Site icon Serbest Görüş

Meral Danış Beştaş: Abdullah Öcalan’ın statüsünün bir an önce kabul edilmesi gerekiyor


Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuşan Meral Danış Beştaş, ‘Çözümün paradigması İmralı’dadır. Abdullah Öcalan’ın bir an önce statüsünün kabulü ve bu rolünün teslim edilmesi gerekiyor’ dedi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı ve 1 buçuk yılı aşkındır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci sürerken, iktidarın somut bir adım atmaması ve sessizliğini koruması farklı tartışmaları da beraberinde getiriyor. En önemli gündem o ise Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının oluşturulmaması, statüsünün tanınmaması ve sürecin tıkanma noktasına geldiğine dair tartışmalar.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, süreç bağlamında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Meral Danış Beştaş, “Maalesef hala Meclis komisyonunun sunmuş olduğu rapordaki öneriler hayata geçmedi. Çalıştığımız ortak bir taslak şu anda yok. Ama görünen şu; bu süreç geri dönüşü olmayacak bir süreç. Çünkü çok önemli adımlar atıldı. Önemli bir aşamayı geride bıraktık” dedi.

‘Güvensizlik bir türlü aşılamadı’ 

Toplumsal kesimlerde barış talebinin olduğunu ancak güvensizliğin aşılamadığını ifade eden Meral Danış Beştaş, “Bizler sürekli sahadayız. Son bir aydır 30’a yakın buluşma gerçekleştirdik. Artvinliler Derneği’nden Çorumlulara, Karadeniz derneklerine, Tokatlılara kadar farklı kesimlerle…Aslında bu sürecin devam etmesi gerektiği noktasında ciddi bir kanaat var. Fakat güvensizlik bir türlü aşılamadı. İktidara güven açısından, samimi olmadığı yönünde gittiğimiz her toplantıda değerlendirmeler yapılıyor” diye konuştu.

İktidar yeterince cesur davranmıyor

İktidarın adım atmama konusunda yapısal bir direnç gösterdiğini ve süreci zamana yaydığını ifade eden Meral Danış Beştaş, “İktidar yeterince cesur davranmıyor. Çok ürkek, çekinik ve adeta kendini kamuoyu yoklamalarına, anketlere, seçim hesaplarına göre değerlendiriyor. Çünkü AKP’nin nasıl bir iktidar olduğunu artık hepimiz öğrendik. Fakat bu süreçlerde sadece kamuoyu yoklamalarıyla ya da toplumun hassasiyetlerine sığınarak bu işin zamana yayılmasının izahı mümkün değil. Kabul edilebilirliği de mümkün değil. Çünkü bu mesele seçimlere endekslenemeyecek kadar büyük bir mesele” diye belirtti.

Meral Danış Beştaş, “Bir yandan iktidar kanallarında, medya organlarında eski dilden vazgeçmeme hali var, bir diretme hali var; diğer yandan da ‘toplum hazır değil’ diyebiliyorlar. Oysa toplumu bu hale getiren tam da bu dil, yıllardır devam ettirilen ezberler. Artık süreç sözle yürümeyecek aşamada. Sözle peynir gemisi yürümez, somutluk lazım” ifadelerini kullandı.

Geriye dönüş yok lafı çok anlamlı, çok değerli

Sürecin yerinde saymasının tıkanıklığı derinleştirdiğini belirten Meral Danış Beştaş, “Geriye dönüş yok lafı çok anlamlı, çok değerli. Bunu sadece iktidar kanadı söylemiyor, Kürt Özgürlük Hareketi de söylüyor. Sürecin temel muhatabı Sayın Öcalan da bunu söylüyor. O nedenle süreç aynı zamanda yerinde de saymamalı. Geriye dönüş yok ama yerinde sayan bir süreç ilerleyemez. Bizim ileriye doğru gitmemiz lazım. Şu anda tam da araftayız. Dünyaca kabul edilen bir metafor var; pedalların dönüyor olması. Şu anda o bisiklet yerinde sayıyor, ilerlemiyor ve biz bunu ilerletmeye çalışıyoruz” dedi.

