Serbest Görüş

Mazlum’u unutmayın: Onun davası tüm Kürtlerin davasıdır


Bütün deliller ortada olmasına rağmen ‘kurban’ seçilerek yaşından büyük ceza verilen bir çocuktu Mazlum İçli. Şimdilerde 26 yaşında bir genç olan Mazlum İçli’nin ailesine de çok sayıda tazminat davası açılmış durumda. Ziyaret ettiğimiz anne Aynur İçli, ‘Mazlum’u unutmayın,’ diyor: ‘Onun davası tüm Kürtlerin, tüm Amed’in, tüm halkların davası’

Reyhan Hacıoğlu – Bedri Adanır

Türkiye’nin hukuk tarihindeki “benzersiz” davalardan biri olan Kobanê Davası’nda yargılanan çocuklardan biri Mazlum İçli… Tutuklandığında 14 yaşındaydı. Arandığını öğrendiğinde babası ile Emniyet Müdürlüğü’ne gidecek kadar da kendisinden emindi. Ancak durum çok farklıydı; fotoğraflar üzerinden alelacele yapılan bir teşhisle Mazlum gözaltına alındı ve 4 kişiyi öldürmekle suçlanarak tutuklandı. Hızlı bir yargılamanın ardından ise aralarında Mazlum İçli’ye, Yasin Börü’nün de bulunduğu dosyada “ülke bütünlüğünü bozma” ve “4 kişiyi öldürmek” suçlamasıyla toplam 124 yıl hapis cezası verildi.

İktidar kendine göre “katili” bulmuştu. Ancak bu kurguya uymayan bir hata vardı: Mazlum ölümlerin yaşandığı gece Amed’in Rêzan (Bağlar) ilçesindeki olay yerinde bile değildi, 140 kilometre uzakta, Pasûr’a bağlı bir köyde yapılan düğünde bateri çalıyordu. Üstelik düğünde olduğunu görgü tanıkları, video ve HTS kayıtları ile de doğruluyordu. Ama davanın bir “kurbana” ihtiyacı vardı…

Hem beraat hem ceza

Kanıtlar sunulduktan sonra önce beraat isteyen savcı, “ne olduysa” aynı gün içinde “fikrini” değiştirip Mazlum’un cezalandırılmasını istedi. Buna rağmen mahkeme beraat kararı verdi, ama aynı savcı bu kez mahkemenin kararına itiraz etti ve itirazı kabul edildi. Böylece yapılan yargılama sonucunda Mazlum hakkında tutuklama kararı verildi. İstanbul’da gözaltına alınan Mazlum, önce Silivri Cezaevi’ne, ardından da Tekirdağ Cezaevi’ne gönderildi.

AYM karar ver(e)miyor

Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi (AYM), Mazlum İçli davasıyla ilgili başvuruları birleştirerek gündemine aldı, ancak karar vermeyi ikinci kez erteledi. Mazlum İçli’nin avukatı Mahsuni Karaman’ın erteleme kararına ilişkin “Aslında delilleri ortada olan bir dosyada AYM süreçle bağlantılı olarak bir türlü karar ver(e)miyor” demişti.

Evin ‘kayıp’ sesi

AYM kararı sonrası, Mazlum İçli’nin 12 yıldır ayak basamadığı ama boşluğunun hala hissedildiği evi, annesi Aynur İçli’yi ziyaret ettik. Cüzdanındaki bozuk paradan elbiselerine, arkadaşına aldığı hediyeden tuşlu telefonuna kadar her şey odasında duruyor.

Mazlum İçli ve yeğeni…

Mazlum beş kardeşin en küçüğü… Haliyle yokluğu daha fazla hissediliyor. Annesi ilk zamanlarda evde duramadığını, kendini sürekli dışarı attığını anlatıyor:

“Mazlum’dan sonra bir sürü hastalığım çıktı. Evde kayıp bir ses gibi. İlk zamanlar eve bile girmek istemiyordum. Çok aktif ve enerjik bir çocuktu. En küçüğümüzdü. Ama çocukluğunu, gençliğini aldılar ondan…”

Yollarda geçen bayramlar

Aynur İçli

12 yılda bütün bayramlarını cezaevleri yollarında geçirmiş anne Aynur İçli:

“Hadi haksız, hukuksuz yere tutukladınız, bari yakın yere verseydiniz oğlumu. Önce buradaydı, şimdi Tekirdağ’da. 24 saat yol sürüyor. Yılda bir ya da iki defa ancak gidebiliyorum görmeye.”

‘Bir çocuk dört kişi nasıl öldürür?’

Mahkeme süreci onlar için de çok yıpratıcı geçmiş, ancak en ağırı tabi ki suçsuzluğunu apaçık kanıtlanmasına rağmen Mazlum’a yaşatılanlardı. Aynur İçli belki de kaçıncı kez, maddi delilleri, tanık anlatımlarını öfkeyle anlatıyor:

“12 yıldır oğlum suçsuz günahsız cezaevinde. Deliller vardı bir sürü, ama kabul etmediler. Düğün sahibi geldi ifade verdi, düğündeydi, evimdeydi, dedi. Taksi şoförü bile gelip ifade verdi, ‘Ben aileyi gece saat 12’de eve bıraktım’ diye. Telefonunun nerden sinyal aldığını da tespit ettiler ama yine de işe yaramadı. Reddettiler tüm delilleri. Daha 14 yaşında, lise birinci sınıfa giden bir çocuktu ya, nasıl dört kişiyi öldürsün?”

