Site icon Serbest Görüş

ÖHD Eş Genel Başkanı: Bahçeli’nin açıklamaları kıymetli ama hayata geçirilmiyor


ÖHD Eş Genel Başkanı Serhat Çakmak, Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının kıymetli olduğunu ancak hayata geçirilmediği için karşılıksız olduğunu söyledi 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan süreçte gelinen aşamada Kürt Özgürlük Hareketi’nin attığı adımlara rağmen yasal olarak adım atılmamasının yanı sıra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin de hukuki bir tanımlama yapılmadı. Süreçteki gelişmelere dair Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı Serhat Çakmak, konuştu. Temel beklentinin artık müzakere masasında konuşulan konuların yasal somut adımlara dönmesi olduğunu söyleyen Serhat Çakmak, “Sayın Öcalan’ın statü noktasında haklı bir talebi var. Devlet bir muhatap alıyor, peki devlet muhatap aldığı kişinin pozisyonunu belirlerken hangi kanuni dayanağa dayanıyor?” diye sordu.

‘Yasal tanımlama sorumluluk yükler’

Serhat Çakmak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, “Defacto bir durum yaratarak görüşme yapıyorsunuz ama bunun yasal karşılığı yok” sözünü hatırlatarak şunları söyledi:

“Neden ısrarla bir yasal karşılık beklentisi var? Çünkü yasa taraflara sorumluluk yükler. Ve tarafların her ikisi de bu sorumluluğu yerine getirmekle mükelleftir. Bu noktada devlet bir muhataplık belirlemiş ve fiiliyatta bu muhataplığı gerçekleştiriyorsa yarın yeni bir ‘Dolmabahçe krizi’ yaşamamak adına bu muhataplığın resmiyette adının konulması gerekir.  Dolmabahçe Mutabakatı yayınlandı, yayınlandıktan sonra dönemin başbakanı ilk birkaç gün kabul etmeyen bir noktadan yaklaşmadı ama kısa bir süre sonra mutabakatı ve mutabakatın getirdiği tüm koşulları kabul etmedi.  Bu tür zorlayan meselelerin çözümü açısından tarafları bir zorunluluğun içerisine koymaktan dilediği gibi uzaklaştırarak ‘siyasal iktidarın tasarrufuydu’ denir. Geçmişteki tecrübeler bize onu gösteriyor. Bu noktada yasal tanımlamanın şu iki açıdan önemli: Taraflara sorumluluk yükler ve uygun çalışma koşulları yaratır. Bu koşullar iletişim kanallarının açık olmasıdır. 2 aydır Sayın Öcalan’la görüşülemiyor. Bu görüşülmeme hali süreç açısından sağlıklı değil. Tamam, bugün bir çatışmasızlık hali var ama bu çatışmasızlık halini kaşımak isteyen devlet içerisindeki, farklı güç kaynakları da bulunmakta. Bu güç kaynaklarının olası sabotaj ihtimallerine karşılık bunları bertaraf edecek olanlar sürecin muhatapları olan devlet ve Sayın Öcalan’dır. Bu durumda bu muhataplığın koşullarının oluşması için gerekli adımların atılması elzemdir.” 

‘Açıklaması kıymetli’ 

Devlet Bahçeli’nin “Barış Süreci ve Siyasi Koordinatörlük” tanımlamasına dair de değerlendirmede bulunan Serhat Çakmak, “Sürecin bu kadar ilerlemediği bir dönemde bu tür bir açıklamanın gelmesi kıymetli. İçeriğinde yönteme, atılması gereken adımlara, temel hak ve özgürlüklere dair doğru bulmadığımız bazı yerler de vardı. Ancak Sayın Öcalan’a dair kurmuş olduğu muhataplık, koşullarının neden değişmesi gerektiğiyle ilgili değerlendirmeleri ve atılması gereken adımları kıymetli buluyoruz. Muhataplığı sadece örgütün feshine indirgemesi ve devletin atması gereken adımlarla ilgili de bir baş müzakereci pozisyonuna dair derinlikli ve yeterli değerlendirmelerin olmayışı eleştiri konusudur” dedi. Serhat Çakmak, Devlet Bahçeli’nin var olan sorunun kaynağını bir örgütten kaynaklandığına indirgemesinin eksik ve yetersiz bir değerlendirme olduğunu ve sorunların tamamının bir müzakere masasında demokratik yöntemlerle konuşulmasının destekçisi olmak zorunda olunduğunu ama sorunların koşullarının oluşturulması için asıl sorumlunun devlet olduğunu ve hiçbir adım atmamasının problem olduğunu görmek gerektiğini belirtti.

Devlet Bahçeli’nin daha önce yapmış olduğu açıklamaların halen iktidar nezdinde karşılık bulamamış olmasının, bir soru işareti olarak yer almasına rağmen böyle bir süreçte bu çıkışa ihtiyaç olduğunu belirten Serhat Çakmak, “Açıklamanın bir diğer yönü de iktidarın bu açıklamaları kıymetli bulması ve reddetmemesidir. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da MHP liderinin açıklamalarını kıymetli olduğunu belirten bir değerlendirme yaptı. MHP liderinin açıklamaları halen iktidar cenahında karşılık bulmamış olsa da bu iradenin istikrarlı bir şekilde ortaya konulması dikkate alınması gereken bir durum” diye ekledi.

‘AK BK kendi anayasasını uygulamalı’ 

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin “umut hakkı” kapsamında Türkiye’ye verdiği süre Haziran ayında dolduğunu hatırlatan Serhat Çakmak, konuya dair, “Bu saatten sonra komitenin bu meselenin uygulanması için esaslı adımlar atması gerekiyor. Meclis Komisyonu’nun görev süresi de bitti diyelim bu noktada, kime işaret edecek komite, muhatabı kim olacak? Bu nedenle komitenin muğlaklık bırakmayarak net bir tarih belirlemesi gerekiyor. Bir nevi kendi Anayasası’nı uygulamalı. Eğer uygulanmıyorsa konseyin varlık nedeni, meşrutiyeti ve hukuka bağlılığı da sorgulanacak bir noktaya geliyor” ifadelerini kullandı.

Meselenin Avrupa Konseyi ya da komiteyle çözülmeyeceğini de bildiklerini belirten Serhat Çakmak, “Çünkü bu meseleyi biz bize çözebiliriz. Bu noktada işaret edilen yol haritası ve atılması gereken adım belli. Ve sürece katkısının da olumlu olduğunu da düşünüyoruz. O açıdan artık ertelenmemesi gereken bir adım olarak görüyoruz. ÖHD olarak da Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bu düzenlemenin yapılması gerektiğiyle ilgili başvurumuzu yapmıştık ve yapmış olduğumuz başvuruya dayanarak da komitenin bu noktada esaslı bir adım atması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Haber: Habibe Roza Arpa \ MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version