MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na gönderdiği mesajda, etkinliğin toplumsal uzlaşıyı, kardeşliği ve demokratik standartları güçlendireceğini belirtti. Yıldız, ‘Tarihi ve kültürel değerlerimiz Hevsel Bahçelerinde, Meram Bağlarında kalıcı huzur için kardeşlik türkülerini birlikte söyleyeceğiz’ dedi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ile Doğan Hatun’a, Toplumsal Barış ve Özgürlük Formu için mesaj gönderdi.
Yıldız mesajında, beş günlük etkinliğin toplumsal uzlaşıyı pekiştireceğini, kardeşliği ve demokratik standartları güçlendireceğini vurguladı.
Yıldız’ın mesajı şu şekilde:
“Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın ev sahipliğinde 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na Eşbaşkanlar olarak yapmış olduğunuz kıymetli davet ve şahsımla ilgili değerli görüşleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Beş gün sürecek etkinliklerde toplumsal uzlaşmayı tahkim edecek, kardeşlik ve barışı güçlendirilecek, demokratik standardımızı yükseltecek önerilerin akademi, sivil toplum, farklı inanç, kimlik, meslek ve siyasi gruplar tarafından gerçekleştirilmiş olmasını değerli buluyoruz. Hukuk devleti bir kere inşa edilen ve tamamlanan statik bir olgu değildir. Değişen toplum yapısı, ekonomik gelişmeler ve ortaya çıkan riskler, fırsatlar hukuk devletinin yeniden düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Şiddet ve tedhiş yalnızca doğrudan hedef aldığı kurbanlar üzerinde değil daha geniş kitleler üzerinde yıldırma ve korku iklimi yaratan bir insanlık suçudur. Ekonomik, demografik, sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla da bir milli güvenlik sorunudur.
‘Kardeşlik türkülerini birlikte söyleyeceğiz’
Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kendisini bu ülkenin eşit, özgür ve makbul bir vatandaşı ve bu milletin ayrılmaz muhterem bir parçası olduğunu hissetmesini sağlamak demokrasimiz için bir tercih değil bir zorunluluktur. Bir devlette adalet yoksa hangi sistemle yönetildiğinin, kim tarafından idare edildiğinin, vatandaşlarının hangi inanca ve milliyete sahip olduğunun bir önemi yoktur. Ülkemiz için milletimiz için her şeyi birlikte yapacağız. Tarihi ve kültürel değerlerimiz Hevsel Bahçelerinde, Meram Bağlarında kalıcı huzur için kardeşlik türkülerini birlikte söyleyeceğiz.
Tokalamayla başlayan süreç: Tarihi fırsat yakalanmıştır
1 Ekim 2024’te Gazi Meclisin 28. Döneminin 3. Yasama Yılı Açılışında Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına giderek, Sayın Tuncay Bakırhan ve Milletvekilleriyle tokalaşması ile başlayan süreç ve 22 Ekim 2024 tarihinde TBMM’de Parti Grubumuzda yaptığı tarihi konuşma yüzyılın en cesur siyasi hamlesidir. Yarım asırdan beri ülkenin beşeri, sosyal ve ekonomik kaynaklarına ağır maliyetler yükleyen tedhiş ve şiddet sorununa nihai çözüm yolunda tarihi bir fırsat yakalanmıştır.
Liderimizin işaret ettiği gibi; Yıllar boyunca şiddetle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul; yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti; Çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma; Gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi; kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah; Esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım; şehirlerimiz altyapı, köylerimize yol; tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. Aynı zamanda kültürde, sanatta, sporda farklılıkları ortak akıl ve vicdanla birlikte yönetmeliyiz.
22 Ekim 2024 tarihinden bugüne süreç uyum içinde ilerlemiş o günden bugüne evlere, yüreklere çok şükür yeni ateşler düşmemiştir. Farklılıkların çatışma unsuru değil, toplumsal çeşitliliğin doğal bir parçası olarak görüldüğü bir iklimin yaratılması ve şiddetin tümüyle reddedilmesi gerekir. ‘Türkiye Yüzyılı’ ideali, hukukun üstünlüğü, ekonomik ferahı, demokratik katılım ve toplumsal dayanışma ilkeleriyle temellendirilmiş bir vizyonu ifade etmektedir. Bu vizyonun başarısı, yalnızca iç güvenliğin sağlanmasında değil, Türkiye’nin bölgesel barış mimarisi içindeki konumuna da doğrudan katkı sunacaktır.
Bölgemizde, uzun süredir devletleşme ve merkezileşme taleplerinin olduğu görülmektedir. Birçok ülke kendi egemenlik kapasitesini yeniden inşa etme sürecine girmiştir. Bu süreç, devlet dışı aktörleri ya uyum sağlamaya veya tasfiye olmaya zorlamaktadır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclis’in temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örnek ortaya koymuştur.
Komisyon raporu
Güçlü bir fikir birliği ile meclis yapımızın kahir ekseriyetiyle çözüm odaklı bir birliktelik inşa edilmiştir. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve tedhişle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması yönündedir. Komisyon tarafından milletimizin tamamını kucaklayan, şiddet ve tedhişin sebep ve sonuçlarını ortaya koyarak mücadele kararlılığından taviz verilmeden, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapılmadan ve milli güvenlik kaygıları göz ardı edilmeden barış ve huzur için çerçeve bir metin hazırlanmıştır. Tam demokrasiye dayanan, yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılınacağı rapor edilmiştir. Bu çerçeve metin, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara ortak hedefler doğrultusunda yol gösterecek kıymetli bir başvuru belgesidir.
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun başarıyla tamamlanmasını diliyor, bu vesileyle; forumun düzenlenmesine katkı sunan, emek veren herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

