Site icon Serbest Görüş

Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü

Reformdan otoriteye: Infantino’nun 10 yıllık dönüşümü


HASAN CÜCÜK |HABER ANALİZ

Gianni Infantino için artık sadece bir spor yöneticisi demek zor. O, küresel futbolun zirvesinde oturan bir güç mimarı ve eleştirmenlerine göre giderek sınır tanımayan bir aktör.

Afrika ve Asya’da geniş destek görüyor. Nedeni idealizm değil; para. Başkanlığı boyunca bu bölgelere aktarılan fonları ciddi biçimde artırdı. Ancak bu “cömertliğin” faturası, yoğunlaşan takvim ve artan fiziksel yükle birlikte, doğrudan oyunculara kesiliyor. Birçok uzmana göre Infantino’nun portresi net: son derece güçlü, hesapçı ve gerektiğinde acımasız.

Infantino, 2016’da göreve geldiğinde FIFA tarihinin en büyük yolsuzluk krizinin ardından “temizleyici” olarak sunulmuştu. Selefi Sepp Blatter’ın bıraktığı enkazı kaldıracak, şeffaf ve güvenilir bir yapı kuracaktı.

Ancak bugün gelinen noktada bu vaatlerin yerini farklı bir gerçeklik almış durumda. Play the Game’den Stanis Elsborg’un ifadesiyle: “Artık bir spor yöneticisinden çok siyasi bir güç oyuncusuna benziyor.”

Infantino’nun en güçlü silahı ideoloji değil, finansal akış. FIFA’nın milyarlarca dolarlık gelirini, özellikle Afrika, Asya ve Okyanusya’daki federasyonlara yönlendirerek geniş bir sadakat ağı kurdu. Bu ülkelerin çoğu, FIFA’dan gelen kaynaklara büyük ölçüde bağımlı. Bu açık bir strateji: “Para dağıtırsanız, oyları da toplarsınız.”

Önümüzdeki dört yıl için açıklanan 2,9 milyar dolarlık dağıtım planı da bu düzenin devam edeceğini gösteriyor. Üstelik sistem öyle işliyor ki, küçük ada ülkeleriyle futbol devleri aynı oya sahip.

FIFA’da “bir ülke, bir oy” sistemi teoride eşitlikçi. Pratikte ise Infantino’nun lehine işleyen bir güç makinesine dönüşmüş durumda. Afrika, Asya ve Güney Amerika bloklarının desteğini alan Infantino’nun 2027’de yeniden seçilmesi neredeyse formalite olarak görülüyor.

Infantino döneminde futbol endüstrisi daha da büyüdü ama dengeli değil. Dünya Kupası’nın 48 takıma çıkarılması, Kulüpler Dünya Kupası’nın genişletilmesi… Hepsi daha fazla gelir anlamına geliyor. Ancak aynı zamanda daha sıkışık bir takvim ve oyuncular için artan fiziksel risk demek. Bu sistem FIFA’yı zenginleştiriyor ama oyuncuları tüketiyor.

2034 Dünya Kupası’nın Suudi Arabistan’na verilmesi, Infantino yönetiminin en tartışmalı hamlelerinden biri olarak görülüyor. Süreç o kadar hızlı ve kapalı yürütüldü ki başka adayların ortaya çıkması fiilen imkânsız hale geldi. Eleştirmenler bunu “rekabetsiz bir seçim” olarak tanımlıyor.

Belki de en çok tepki çeken adım, FIFA’nın kendi “barış ödülünü” ihdası oldu. Bu ödülün ilk sahibi, ABD Başkanı Donald Trump oldu. Gerekçe ise “küresel barışa katkı”. Ancak bu karar, birçok çevre tarafından siyasi bir jest olarak yorumlandı. Bu, kurumsal bir karar değil; kişisel bir gösteri.

Infantino’nun yalnızca futbol dünyasında değil, küresel siyasette de aktif bir figür haline geldiği görülüyor. Vladimir Putin, Orta Doğu liderleri ve diğer tartışmalı figürlerle kurduğu ilişkiler, onun tarafsızlığına dair soru işaretlerini artırıyor. Eleştirmenlere göre bu ilişkiler, futbolun ötesinde bir güç alanı oluşturma çabasının parçası.

Mevcut düzenlemelere göre Infantino’nun görev süresi sınırlı. Ancak FIFA’daki güç dengeleri göz önüne alındığında bu kuralların ne kadar “sabit” olduğu tartışmalı. Ortak kanaat; “Onun olduğu yerde hiçbir şey kesin değildir.”

Infantino, bir zamanlar “yeni FIFA” vaadiyle yola çıktı. Bugün ise birçoklarına göre, daha merkeziyetçi, daha kapalı ve daha politik bir yapının mimarı.

Futbolun Zirvesindeki İsim

1970 yılının 23 Mart’ında İsviçre’de doğan Giovanni Vincenzo Infantino, bugün dünya futbolunun en güçlü figürlerinden biri olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli olan Infantino, hem İtalyan hem de İsviçre vatandaşlığına sahip. Çok dilli kimliğiyle dikkat çeken FIFA başkanı; İtalyanca, Fransızca, Almanca, İspanyolca ve İngilizceyi akıcı şekilde konuşuyor. Akademik geçmişinde ise İsviçre’nin Fribourg kentinde aldığı hukuk eğitimi bulunuyor.

Infantino’nun küresel futbol sahnesindeki yükselişi, 2016 yılında başkanlığına seçilmesiyle başladı. 2019 ve 2023 yıllarında rakipsiz şekilde yeniden seçilerek koltuğunu sağlamlaştırdı. Şimdi ise gözünü 2027’ye dikmiş durumda. Bir kez daha seçilmesi halinde, FIFA’nın zirvesindeki görev süresi 15 yıla ulaşacak. Ancak mevcut kurallar, bu sürenin ardından yeniden aday olmasının önünü kapatıyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version