‘Sayın Öcalan’ın özgürlükten yoksun bırakılması başarıya ulaştıramaz’ 

İmralı’da uygulanan özel infaz rejiminin barışın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Meral Danış Beştaş, “Sayın Öcalan’ın özgürlük ve güvenlik koşullarından yoksun bırakılması bu süreci başarıya ulaştıramaz. Çünkü çok kısıtlı olanaklara sahip; işte bir buçuk aydır görüşme yok mesela, bunun garantisi yok. Yasal olarak bir hükümlü statüsünde şu anda ama aynı zamanda halk önderi, süreci ilerletebilecek baş aktör. Bu süreçte Öcalan ve Bahçeli aktördür. Erdoğan’ı da katarsak üç isim. İki aktör dışarıda özgürce istediğini yaparken, diğer muhatabın bu şekilde tutulması izah edilemez. Sayın Öcalan’ın bir an önce statüsünün kabulü ve bu rolünün teslim edilmesi gerekiyor” dedi.

Heyet aracılığıyla yapılan temaslar o düşünceyi ne kadar yansıtabilir?’

Müzakerelerin heyetler üzerinden yürütülmesinin bir sınırı olduğunu ve doğrudan iletişimin esas alınması gerektiğini belirten Meral Danış Beştaş, “Siyaset temas ederek, dokunarak, konuşarak, basın yayın organlarının açık olmasıyla yapılır. Şimdi Öcalan ismi sanki gaipten gelen, yaşıyor mu yaşamıyor mu duygusu yaratan bir yerde tutulamaz. Çıkacak kameralar karşısına, basınla konuşacak; kendi düşüncelerini, duygularını, gelecek tahayyülünü kendisi anlatmalı. Heyet aracılığıyla yapılan temaslar o düşüncenin satır aralarını ne kadar yansıtabilir? Bu hayatın olağan akışına aykırı. Doğrudan anlatabildiği zeminde bu süreçte barış iklimi de demokratikleşme de çok daha hızlı gelişecektir” dedi.

Özgürce müdahale ettiği zemin hiç kimsenin zararına olamaz’

Türkiye’nin İran savaşında “bekle-gör” politikasıyla zaman kazanmaya çalıştığını ifade eden Meral Danış Beştaş, İran’daki duruma göre sürecin yönetilmek istendiğini belirtti. Meral Danış Beştaş, “Sayın Öcalan’ın halklar üzerindeki etkisi ve bu mücadeledeki rolü sebebiyle sonuç alıcı bir rolü olacağı tartışmasızdır. Bunu Rojava’da gördük. Sayın Öcalan’ın perspektifi devleti zayıflatmak ya da düşmanlık yapmak üzerine kurulu yıkıcı bir paradigma değil; tersine halkları, özgürlükleri, komünal yaşamı esas alan sosyalist bir perspektiftir. ‘Sosyalizmde ısrar insan olmakta ısrardır’ ya da ‘Kadınlar özgürleşmeden toplumlar özgürleşemez’ sözleri bizim tahayyül ettiğimiz yaşamın temel kodlarıdır. Türkiye’nin Rojava politikasını biliyoruz; yıllarca asker göndererek, operasyonlar yaparak müdahalede bulundu. Çözüm bu değil, diyalog ve müzakeredir. Bu perspektif en güçlü şekilde İmralı’da ifade ediliyor. İran’da da Jîna Emînî ile ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganı tüm dünyaya yayıldı. Sayın Öcalan’ın özgürce müdahale ettiği, söz kurduğu bir zemin hiç kimsenin zararına olamaz” ifadelerini kullandı.

Haber: Melike Aydın \ JINNEWS

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version