DEM Parti İzmir İl Örgütü’nün düzenlediği ‘Nereye gidiyoruz? Siyaset, toplum ve gelecek’ panelinde konuşan Ender Öndeş, ‘Kürt hareketi zaman zaman bir parça da rahatlamak için bir başka yerde, başkasının göstermeyeceği birtakım esneklikleri gösterebiliyor’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi İzmir İl Örgütü tarafından “Nereye gidiyoruz? Siyaset, toplum ve gelecek” başlıklı panel düzenlendi. Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen panele, Yazar Yüksel Genç, Gazeteci Ender Öndeş ve Siyaset Bilimci Faruk Alpkaya konuşmacı olarak katıldı. Panele siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Panelde ilk konuşmayı yapan Faruk Alpkaya, İkinci Dünya Savaşı sonrası sömürgeciliğin dünya genelinde büyük ölçüde tasfiye edildiğini ancak tamamen ortadan kalkmadığını söyledi. Sömürgeciliğin kapitalizmin içsel bir özelliği olduğunu belirten Alpkaya, Vietnam, Cezayir, Hindistan ve Çin örneklerini hatırlatarak, 1994 yılında Afrika Ulusal Kongresi öncülüğünde Güney Afrika’da yaşanan dönüşümün bu alandaki son büyük örneklerden biri olduğunu ifade etti. Kapitalizmin jeokültürel meşruiyetinin zamanla zayıfladığını dile getiren Alpkaya, sosyalist sistemin çöküşüyle birlikte toplumların geleceğe dair umutlarını kaybettiğini savundu. Alpkaya, “Eskiden bilim, ilerleme, kalkınma ve sosyalizm üzerinden yarının daha iyi olacağına dair güçlü bir inanç vardı. Bugün ise her şeyin daha kötüye gittiği düşüncesi yaygınlaşıyor” dedi. Bu dönüşümün etnisite ve modern sınıf ilişkilerinde de farklılaşmalara yol açtığını kaydetti.
‘Yerel dinamikler güçlü olmazsa Ortadoğu’da kalıcı dönüşüm sağlanamaz’
Daha sonra söz alan Yüksel Genç ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci bağlamında Ortadoğu’daki gelişmelerin önemine dikkat çekti. Ortadoğu’nun yeniden şekillendiğine ilişkin uzun süredir çeşitli değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Yüksel Genç, son dönemde bölgede yerel güçlerin değil, merkezi yapıların yeniden güçlendiği bir sürecin öne çıktığını söyledi. Ortadoğu’da geleceğe dair belirsizliklerin sürdüğünü belirten Yüksel Genç, yerel dinamiklerin yeterince güçlü ve örgütlü olmaması halinde kalıcı dönüşümlerin sağlanmasının zor olduğunu ifade etti. Bölgenin halen şiddet, gerilim ve istikrarsızlık ekseninde şekillendiğini kaydeden Yüksel Genç, Ortadoğu’nun kendi çoğulcu yapısıyla uyumlu bir toplumsal huzur modeline henüz ulaşamadığını söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci ifadesinin özel bir anlam taşıdığını belirten Yüksel Genç, son 10 yılda toplumsal ve örgütlü yapıların ciddi baskılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Demokratik toplum paradigmasının yeni yaşam tahayyüllerini canlı tutmayı amaçladığını dile getiren Yüksel Genç, sürecin halkların yeniden örgütlenmesi ve mücadele dinamiklerinin güçlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
‘İktidarın gündeminde her şeyden önce İktidarı sürdürmek’
Son olarak konuşan Ender Öndeş, Kürt halkının, Kürt meselesini, umut hakkını ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarını önemsediklerini dile getirerek, “En önemli sorununuz nedir diye sorulduğunda her seferinde ekonomi, yoksulluk karşımıza çıkıyor. Yani bu durumu artık toparlayamaz hale gelmiş ve çok yıpranmış bir iktidar var. Dolayısıyla bu iktidar bir taraftan da yüz yıldır 28-29 tane isyan bastırılmış. Her seferinde masraflar yapılmış. Her seferinde bir sürü sıkıntı yaşanmış. Ortadoğu’daki haller var. Dünyanın halleri var. Ama bir taraftan da biz gayet iyi biliyoruz ki bu adamın odasındaki listede en başta yazılan şey iktidarda kalmak. Bu iktidarı sürdürmek. Kürt hareketi zaman zaman bir parça da rahatlamak için bir başka yerde, başkasının göstermeyeceği birtakım esneklikleri gösterebiliyor. Manzara böyle yürüyor şu anda” dedi.
Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

