Meral Danış Beştaş, çerçeve yasa ve statü tartışmalarında zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ‘Demokratikleşme adımlarının bir an önce atılması zorunludur’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, yaklaşık 2 ay aranın ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve diğer tutsaklarla İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından heyet tarafından yapılan yazılı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve yasal düzenlemelere dikkat çekerek, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis saldırısına da tepki gösterdi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.
Abdullah Öcalan’ın sürece ilişkin görüşlerinin kamuoyunda bir beklenti oluşturduğunu belirten Meral Danış Beştaş, şunları kaydetti:
“Sayın Öcalan’ın son görüşmeye ilişkin basında geçilen açıklama aslında geçmiş değerlendirmeleri ve düşüncelerinin bir devamı niteliğindedir. Çünkü kendisi çok tutarlı, sorunlara bütünlüklü yaklaşan, çözüm önerilerinde risklere de her zaman işaret eden bir temel aktör. Bu süreçte doğrusu biz de kendi aramızda tartışıyorduk, hatta Türkiye kamuoyunda da büyük bir beklenti vardı. Acaba İmralı’dan nasıl bir görüş gelecek diye. Neticede söylediği, demokrasisizlik, cumhuriyetin demokrasiden yoksun olması, yani bir partinin genel merkezine bu şekilde girilmesinin kabul edilemez olduğunu ve bunu demokrasi yoksunluğuna bağladığını görüyoruz. Sürece dair çok önemli bir değerlendirme ve bu konuda her zaman söylediğimiz gibi demokratik adımların, cumhuriyetin demokratikleşme yolunun bir an önce döşenmesi, bu konuda bir adım atılması gerektiği yolunda düşüncelerini destekleyen ve bu konuda çağrı yapan bir değerlendirmeydi.”
‘Demokratik siyasete dinamit koymaktır’
CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis saldırısının “tarihte ilklerin” yaşandığı bir gün olduğunun altını çizen Meral Danış Beştaş, “Bizim parti binalarımız, arkadaşlarımız katledildi, partilerimiz kapatıldı. Bu konuda en büyük bedeli ödeyen geleneğin temsilcilerinden biri olarak bu yaklaşımları çok yakından tanıyoruz. Ancak bu dönem ilklerden biri olarak ‘mutlak butlan’la bir partinin genel başkanlığının atandığını görüyoruz. Neticede partilerin genel başkanları kurultay delegeleriyle seçilirler. Bu da Türkiye tarihinde ilklerden biri oldu ve siyasi partiler Anayasa’daki deyimiyle ‘demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.’ Yani siyasi partilerin bu şekilde yönetimlerine el konulması, mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi demokratik siyasetin temeline dinamit koymaktır. Yani bu yönüyle bir an önce demokratikleşmeye yönelik adımların atılması acildir, zorunludur, gereklidir ve Türkiye toplumunun Kürt halkıyla birlikte diğer bütün farklılıkların demokratik bir sistemde yaşaması için bizim mücadelemiz devam ediyor” dedi.
‘Barış nasıl olacak diye soruyorlar’
Abdullah Öcalan’ın tekrardan “çerçeve yasayı” işaret ettiğini aktaran Meral Danış Beştaş, “Meclis Komisyonu’nun raporundan sonra konuştuğumuz en önemli mesele statü, çerçeve yasa ve barış yasasıdır. Ancak hala bu konuda bir taslak bile tartışılmaya başlanmış değil. Bu yönüyle zaman kaybetmememiz gerekiyor. Şu anda Haziran ayına girmek üzereyiz, Kurban Bayramı’nın tatil dönemi başladı ama bu konuda çok hızlı, çok ivedi bir şekilde bu çalışmaların yapılmasıdır. Yine güven bunalımının, güven kırıklığının, bu inanç yitimsizliğinin, bu umutsuzluğun onarılması için bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Mesela CHP Genel Merkezi’ndeki görüntülerden sonra binlerce insan ‘bunlarla barış nasıl olacak?’ diye soruyordur. Partilere bile müdahale ediliyorsa, demokratik siyaset bu kadar baskı altındayken nasıl barış yapılacak? Barış ve demokratikleşme süreçlerinin en önemli ayağı halkın rızasıdır, halkın güvenidir. Bu konuda ilgililerin, sorumluların bu güveni tesis etmesi gerekiyor” diye konuştu.
‘Barıştan ve demokrasiden tarafız’
Her zaman parti olarak da saflarının demokrasi ve barıştan yana olduğunu söyleyen Meral Danış Beştaş, “Bu tutumumuz devam edecek. İlk andan itibaren bu hukuksuz ve haksız yaklaşımlara, genel başkanın bir mahkeme kararıyla atanmasına karşı tutumumuzu çok net bir şekilde ifade ettik ve etmeye devam edeceğiz. Tabi ki burada sorun taraf tutmak değil, sorun haksızlığa, hukuksuzluğa karşı çıkmak ve demokrasiden yana saf tutmak anlamına geliyor. Ayrıca şunu bilmemiz gerekiyor: Ana muhalefet partisinin bu tip barış süreçlerinde yer alması çok önemlidir. Neticede iktidarın denetlenme zeminlerinden bir tanesi basınsa, diğeri muhalefet partileridir, halktır, toplumdur. Bu süreçte olumlu rol oynamaları başarıya ulaşması açısından da çok değerlidir. Özgür Özel seçilmiş genel başkan olarak bu süreçte ufak tefek uyuşmazlıklar olsa da İmralı’ya gidiş gibi esas itibarıyla bu masayı desteklediler. Bu sürecin devam etmesinden yana bir tutum ortaya koydular. Ben bunun devam edeceğini düşünüyorum. Neticede partimizin genel merkezinde yapılan açıklamalarda da bu konuda çözümün yaratılması gerektiğini söylediler. Kamuoyuyla da paylaşıldı. Dediğim gibi bizim tarafımız net; Biz barış ve demokrasiyi birbirinden ayırmıyoruz ve ana muhalefet partisinin ve diğer partilerin bu süreçte yer almasını baştan beri söylüyoruz ve bu konudaki tutumumuzda da bir değişiklik yok” dedi.
DEM Parti İmralı Heyeti’nin yaptığı açıklamanın birçok soruya da yanıt verdiğini vurgulayan Meral Danış Beştaş, “Çok önemli bir içerik ile açıklama ve görüşme yapılmıştır. Demokrasiye yapılan vurgu, adımların bir an önce atılması gerektiği yönündeki görüş ve bu konuda bir an önce somut adım çağrısının da karşılık bulması konusunda tutumumuz nettir” diye kaydetti.
Haber: Melik Varol / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

