Mayıs ayındaki gazetecilere dönük ihlal raporunu açıklayan DFG, 18 ayrı dosyada 28 gazetecinin yargılandığını belirtti
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), “Gazetecilere yönelik Mayıs ayı hak ihlalleri” raporunu resmi sitesi üzerinden kamuoyu ile paylaştı.
Raporda Mayıs ayında gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik hak ihlalleri devam ettiğine dikkat çekilerek, “Gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma, dava, tehdit ve haber takibinin engellenmesi gibi çok yönlü baskılarla karşı karşıya kaldı. Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin yanı sıra internet mecralarındaki erişim engelleri de sürdü. Mayıs ayında çok sayıda gazeteci, yaptıkları haberler nedeniyle doğrudan hedef alındı. Hedef gösterilen gazetecilerden BirGün Gazetesi muhabiri Sarya Toprak, Gülistan Doku dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheli Uğurcan Açıkgöz hakkındaki haberi nedeniyle AKİT gazetesi tarafından hedef gösterildi. Aydın’da yayımlanan bir haber nedeniyle Aydınpost İmtiyaz Sahibi Yeliz Ayaz’ın tutuklanması ise dezenformasyon yasasının gazeteciler üzerinde bir baskı aracına dönüştürüldüğünü bir kez daha ortaya koydu” diye belirtildi.
‘Mayıs ayında 1 gazeteci tutuklandı’
Yaşanan ihlallere değinen raporda, “Mayıs ayında 1 gazeteci ve 1 yayın organı saldırıya uğradı. En az 2 gazeteci hedef gösterildi. 5 gazeteci gözaltına alınırken, 1 gazeteci tutuklandı. 3 gazeteci tehdit edildi. Haber takibi yapan en az 6 gazetecinin çalışması engellendi. Bu engellemelerin 3’ü sahada yaşanan olaylar sırasında meydana geldi. Toplumsal davalar arasında yer alan Hakan Tosun davasında, Hifa İkra Şengüler’e yönelik cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in duruşmasında gazetecilerin salona alınmaması ve CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis baskınını takip eden gazetecilerin engellenerek sözlü tacize maruz bırakılması, halkın haber alma hakkına yönelik müdahaleler olarak kayda geçti” ifadelerine yer verildi.
‘5 gazeteci hakkında dava açıldı’
5 gazeteci hakkında mesleki faaliyetleri nedeniyle dava açıldığı belirtilen raporda, “1 gazeteci hakkında yeni dava açılırken, Mayıs ayı itibarıyla 18 ayrı dosyada 28 gazetecinin yargılanması devam etti. Gazeteci Reyhan Hacıoğlu’na 4 yıl 2 ay hapis cezası verilirken, iki gazeteci hakkında da para cezasına hükmedildi. Öte yandan 3 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Türkiye cezaevlerinde tutuklu bulunan gazeteci sayısı 27 olarak kaydedildi” bilgileri yer aldı.
‘En az 4 gazeteci işten çıkarıldı’
Medya sektöründeki güvencesiz çalışma koşullarının sürdüğüne dikkat çekilen raporda, “Mayıs ayında en az 4 gazeteci işten çıkarıldı. Halk TV’de çalışan gazetecilerin çalışma koşullarına ve yönetim anlayışına karşı gösterdikleri tepkinin istifalarla sonuçlanması, ayın dikkat çeken emek ve basın özgürlüğü gündemlerinden biri oldu. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Mayıs ayında 8 ayrı yayın hakkında yaptırım kararı verdi. RTÜK’ün uyguladığı yaptırımlar, yayın kuruluşları üzerindeki idari baskıların sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu” diye belirtildi.
Sansür devam etti
Dijital medya alanındaki sansürün Mayıs ayında da devam ettiği vurgulanan raporda, “En az 1 internet sitesi erişime kapatıldı. 9 haber içeriğine erişim engeli getirildi. Bunun yanı sıra 193 sosyal medya içeriği hakkında erişim engeli veya içerikten çıkarma kararı verildi. Mezopotamya Ajansı ve Jinnews’in hem Türkçe hem de Kürtçe X hesaplarının bir kez daha kapatılması, iktidarın özgür basına yönelik müdahalelerinin sistematik bir nitelik kazandığını gösterdi. Her fırsatta vurguladığımız gibi, özgür basına yaklaşım aynı zamanda demokrasiye yaklaşımdır. Dijital medya alanındaki sansür uygulamalarını, iktidarın antidemokratik politikalarında ısrarcı olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriyor ve kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.
Gazetecilere dönük hak ihlallerinin devam ettiği belirtilen raporda, “Baskılar, gözaltı, tutuklama, soruşturma, dava, tehdit, sansür ve erişim engelleri biçiminde devam etti. Gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesi, haber takibinin engellenmesi ve dijital alandaki sansür uygulamaları, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskının sürdüğünü göstermektedir. Gazetecilerin güvenli çalışma koşullarına sahip olması, düşünce ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi demokratik bir toplumun temel gereklilikleri arasında yer almaktadır” ifadeleri kullanıldı.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

