Site icon Serbest Görüş

Ahmet Türk konferansta konuştu: Kürt sorunu benim


İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nda konuşan ve ‘Kürtler ne istiyor diyorlar?’ sorusunu yönelten Ahmet Türk, ‘Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Ama kimliğim yok. Dilim yok. Halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim’  dedi

İstanbul’da “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” konferansı devam ediyor. Ahmet Türk de “Demokratik Siyaset ve Toplumun Gücü: Yerelden Demokratik Cumhuriyete” başlığında konuştu.

Ahmet Türk, geçmiş dönem deneyimlerini paylaşarak, “Paris Kürt Konferansı’na katıldığımız için CHP’den istifa ettirildik. Yeni oluşum için çaba gösterdik. HEP’i kurarken Kürtler sahip çıktı. O değerli arkadaşlarımız kendilerini geri çekmek zorunda kaldı. HEP’ten bugüne 8 parti kapatıldı. O günden bugüne neleri tartıştık? Hep Kürt ve Türk halklarının demokratik değerlerlerde buluşmasını savunduk. Özgür ve demokratik geleceği savunduk.

‘HEP’ten bu yana demokrasiyi savunduk’

HEP’ten bu yana hep aynı şeyi savunduk. Demokratik siyaseti savunduk. Demokratik siyasetten vazgeçmedik. Özellikle 19994-95 yıllarında faili meçhul cinayetlerle karşılaştık. Musa Anter ve Mehmet Sincar gibi değerli arkadaşlarımızı kaybettik. Ama ısrarlı olduk. Çözümün demokratik siyasette olduğuna inandık. Toplumsal barışın sağlanması için, Türkiye demokrasi hareketleriyle ortak mücadele kararı aldık. Bugün de böyle davranıyoruz” diye konuştu.

Turgut Özal’ın sözlerini aktardı

“Bütün süreçler bizim için çok önemli” diyen Ahmet Türk, “Kürt hareketi bir bütün olarak onurlu bir barış için açıkca fikirlerini ortaya koydu. Şimdi bu süreçte bazı anılarımı anlatmak istiyorum. 1993’te bir açıklama yaparak, Şam’a gideceğimizi, Sayın Öcalan ile görüşeceğimiz açıklamıştık. Açıklama sonrası rahmetli Turgut Özal’ı ziyaret ettik. Özal, ‘Gidip gitmemeniz sizin kararınız. Ama giderseniz ona (Abdullah Öcalan) şunu söyleyin; ‘Silahla çözüm olmaz. Demokratik siyaseti büyütmek lazım. Bir uzlaşı politikası aramak lazım. Ben Süleyman Demirel gibi korkak değilim. Herkes gelecek, dilekçe verecek, zarf kapalı kalacak. 5 yıl içinde suç işlemeleri takdirde zarflar ortadan kaldırılacak” dedi.

Bu süreci bozan Kürtler olmayacak’

Ahmet Türk, şöyle devam etti:

“Bunu neden anlatıyorum? Henüz bir süreç yokken nelerin yapılabileceğini, somut önerilerin ne olacağını ifade etmeye çalıştı. Ancak 27 Şubat’tan bu yana, Sayın Öcalan’ın açıklamalarından bu yana, üst düzey görüşmeler yapılmasına rağmen yol haritası nedir, beklenti nedir, kendileri ne düşünüyor bilmiş ve öğrenmiş değiliz. Elbette bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için biz Kürtler olarak, Kürt siyaseti olarak sabırla bekleyeceğiz. Bu süreci bozan Kürtler olmayacak. Sabırla izleyeceğiz. Ancak toplumda da güvensizliğin geliştiğini görüyoruz. Umut ediyorum ki bu süreç başarıya ulaşır, toplumsal barışın önündeki engeller ortadan kalkar.

Bu sürecin iyi işlemesi için, değerli Türkiye demokratlarına ve sosyalistlerine ihtiyacımız var. Birlikle bunu aşabiliriz. Umarım bu konferanstan sonra böyle bir momenti yakalarız ve birlikte siyasetin adım atması ve hükümetin adım atması konusunda önemli baskı unsuru olarak ortaya çıkar ve etkili oluruz.

Kürt sorunu buradadır diyorum’ 

Kayyımdan söz ediyorlar; YSK 3 dönem de adaylığımı önünde bir engel olmadığını ifade etti. 3 dönem Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi’ne aday oldum, yerime kayyım atandı. Kürtler ne istiyor diyorlar; kendimden örnek veriyorum. Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Ama kimliğim yok. Dilim yok. Halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim. Kürt sorunu buradadır diyorum.

‘Bölücü değil, birleştirici olduk’

Biz yaşamımız boyunca bölücü olmadık, birleştirici olmaya çalıştık. Halkların kardeşliğini savunduk. Bütün zulüm politikalarına rağmen bunu savunuyoruz. Demokratik siyasetten vazgeçmedik. Sorunların demokratik siyasetle çözülebileceğini inandık. Bu inancı kaybetmek istemiyoruz. Bu süreci yürüten bütün aktörlere seslenmek istiyorum; Yazıktır, Kürt halkına yazık, Türk halkına yazık, birleştirici olun, halkları kucaklayın, geleceği güvenceye alan projelerle ortaya çıkın.”

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version