Rojava’da 14 yıl içinde bir milyondan fazla çocuk anadilinde eğitim gördü, bir nesil Kürtçe ile büyüdü. Bu nesil şu anda anne-babalarına Kürtçe dil bilgisi öğretiyor ve Kürtçeyi toplumsal dokunun tamamına yayıyor
Rojava Devrimi’nin filizlerinin atıldığı 2012’de aynı zamanda “dil devrimi” de başladı. Yıllarca dilleri yasaklanarak varlığı inkar edilen Kürtler, o dönemde etrafı çetelerle kuşatılan ve iç savaşın başladığı Suriye’de büyük bir kararlılıkla örgütlendi. Saziya Zimanê Kurdî (Kürt Dil Kurumu), Baas rejiminin baskılarına rağmen Kobanê’den Efrîn ve Dêrik’e kadar Kürtçe öğrenmek isteyenlere eğitim vermek için akademiler açtı.
Aynı yıl Amûdê’de geniş katılımlı bir Kürtçe Dil Konferansı düzenlendi. Konferansın amacı, Kürtçe eğitim verecek öğretmenleri yetiştirmek ve okullar açmaktı. Yürütülen tartışmalar sonucunda karar çıktı ve Kürtçe, Rojava’nın her yerinde yayılacak, resmileştirilecekti.
Özerk Yönetim Eğitim Komitesi Eşbaşkanı Semira Hec Elî, O sürecin zorluklarını anlattı:
“O sürecin zorlukları ve sorumlulukları ağırdı. DAİŞ her tarafı kuşatmıştı ve sistem hâlâ Baas’ın elindeydi. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine Kürtçe ders vermekte ısrarlıydık. Rejim, okulların kapılarını kırıyor ve öğretmenlerini çekiyordu. Ancak Kürtçe’den vazgeçmedik.
Hedefimiz iki yıl içinde okulları kontrol etmek ve Kürtçeyi her yere yaymaktı. Birçok zorlukla mücadele ettik, ekonomimiz yoktu, yeteri kadar öğretmenimiz yoktu.
Kürtçenin yaygınlaştırılmasına öncülük edenler Cizîr bölgesindeki öğretmenlerdi. Öğretmenler okullara ders vermek için gittiğinde rejimin engelleriyle karşılaştı. Ancak hem öğrenciler hem aileleri aynı kararlılıktaydı. Geri adım atılmadı. Bunun üzerine haftada üç saat tarih ve edebiyat dersleri verildi.
Alt yapının oluşturulması çalışmaları baskılara rağmen hızlandırıldı. SZK, 11 Ağustos 2013’te Şehîd Ferzat Kemenger adıyla Efrîn’de ilk dil ve edebiyat akademisini açtı. Bu akademide onlarca öğretmen yetiştirmeye başladı. SZK ve Rojava Öğretmenler Birliği öncülüğünde 28 Ekim’de ilk Kürt Dil ve Edebiyatı Enstitüsü Şehîd Viyan Amara adıyla açıldı.
Yine 24 Ekim’de Qamişlo’da dil, tarih ve Kürt edebiyatı için Celadet Bedîrxan Akademisi, Kobanê’de ise Şehîd Viyan Amara enstitüsü açıldı.
2014 yılına gelindiğinde Rojava için yeni bir dönem başladı. 21 Ocak’ta Cizîr Kantonu, 27 Ocak’ta Kobanê Kantonu ve 29 Ocak’ta ise Efrîn Kantonu ilan edildi. Böylece, artık kademeli olarak Kürtçe bölgedeki tüm okullarda öğretildi.”
Semira Hec Elî, müfredatın Abdullah Öcalan’ın ‘Demokratik Ulus Paradigması’ çerçevesinde hazırlandığına dikkat çekerek şunları aktardı:
“Yani Kürt bölgelerindeki çok dilli ve çok renkli yapı esas alınacak; sadece Kürtler değil, Arap ve Süryani çocuklar da anadillerinde eğitim görecekti. Bunun üzerine müfredatta Kürtçenin yanı sıra Arapça ve Süryaniceye de yer verildi.
