulhakim Daş, şunları söyledi: “Bu sürecin doğru işletilebilmesi için umut hakkının devreye girmesi gerekiyor. Başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere müebbet hapis cezası alan mahpusların umut hakkından yararlanmasının önü açılmalıdır. Bu süreci bugüne kadar getiren liderin özgür olması gerekiyor. Eğer özgür değilse, özgür çalışma koşulları yoksa, toplumun farklı kesimleriyle iletişim kuramıyorsa Kürt sorununun çözülmesi de mümkün değildir. Sayın Öcalan’ın siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, barolar ve toplumun farklı kesimleriyle temas kurabileceği koşulların oluşturulması gerekiyor.”
Kürt sorununun sadece kendisini fesheden “PKK meselesi” olarak ele alınamayacağını vurgulayan Abdulhakim Daş, “PKK, Kürt sorununun sonucunda ortaya çıkan bir harekettir. En önemli şeylerden bir tanesi de entegrasyonu istenilen PKK’lilerin sürece dahil olabilmeleri için sivil alanda, demokratik alanda gerekli hukuki zeminin oluşturulmasıdır” diye kaydetti.
Söz konusu hakların tanınması noktasında Kürtler arası birliğin önemine de değinen Abdulhakim Daş, “Kürdistan coğrafyasının diğer bölgelerinin kendine özgü dinamikleri ve talepleri vardır. Herkesin bir araya gelip birlik oluşturması gerekir. Bir çatı oluşturarak, Kürtlerin haklı mücadelelerini kabul ettirmelidir. Birlik elzemdir. Bunun için de herkesin çaba sarf etmesi gerekiyor” çağrısı yaptı.
Haber: Helin Özgün \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