‘Ben Kürt çocuğuyum, ondan’

Mazlum İçli İstanbul’da gözaltına alınırken…

“Mazlum Kürt çocuğuydu, ondan oldu. Suçu işlese yine yaptı derdim, bedelini ödesin, ama işlemediği bir suçtan tutuluyor. Kendisi de farkında, ceza aldığında ‘Anne biliyorum ömür boyu verdiklerini. Ben Kürt çocuğuyum, ondan bu ceza verildi, başka bir şeyden değil,’ dedi. Ama ona rağmen moralliydi ve bana moral vermeye çalıştı.”

‘Kürt çocuğuyum, ondan’

Anne İçli devamında şöyle dedi:

“Mazlum Kürt çocuğuydu, ondan oldu. Suçu işlese yine yaptı derdim, bedelini ödesin, ama işlemediği bir suçtan tutuluyor. Kendisi de farkında, ceza aldığında ‘Anne biliyorum ömür boyu verdiklerini. Ben Kürt çocuğuyum, ondan bu ceza verildi, başka bir şeyden değil,’ dedi. Ama ona rağmen moralliydi ve bana moral vermeye çalıştı.”

‘İki elim yakanızda olacak’

Bu kararı veren yargıya öfkeli tüm adalet arayan aileler gibi: “Kıyamet günü iki elim o kararı veren savcı ve hâkimlerin yakasında olacak,” diyor ve ekliyor:

“Oğlumun hakkını helal etmiyorum. Onlar da biliyor Mazlum suçsuz ama… Beraatını isteyen savcı sonra ceza istedi. 3 kere beraat istediler ama bir saat sonra ret ediyorlardı. Bu kadar da haksızlık yapıldı oğluma.”

Adalet istiyor Aynur İçli, bunun için de dayanışma bekliyor:

“Adalet istiyorum ama bu ülkede yok. Onlara da lazım olacak bir gün elbette adalet, ama bize gelmedi… Mazlum’u unutmayın, gündem yapın. Binlerce tutsak var aslında Mazlum gibi ve devletin adım atıp hepsini bırakmasını istiyoruz. Mazlum’un davası tüm Kürtlerin, tüm Amed’in, tüm halkların davası, bu yüzden herkes savunsun.”

Sürece dair beklentisi de var elbette annenin:

“Barış olsun istiyoruz, başka anneler ağlamasın. Anneler çocuklarına kavuşsun artık…”

Mazlum İçli (soldaki) ve ağabeyi…

Aileye tazminat davası

Mazlum’un suçsuzluğu bir yana, aile bir de suçlama konusu olaylar nedeniyle açılan tazminat davalarıyla uğraştırılıyor. Yasin Börü ve hayatını kaybeden diğer kişilerin aileleri bugünlerde aileye dava üstüne dava açıyor. “Maddi ve manevi tazminat” davası açan aileler, yargı eliyle çocukluğunu çaldıkları Mazlum İçli’nin ailesinden bir de para istiyor.

Öyle ki aile eve gelen evrakların sayısını dahi bilmiyor. Üzgünler, öfkeliler ve kızgınlar: “Daha neyimizi istiyorlar?”

İradesi ve gülüşü duruyor

Evin her tarafında Mazlum’un zaman içinde çoğalan ve her karede büyüyen yüzü var. Evin en enerjik çocuğu olmayı yıllar içinde yaşadıklarına rağmen hiç bırakmamış gibi, yıllar çocukluğunu almış ama ne gülüşünü ne de iradesini alamamış ondan. Ve aslında küçük yaşına rağmen ilk günden beri; Kürdistan’da yaşından büyük ceza alan, suçsuz onlarca “çocuktan” biri o…

Mazlum’dan aileye teselli

AYM’nin ikinci kez erteleme kararı vermesini Mazlum’un nasıl karşıladığını merak ediyoruz. 21 Nisan’da gündeme alınan, ancak 28 Nisan’da erteleme kararı verilen görüşmeden Mazlum 30 Nisan’daki telefon görüşmesinde haberdar oldu. Ne hissettiğini, ne düşündüğünü merak edip annesine sorduk: Ailenin umutlanıp hayal kırıklığı yaşamasına üzülmüş her defasında. Başvurusunun 21 Nisan’da görüşüleceğini öğrendiğinde de altını çizerek uyarmış: “Kendinizi kaptırmayın, sonrasında toparlanmanız zor oluyor.”

Gazetemizin “Mazlum içeride, katiller dışarıda” manşeti ile “Suçsuz olduğunu biliyorsunuz, neden karar veremiyorsunuz” başlıklı haberleri de iletilen Mazlum’un süreci merak ettiğini öğreniyoruz.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version