Site icon Serbest Görüş

Amed’de dil konferansı düzenlenecek: Çözüm odaklı modeller hayata geçirilmeli


Amed’de 27-28 Haziran’da düzenlenecek Dil Konferansı’nda Kürtçenin yaşamın her alanında kullanımının ele alınacağını belirterek Komeleya Lêkolînên Kurdî Eşbaşkanı Remziye Alparslan, Kürtçenin kamusal alanda tanınması ve çözüm odaklı modellerin hayata geçirilmesi çağrısı yaptı

Amed’de 27-28 Haziran tarihlerinde Dil Konferansı düzenlenecek. Çand Amed’de düzenlenecek konferansta Kürtçenin resmi statüsü ve üzerine değerlendirmeler yapılacak. Kürtçenin yaşamın her alanında kullanımının üzerinde durulacak konferansa çok sayıda dil bilimci, siyasetçi ve aktivist katılacak.

Komeleya Lêkolînên Kurdî (Kürt Araştırmaları Derneği) Eşbaşkanı Remziye Alparslan, 27-28 Haziran tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilecek dil konferansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Kürtçe resmi dil statüsüne kavuşmalı’  

Konferansta çok dilli modellerin, dil planlamasının ve bu sistemlerin toplumsal etkilerinin derinlikli olarak masaya yatırılacağını dile getiren Remziye Alparslan, asıl meselenin devletin inkarı esas alan zihniyeti olduğunu işaret etti.

Türkiye’nin dünyadaki mevcut modelleri esas alarak bir çözüm üretebileceğini belirten Remziye Alparslan, taleplerini şu sözlerle özetledi:

“Birincisi Kürtçe yalnızca eğitim alanında değil önündeki engellerin de kalkması lazım. İkincisi resmi bir dil statüsüne ulaşmalı hayatın tüm alanlarında yer almalıdır. Sağlık hizmetlerinde, kadın kurumlarında, her türlü iş alanında ve kamusal alanda bulunmalıdır. Örneğin, bütün toplumsal hizmetler Kürtçe olarak da sunulabilmeli. Bugün Türkiye devleti bir çözüm modeli sunabilir, dünyada örnekleri de var, baktığımız zaman bunu görüyoruz. Kürtlerin yaşadığı bölgelerde ve Kürt kentlerinde anadilinde eğitim ile Kürtçenin öğretilmesi mümkündür. İhtiyaçlara ve dünyadaki mevcut modellere bakarak bugün bu ihtiyaca göre anadilinde eğitim hayata geçirilebilir. Bunun için çözüm odaklı modeller sunulabilir. Böylelikle Kürtçe ikinci resmi dil olarak tüm dünyada tanınır ve konuşulur. Kürtçe tanındığında diğer ırklar için bir tehdit oluşturmuyor.”

‘Kürtçe konuşmak varlığımızı devam ettirme yoludur’

Çözümün zor olmadığını, asıl engelin egemenlerin inkar politikalarındaki ısrarı ve tek dil dayatan kurumsal düzenlemeler olduğunu söyleyen Remziye Alparslan, demokratik bir hat inşa etmek için sendikalara, meslek odalarına, insan hakları örgütlerine ve dil derneklerine ortaklaşma çağrısında bulundu.

Remziye Alparslan, anadilin bir halkın benliği olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bir kişinin yaşadığı kentin yapısına göre Arapça, Kürtçe, Türkçe ve diğer dillerin de kullanılabilmesi gerekir. Yerel dillere daha fazla alan açılması, zihinsel ve kurumsal engellerin azaltılması, yasaklayıcı inkar politikaların ortadan kaldırılması önemlidir. Bu, çözümsüz ya da zor bir mesele değil; gerekli irade ve kararlılık gösterildiğinde hayata geçirilebilecek bir adımdır. Anadilde konuşmadığımızda kendi benliğimizden uzaklaşıyoruz. Kürtçe konuşarak varlığımızı da devam ettirme yoludur. Bu süreçte Kürtçenin tanınması ve yeni modeller çözüm olarak sunulduğunda, somut adımlar atılmış olacak.”

Kaynak: JINNEWS 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version