Pontos Soykırımı ile 107 yıldır yüzleşme olmamasından kaynaklı soykırımcı zihniyetin bugüne geldiğini kaydeden Pontoslu Yazar Tamer Çilingir, Türkiye toplumunun kendisi için bir yüzleşme yapması gerektiğini belirtti
Zamanında “Pontos” olarak adlandırılan bölge Sinop’tan başlayarak Rize’ye kadar uzanan coğrafyada Rum ve Ermeniler yaşıyordu. Nüfus sayımlarının gelişigüzel yapılmasından kaynaklı, bu bölgede yaşayan Rumların tam olarak sayısı bilinmese de 700 bin Rum olduğu tahmin ediliyor. Buna kanıt olarak ise 1912 yılında Kamil Paşa Hükümeti ile Ekümenik Patrikliği arasında yapılan anlaşma gösteriliyor. Anlaşmaya göre üçü Trabzon vilayeti, ikisi Samsun sancağı ve birer tane de Sinop ve Karahisar sancakları olmak üzere 7 vekille Meclis’te koltuk veriliyordu. Her vekil ise 100 bin kişiyi temsilen Meclis’e gidiyordu. Yine aynı tarihlerde Pontos vilayetlerinde bin 890 kilise, 22 manastır, bin 647 şapel ve 85 bin 890 öğrencisi olan bin 401 okul faaliyetteyken, günümüzde bu yerlerden izler bulmak imkansız.
19 Mayıs ölümcül darbe
Soykırım konusunda çeşitli çalışmalar yapan Yunan tarihçi Konstantinos Fotiatis’e göre, 1914-1921 yılları arasında Amasya, Samsun ve Giresun’da 134 bin 78, Niksar’da 27 bin 216, Trabzon’da 38 bin 434, Tokat’ta 64 bin 582, Maçka’da 17 bin 479, Şebinkarahisar’da 21 bin 448 Rum, mübadele yollarında hayatını kaybeden 50 bin insanla birlikte toplam 353 bin Pontoslu soykırıma uğradı.
Yine Fotiadis’e göre 1914’de başlayan soykırımın en ölümcül darbesi ise 19 Mayıs 1919 yılında gerçekleşti. İddiaları bu tarihte Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal’in ilk görüştüğü kişiler olan Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Osman’ın Pontos Rumlarına yönelik saldırılarda ön planda olması güçlendiriyor.
Yüzleşme çağrısı
Pontoslu Yazar Tamer Çilingir, İsviçre’de soykırımı anmak için bir eylem yaptıklarını söyledi. O tarihlerde Süryanilere yönelik de bir katliam yapıldığını anımsatan Tamer Çilingir, şöyle konuştu:
“107 yıldır Pontos Rum Soykırımı ile mücadele sürüyor. Türkiye devleti ısrarlı bir şekilde bu soykırımı kabul etmiyor. Bunun yanı sıra Türkiye hala demokrasi sorunuyla karşı karşıya. Siyasal mücadele, gözaltılar, hapishanelerle yürütülüyor. 100 yıl önceki soykırımlarla yüzleşmeme, soykırımların cezasının verilmemesinden kaynaklı o anlayış 100 yıl boyunca Hristiyanlardan sonra Kürt ulusuna yönelik katliamlar, asimilasyonla bugüne geldi. Her şeyden önce Türkiye toplumunun bu yüzleşmeyi kendisi için yapması gerekiyor.”
Haber: Tolga Güney / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

