Mayıs Ayı Şehitleri için konuşan HSM Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, ‘Davamız şehitlerimizin davasıdır. Apocu fedai ruhla, kahraman şehitlerin izinde, Rêber Apo’nun yolunda özgürlük ve demokrasi yürüyüşü mutlaka başarıya ulaşacaktır’ dedi
Haki Karer şahsında Mayıs Ayı Şehitleri’ni ve tüm devrim şehitlerini anan Murat Karayılan, “ Onlara verdiğimiz söze sonuna kadar bağlı kalacağız, hayallerini hakikate dönüştürerek onları ölümsüz kılacağız. Her zaman bu sözümüze bağlı kalacağız” dedi.
“Apocu hareket için şehitlerin anlamı çok daha derin” diyen Murat Karayılan, inanç, güven ve yoldaşlık temelinde ele alındığı için şehitlerin anlamın çok derin olduğunu vurguladı.
Murat Karayılan, “Şehitler hakikatini bir an önce sade, dürüst bir şekilde temsil etmeliyiz, sözümüze bağlı olmalıyız. Söz onurdur, onur ayaklar altına alınmamalıdır. Bu yüzden onurumuza, sözümüze nasıl bağlı kalacağız, nasıl bir mücadele yürüteceğiz? Bu önemli günlerde bunları muhasebe etmeliyiz. Yurtsever, çalışan, kadro herkes şehitler gününü ve şehitler ayını böyle karşılamalıdır, muhasebesini yapmalı, eksikliklerini görmeli ve bu şekilde şehitlerin izinden gitmelidir” ifadelerini kullandı.
‘Umudun kalmadığı bir süreçte Rêber Apo tarihi bir çıkış gerçekleştirdi’
Murat Karayılan’ın verdiği söyleşide şunlar öne çıktı:
“İnancın çok zayıfladığı, toplumun umudunun kalmadığı öylesi kritik bir dönemde Rêber Apo, tarihi bir çıkış gerçekleştirdi. Rêber Apo, o sürece kadar yaşan tecrübelerden ders aldı. Kürt halkının, Mezopotamya’nın kültürel derinliğini, dönemin bilimiyle birleştirdi. Bu temelde bir ideoloji yarattı. İdeolojinin yaratılması aşamasında yerinde tespitler yapıldı. Ülke yok olmak üzereydi. Kimse adını dahi söyleyemiyordu. Adını söylemek bile cesaret istiyordu. Böyle bir ülkede devrimcilik yapabilmen için büyük bir fedakarlık yapman gerekiyor. Sadece okulu, evini, işini bırakmak değil, her şeyden vazgeçmek gerekir. Canını bile vermelisin. Başka şekilde olmazdı. Neden? Çünkü Kürdistan’da Kürt toplumu bıçak sırtındaydı, yok olmak üzereydi. Yok olmanın önüne geçmek için de tüm zorluklara karşı göğsünü siper etmek gerekiyordu. Ancak bu şekilde mücadele edilebilirdi. Zaten bu temelde ideoloji inşa edildi, bu temelde kadrolar oluşturuldu.
Bu durum da Kürdistan’da kahramanlık temelini inşa etti. Uçurumun kenarında olan Kürt toplumunun öncülere, kahramanlara, yiğitlere ihtiyacı vardı. Ancak onlar bu mücadeleyi yürütebilirdi, rol oynayabilirdi. Mücadele bu şekilde başladı. Öncesinde de şehit düşen arkadaşlar oldu ama en büyük şehidimiz heval Haki Karer, 18 Mayıs günü şehadete ulaştı. Heval Haki’nin şehadetinden 1 yıl sonra heval Halil Çavgun’un şehit düşmesi, böyle bir süreci geliştirdi. Zaten bu süreç partileşmeyi de gündeme getirdi. Partinin kurulması da bu temelde oldu. Daha sonra zindan direnişinde birçok kahraman çıktı, Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay ile yoldaşları, 14 Temmuz direnişçileri… Dağlarda çok büyük direnişler başladı, Egîd, Erdal, Bedranlar öncülüğünde mücadele büyüdü. Yine sokaklarda Bêrîvanlar öncülüğünde serhildanlar oldu. Kürdistan’da kahramanlar, yiğitler böyle ortaya çıktı. Bu da davayı her geçen gün daha da büyüttü.