2016 yılına gelindiğinde artık okullarda tüm sınıflarda Kürtçe eğitim verilmeye başlandı. Kürtçe, Arapça ve Süryanice resmi eğitim dilleri olarak kabul edildi, tüm çocuklar anadillerinde eğitim hakkına kavuştu.”
103 bin 716 öğrenci anadilinde eğitim görüyor
Bu sistem Rojava’da hâlâ yürütülüyor. Şu anda Cizîr Bölgesi’ndeki bin 790 okulda 60 bin 221 öğrenci anadillerinde eğitim görüyor. Bu bölgedeki öğretmen sayısı ise 6 bin 221.
Fırat Bölgesi’nde ise 43 bin 495 öğrenci 300 okulda eğitim görüyor. Öğrencilere ders veren öğretmen sayısı 2 bin 650.
Rojava Üniversitesi açıldı
Kürtçe eğitim, devrimle birlikte ilk, orta ve lisede pratiğe geçerken, bundan sonrası için de harekete geçildi. Üniversiteler açılmalı, farklı branşlarda mesleki eğitimler verilmeli ve mezun olanlar halka hizmet etmeliydi.
2016’da Rojava Üniversitesi’nin açılmasıyla derslerin tamamen Kürtçe verildiği bir üniversite hayaline kavuşuldu. Kimliği tamamen Kürtçe olan üniversitede şu anda 3 bini aşkın öğrenci 280 akademisyenden mesleki eğitim alıyor.
12 fakülte, 3 meslek yüksekokulu ve 2 lisansüstü enstitüden oluşan üniversiteden on yıl içinde yaklaşık bin 800 öğrenci mezun oldu. Rojava Üniversitesi Eşbaşkanı Zêna Elî, ANF’ye bu seviyeye gelebilmek için tam anlamıyla “sıfırdan başladıklarına” dikkat çekerek şunları söyledi:
“Her şeyimizi kendimiz kurduk. Araştırmalarımızı, materyallerimizi ve eğitim sistemimizi biz hazırladık. Çok zorlukla karşılaştık; akademisyenler ve uzmanlar yoktu. Düşünün, okulun binası bile eğitim sistemine göre değildi, bütçemiz yeterli değildi. Ancak tüm engellere rağmen büyüdük.”
Bazı derslerin Kürtçe-Arapça verildiğini ekleyen Zêna Elî, mevcut 12 fakülteden 5’inin bu sene Hesekê’de açıldığını belirterek, mezun olan öğrencilerin iş imkanı bulmasına ilişkin şunları kaydetti:
“Rojava’nın genelinde iş açığı olduğu için mezun olur olmaz iş bulabiliyorlar. Baas rejimi yıllarca Kürt bölgelerini sistematik biçimde dışladı ve her imkandan mahrum bıraktı. Ardından yaşanan savaş ve sürekli saldırılardan dolayı topluma hizmet edecek birçok alanda ihtiyaç doğdu.”
Kobanê üniversitesi açıldı
Rojava Üniversitesi’nin ardından 2017 yılında da Kobanê Üniversitesi açıldı. Ancak kuruluş süreci oldukça zorlu geçti. DAİŞ çetelerinin saldırılarıyla harabeye dönüşen, alt yapısı yerle bir olan küçücük bir kentte üniversite açmak neredeyse imkansızdı. Binalardan laboratuvarlara, eğitim kadrosundan teknik imkanlara kadar birçok alanda eksiklikler vardı.
Yeniden inşa sürecinde olan Özerk Yönetim, ellerindeki kısıtlı imkanlara rağmen çocuklara Kürtçe eğitim vermekte kararlıydı. Aynı zamanda bilimsel kaynaklara erişim için Arapça ve İngilizce dersler de müfredata dahil edildi. Özellikle fen bilimleri ve tıp fakültelerinde dersler İngilizce görülüyor.
8 fakülte ve 12’den fazla bölümde eğitim verilen üniversitede bin 200 öğrenci aktif eğitim görüyor; yaklaşık 2 bin öğrenci ise uzaktan eğitim alıyor. Bugüne kadar 500’den fazla mezun veren üniversite, ilk Kürtçe doktora mezunlarını da vermeye hazırlanıyor.
