Çewlig fuhuş, ajanlaştırma ve uyuşturucu kıskacında kalmış Kürdistan kentlerinden biri. Örtülü özel savaş politikaları şehrin sokaklarında kol geziyor
Bakûr’un en ücra ve izole edilmiş kentlerinden biri olan Çewlîg (Bingöl), kuzey ve doğudan yüksek dağlarla çevrili konumu nedeniyle adeta içine kapanmış bir coğrafyada yer alıyor. Bu kapanmışlık, kentin hem ekonomik gelişimini hem de kültürel etkileşimini ciddi biçimde kısıtlıyor. Hayvancılığın dış gelir kaynaklarıyla desteklenmediği ve üretim olanaklarının sınırlı olduğu Çewlig’te, işsizlik ile göç birbirini besleyen bir sarmal halinde.
PKK’nin kuruluş sürecine ve ilk yıllarına tanıklık eden Çewlîg, Kürt Özgürlük Hareketi’ne onlarca değer kazandırmasıyla bilinir. Mehmet Karasungur ve Mehmet Hayri Durmuş gibi PKK’nin öncü kadrolarının da yetiştiği bu kent, tam da bu tarihsel birikimi nedeniyle Özel savaş politikalarının hedefinde merkezi bir konumda yer alıyor. Bu politikalar, kuşkusuz diğer Kürdistan kentlerinde de olduğu gibi; uyuşturucu, fuhuş, ajanlaştırma, şans oyunları ve genel olarak toplumsal değerleri hedef alan politikalarla benzerlik taşıyor. Çewlîg’te uyuşturucu, fuhuş, çeteleşmen ve ajanlaştırmanın yarattığı tabloyu, somut veriler ve yerel kaynaklar eşliğinde ortaya koymak mümkün.
Torbacılar karakolun dibinde
Çewlîg’te uyuşturucu sorunu, kentteki diğer pek çok sorunun hem nedeni hem de sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son on yılda uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğü, kullanımın ise tüm sosyal kesimlere yayıldığı bir tablo dikkat çekiyor.
Çewlîg’te torbacıların karakolların dibinde serbestçe dolaşması, uyuşturucu satış noktalarına hiç operasyon düzenlenmemesi, devletin bu konudaki “gözetimli geç bırakmacılığının” en somut kanıtı olmaya devam ediyor.
İntihar vakaları artıyor
Çewlîg’i Kuzey Kürdistan’ın diğer kentlerinden ayıran en ağır gerçeklerden biri, yarım asırdır süregelen intihar vakalarının boyutu. 2000 yılı ile 2023 yılı arasında kentte kayda geçen intihar sayısı 22’den 58’e yükseldi. 24 yılda yaklaşık 2,6 katlık bir artış olduğu görülüyor. Çewlig’te en yüksek intihar oranı 2014 yılında kayıtlara geçmiş. Yüz binde 9,78 değerine ulaşan bu oran, Türkiye ortalamasının oldukça üstünde bulunuyor. Yaş dağılımına bakıldığında ise intihar vakalarının en yoğun olduğu yaş aralığı 15-19 yaş grubu. Ayrıca 15 yaş ve altı yaş grubunda kayda geçen vakalar, kentteki sorununun ciddiyetini gösteriyor.
Çewlig’te esnaflık yapan ve yıllardır bu intihar vakalarını takip ettiğini belirten L.Ç., en son ve dikkat çekici vakanın 14 yaşındaki bir kız öğrencinin intihara sürüklenmesi olduğunu aktarıyor. L.Ç., kent genelinde konuşulan bu olayın “adli bir vaka” olarak kayıtlara geçtiğini, ancak Çewlîg’teki intiharların arka planındaki toplumsal gerçekliğin bir kez daha tartışma konusu haline geldiğini ifade ediyor.
Örtülü fuhuş mekanizmaları
Çewlîg’te fuhuş, Amed ya da Riha’daki gibi sokak ortasında görünür değil, daha örtük ve bu nedenle tespiti daha zor bir nitelik taşıyor. Kadın istihdamının son derece sınırlı olduğu bu kentte, L.Ç.’nin ifadelerine göre bazı kafeler, masaj salonları ve “evde hizmet” adı altında yürütülen ağlar örtülü fuhuş mekanizmaları olarak işletiliyor.
Fuhuş ağlarının ajanlaştırma faaliyetleriyle iç içe geçirildiği bir yapı söz konusu burada. Uyuşturucu bağımlılığına sürüklenen ya da ekonomik zorunlulukla mağdur hale getirilen kadınlar, devlet birimlerine bağlı aktörler tarafından hem fuhuşa zorlanıyor hem de bu süreç bir şantaj ve ajanlaştırma aracına dönüştürülüyor.
Çewlig’teki çete yapılanmasının, diğer kentler kadar açık ve belgelenebilir boyutlara ulaşmamasının temel nedenleri arasında, kentin küçük ölçekli olmasını ve sosyal denetime olan yüksek duyarlılığını sayabiliriz. Ancak bu “görünmezlik”, olmadığına işaret etmiyor elbette. Aksine, kentteki çete faaliyetlerinin daha örtülü ve siyasi görünümler altında örgütlendiğini gösteriyor.
Devlet imkanlarıyla ajanlaştırma
Çewlîg özelinde ajanlaştırma faaliyetlerinin beslendiği iki ana kaynak var. Birincisi, ekonomik yoksulluk nedeniyle geçici ve güvencesiz iş arayışında olan genç erkekler. Bu gençlere bazı çevrelerde “devlet imkanları” sunuluyormuş gibi yaklaşıldığı, zamanla iş veya hizmet karşılığı bilgi paylaşımına yönlendirildikleri aktarılıyor.
İkincisi ise Kürt Özgürlük Hareketi’ne sempatiyle yaklaşan ya da yakın akrabaları bu hareket içinde yer alan ailelerden gelen bireyler. Bu kişiler uyuşturucuya sürüklenerek veya cinsel şantaj gibi yöntemlerle baskı altına alınarak hem bireysel çözülüyor hem de bilgi elde etmek amacıyla kullanılıyor.
Kaynak: ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