‘Kürt halkı bölge halkını da kurtarmak istiyor’
Şüphesiz büyük davaların, amaçları da büyük olur. Kürdistan devrimcilerinin amacı, Kürdistan’ı yok olmaktan kurtarmak, özgürleştirmek ve Ortadoğu’da demokratik konfederalizm yaratmaktır. Kürt halkı sadece kendisini değil kendisiyle birlikte bölge halkını da yok olmaktan kurtarmak istiyor. Böyle büyük bir amacı hedefledi. Hakikat budur.
‘Mayıs ayında devrim hareketi çok şehit vermiştir’
Mayıs ayı Türkiye devriminde de çok büyük şehadetlerin yaşandığı bir aydır. Başlangıçta 1 Mayıs 1977 yılında Taksim şehadetleri var, 6 Mayıs’ta Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmeleri var, 17 Mayıs 2017 yılında Ulaş Bayraktaroğlu’nun şehadeti var, 18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya’nın şehadeti var, 31 Mayıs’ta Sinan Cemgil ve yoldaşlarının şehadeti var. Yani Mayıs ayında Türkiye devrim hareketlerinin birçok öncüsü de şehit düşmüştür.
Bizim de aynı şekilde birçok yoldaşımız şehit düştü. Bilindiği gibi 18 Mayıs’ta heval Haki Karer’in şehadeti, 2 Mayıs’ta Mehmet Karasungur, İbrahim Bilgin’in şehadeti var, 2 Mayıs’ta yine Cûdî komutanı Hamza, heval Azad Sîser, Çekdar Amed’in şehadeti var. 18 Mayıs’ta da birçok komutan arkadaşımızın şehadeti var: Heval Sabri Tendurek, heval Rêzan Amed… 3 Mayıs’ta değerli devrimci Sırrı Süreyya Önder yoldaş şehadete ulaştı. Çok değerli bir devrimciydi. Çözüm için canı gönülden bir mücadele yürüttü. O dönemde 3 Mayıs 2025 yılında şehadete ulaştı.
19 Mayıs’ta heval Halil Çavgun, Müslüm Baran şehadete ulaştı. Yine 2010 yılında Rojhilat’ta değerli devrimciler Şîrîn Elemhûlî, Ferzad Kemanger, Ferhad Wekîlî ve Elî Heyderyan, 9 Mayıs’ta idam edilerek şehadete ulaştılar. Heval Kasım Engin, heval Masiro Xabûr, heval Bawer Patnos, 27 Mayıs’ta şehit düştü. Salih (Hasan Ağaç), Hêlîn Serhat, heval Hozan, 16 Mayıs 1997 yılında Hewlêr’de şehit düştüler. Bêzar Dağı katliamında yaşanan şehadetler var; 28 Kürt genci katılım sağlamak için yola çıktı ve düşman tarafından takip edilerek şehadete ulaştılar. Heval Cemşîd, heval Sultan Yavuz Şemzînan’da 1988 yılında, yanlış hatırlamıyorsam 15 Mayıs günü şehadete ulaştı. Kısacası Mayıs ayında birçok yoldaşımız, öncümüz şehadete ulaşmıştır.
‘Davamız şehitler davasıdır’
Davamız şehitlerimizin davasıdır. Şehitlerimiz davayı bugünlere kadar getirmiştir; bundan sonra da onların yarattığı güçle bu dava başarıya ulaşacaktır. Apocu fedai ruhla, kahraman şehitlerin izinde, Rêber Apo’nun yolunda özgürlük ve demokrasi yürüyüşü mutlaka başarıya ulaşacaktır. Bu kahramanlarımız, şehitlerimiz her zaman ölümsüz öncülerimiz olacaktır. Bundan dolayı bir kez daha ‘şehîd namirin, şehîd namirin’ diyoruz.
Kaynak: ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

