Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde devletin yeterli adım atmamasına tepki gösteren Mersin Barış Anneleri Meclisi üyeleri, hasta ve siyasi tutukluların serbest bırakılması, yasal düzenlemelerin yapılması ve barış dilinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci üzerinde bir buçuk yıl geçmesine rağmen devlet tarafından halen somut adım atılmış değil. Sürece ilişkin Mersin Barış Anneleri Meclisi, devletin barış için adım atmamasını eleştirerek, bir an evvel barış için yasa çıkartma çağrısında bulundu.
‘Devlet denk adım atmadı’
Barış Anneleri Meclisi üyesi Tanzile Baydar, bir yıldan fazla bir süredir barış sürecinin devam ettiğini ancak devlet buna denk adım atmadı dedi. Kurban Bayramı’nda olduklarını ve bayramı buruk karşıladıklarını belirten Tanzile Baydar, “Devlet her gün yeni yeni açıklamalar yapıyor. Kürt sorunun muhatabı Sayın Öcalan’dır. Bir buçuk yıldır süreç var ama bir buçuk aydan sonra görüşme yapılabiliyor bu keyfi uygulama kabul edilemez” diye konuştu.
Ailesinden 7 kişi Kürt Özgürlük Mücadelesinde yaşamını yitirdiğini ifade eden Tanzile Baydar, “Buna rağmen barış ve kardeşlik diyorum. Bunu Türk halkında istediğine inanıyorum ama adımlar atılmıyor. Önderlik en son açıklamasında da barış için acilen adımlar atılması konusunda uyarıda bulundu. Yandaş medya da savaş dilini bırakmalıdır barış dili kullanmalıdır. Medyanın kullandığı dil kabul edilemez barışa hizmet etmez hatta zarar verir” ifadelerini kullandı.
‘Güven için siyasi tutsaklar serbest bırakılmalı’
Devlet tarafının barış sürecine denk adımlar atılması gerektiğini söyleyen Barış Anneler Meclisi üyesi Hediye Yıldız, “Erdoğan adım atmıyor. Bahçeli söylem olarak konuşuyor ama adım atmıyor. Devletin barışına güvenebilmek için öncelikle hasta tutsaklar olmak üzere tüm siyasi tutsaklarımız bırakılmalıdır. Barış için asker, gerilla ve polis anneleri ele ele verilmelidir. Biz savaşı değil barışı istiyoruz. Artık ölümler olmasın” diye konuştu.
Barış Annesi Meclisi Hanife Ümit, kuzeninin 33 yıldır siyasi gerekçelerle tutsak olduğunu ve 3 yıldır cezasını bitirmesine rağmen pişmanlık dayatmaları nedeniyle bırakılmadığını söyledi. Siyasi tutsakların bırakılmamasına tepki gösteren Hanife Ümit, “Biz iki adım attık onlarda adım atsın ki barış gelsin” dedi
‘Söylem var pratik yok’
Devletin oyalamaktan başka bir şey yapmadığının altını çizen Ayşe Bezar, “Bu sürecin başarıya ulaşmasını diliyorum. Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz. Hasta tutsaklar bırakılsın. Bu barışın en önemli yönü süreçten bu yana analar ağlamadı. Bundan mutluluk duyuyoruz. Bunun ötesinde barış için söylem var pratik yok. Önderlikle keyifleri istediklerinde görüşme yapıyorlar. Bu olmaz Önderlik masada olacak özgür olmalı ki barış olsun. Barışın ilk şartı Önderliğimizin özgürlüğüdür. Çünkü o kendisi için bir şey istemiyor o tüm halkların barışı için mücadele ediyor” şeklinde konuştu.
‘Kimliğimizi ve dilimizi tanısınlar’
Barış Meclisi üyesi Azize Sara, devlette Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan gibi barış istemeli ki barış gelsin dedi. Kürt halkı olarak çok bedeller ödemesine rağmen barış istediklerini ifade eden Azize Sara, “ Biz kimliğimiz ve dilimizin tanınmasını istiyoruz. Çocuklarımızın dağdan inebilmesi için yasal adımlar atılsın. Çocuklarımız hiçbir şey yapmamışlar kimlikleri ve dilleri için gittiler. Önderliğimiz, tutsaklarımız ve gerillalarımızı aramızda olsun. Bu ülkede ne kadar bir Türkün hakkı var bir Kürdün de o kadar hakkı vardır. Bu bayramın barışa vesile olmasını diliyorum” diye belirtti.
Haber: Mehmet Güleş / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

