Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin katledildiği ırkçı saldırıda, emniyet tarafından delillerin karartıldığı ve fail ile azmettiricilerin korunduğu gerekçeleriyle açılan tam yargı davası reddedildi
Konya’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021’de Dedeoğulları ailesine yönelik ırkçı saldırıda 7 kişinin katledilmesine ilişkin açılan tam yargı davasında karar çıktı. Fail Mehmet Altun’un emniyet görevlileriyle bağlantılı olduğu, soruşturma sürecinde delillerin karartıldığı ve etkin soruşturma yürütülmediği gerekçeleriyle katliamda anne, baba ve 5 kardeşini kaybeden Çetin Dedeoğulları tarafından açılan davada, Konya 2’nci İdare Mahkemesi davanın reddine karar verdi.
16 Nisan’da görülen duruşmaya ilişkin gerekçeli kararını açıklayan İdare Mahkemesi, katliamın “komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan münferit anlaşmazlıklar” olduğunu ileri sürdü.
HTS kayıtları görmezden gelindi
Mahkeme; soruşturma sürecinde katliam anına ilişki kamera kayıtlarından 2 dakikalık görüntünün silinmiş olması, failin HTS kayıtlarında EGM, Ankara Emniyeti ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda sinyal vermesi, failin katliamdan bir ay önce Ankara’ya gidip dönmesinin ardından EGM Destek Başkanlığı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından aranmış olmasına rağmen emniyetin delil karartma ve fail ile azmettiricilerin korunmasının “soyut suçlama” olduğunu iddia etti.
Kararda, failin katliamın ardından emniyeti arayarak yaptığı 35 dakikalık görüşme tutanağının emniyet tarafından “anlaşılamadı” denilerek tahrif edilmesine ise değinilmedi.
Tazminat talebi reddedildi
İdarenin hizmet kusurunun bulunmadığını öne süren mahkeme, tazminat taleplerini şu gerekçelerle reddetti:
“Davacı tarafın, 30 Temmuz 2021 tarihli olayın failinin emniyet görevlileri ile bağlantısının bulunduğu, bu nedenle olaydan sonra emniyet görevlileri tarafından gerekli araştırmanın yapılmadığı, elde edilen delillerin karartıldığı iddiaları ilgili gerekli araştırmanın yapılması istemiyle davacı vekili tarafından davalılardan Emniyet Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun davalı idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlem yönünden yapılan hukuki değerlendirmede işlemin hukuka aykırı görülmediği, davaya konu olayda davalı idarelerin tazmin sorumluluğunu gerektirecek nitelikte hizmet kusurunun bulunmadığı, görevin ihmal edildiği, görevin kötüye kullanıldığı, delillerin karartıldığı, vb. suç teşkil eden eylemlerin şikayet merciinin Cumhuriyet Savcılığı olduğu, bu meyanda yapılmış bir şikayet ve suç duyurusunun bulunmadığı, idarenin hizmet kusuru bulunduğuna yönelik dosyada somut bilgi ve belgenin olmadığı, davacı tarafın iddialarının da idare hukuku bakımından davalı idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracak nitelikte kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davacının tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.”
Karar istinafa taşınacak
Kararı değerlendiren dava avukatlarından Atilla Kart, kararı istinafa taşıyacaklarını belirti. Mahkemelerin tarafsız olmadığına işaret eden Kart, “Devlet yönetiminde ırkçı damara sahip olan bürokratların isteği yönünde bu kararlar veriliyor” dedi.
Haber: Sema Bingöl \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