Kürtçe kültür ve sanat
Dil devrimi sadece okullarda ve üniversitelerle sınırlı kalmadı. Devrimle birlikte kültürel hafızasını korumaya, geliştirmeye ve canlandırmaya çalışan Kürtler, Kürtçe yasağı adeta kökünden sökerek anadillerini tüm toplumsal dokuya yaydı.
Kürtçe müziğinin korunması, devrimci ve folklorik şarkıların yaşatılmasında önemli katkıda bulunan Hunergeha Welat, köy köy dolaşarak Kürtçe şarkıları kayıt alına alıyor. Bugüne kadar 275’ten fazla şarkıyı kayıt altına alan Hunergeha Welat, bunlardan 49’una klip çekti.
Benzer şekilde 2015’te kurulan Komîna Fîlma Rojava (Rojava Film Komünü) da kolektif bir yapıyla Kürtçe filmler ve belgeseller üreterek kadın özgürlüğünü, devrimi ve mücadeleyi halka aktarıyor.
Kolektif hafıza yaratıldı
Hastaneler, okullar, meydanlar ve kültürel kurumlara Kürtçe isimler verildi. Öte yandan, Kürtçe için bedel veren şehitler de dil devrimi sürecinde hak ettikleri yeri aldı.
Kobanê’de Kobanê Şehitleri Mezarlığı ve Şehit Dicle Şehitliği, Qamişlo’da Şehit Delîl Saroxan Şehitliği, Dêrik’te Şehit Xebat Derik Şehitliği, Amûdê’de Şehit İsmail Hogir Şehitliği, Hesekê’de Şehit Dijwar Şehitliği ve Dirbêsiyê’de Şehit Rustem Cudi Şehitliği, devrim sürecinde dili ve halkı için canını feda eden şehitlerin dil devriminin taşıyıcısı olduklarının en somut örneği.
Abdullah Öcalan: Harekete geçip örgütle
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 Eylül 2013’te yaptığı görüşmede İmralı heyetine, “Hükümetten talep etmek yerine, kendin harekete geçip örgütleyeceksin. Anadil konusunda talep edeceğinize, anadilde eğitime başlayacaktınız. Dil Akademisi, ders kitapları, anaokulları kurulabilirdi. Devletten istemek hatadır. Bu devletin değil, toplumun görevidir. Sen anadiline sahip çıkıp çocuğuna öğretemiyorsan, devletten nasıl istersin?” değerlendirmesini yapmıştı.
Abdullah Öcalan’ın verdiği bu perspektif, bugün Rojava’da ‘Demokratik Ulus Paradigması’ çerçevesinde hayat buldu. 2012 yılında iç savaşın başlamasıyla kuşatmaya alınan Kürtler, Kürtçe eğitim verecek öğretmenleri gizlice yetiştirmekten, okullar açmaya ve 14 yıl içinde bir milyondan fazla öğrenci mezun etmeye kadar birçok başarı elde etti.
‘Çocuklar anne-babalarına Kürtçe öğretiyor’
Semira Hec Elî, Kürtçe’de dil devrimi yaptıklarını şu sözlerle özetledi:
“Eskiden ‘Kürtçe bilim ve eğitim dili değil’ diyorlardı. Daha çok sözlü ve çok az yazılı olacak şekilde üretim yapılıyordu. Kürtçe eğitimin, yaşamın, kültürün ve sanatın olacağına inanmıyorlardı. Ancak Rojava tecrübesi bunun tam tersini gösterdi.
Şu anda bizim okullarda yetiştirdiğimiz çocuklar, anne-babalarına Kürtçe dil bilgisi eğitimi veriyor. Ayrıca şunu eklemek istiyorum: Anadilde eğitim gören Kürt çocuklarımız derslerinde oldukça başarılı ve Kürtçe dışında da birçok dil öğreniyorlar. Bu çocuklar ayakları üzerinde duran, sorumluklarını bilen ve Kürtçeyle büyüyen bir nesil.”
Haber: Gurbet Sarya / ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

