Site icon Serbest Görüş

Ahmet Özer: Kayyım belediye kaynaklarıyla siyaset yapıyor


Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt Metro hattı üzerinden başlayan tartışmalar sürerken, yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, kayyım Can Aksoy’un belediye kaynakları üzerinden siyasi çalışma yürüttüğünü söyledi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yapım çalışmalarını sürdürdüğü Mahmutbey–Bahçeşehir–Esenyurt Metro Hattı’nın tamamlanmasıyla birlikte, kentin nüfus bakımından en kalabalık ilçesi olan Esenyurt’un ulaşımında büyük bir rahatlama yaşanması bekleniyor. 2017 yılında ihale edilen ancak 2019 yılına kadar fiziki olarak başlanmayan proje, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından İBB yönetimi tarafından öncelikli çalışmalar arasına alındı.

Aradan geçen süreçte İmamoğlu’nun tutuklanması ve 2024 yılında Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından proje yeniden tartışmaların konusu haline geldi. Halihazırda yapım aşamasında olan metro hattının 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Esenyurt’a kayyım olarak atanan İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy ilçedeki birçok billboard ve duvara “İBB Esenyurt Metrosu nerede?” yazıları yazdırdı. Tepki çeken bu yazılamaların ardından, benzer ifadelerin bu kez AKP Gençlik Kolları imzasıyla yazılmaya başlandığı görüldü.

‘Kendi finansmanımızla en çok metro yapan şehiriz’ 

Daha önce konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “2019 yılında İBB yönetimi partimize geçtiği günden beri hükümet yatırım programlarından İstanbul’un büyük altyapı projeleri çıkartılıyor. İstanbul halkı cezalandırılıyor. Erdoğan, Esenyurt ve 3’üncü Bölge trafiğini büyük oranda rahatlatacak, finansmanı ve projesi hazır olan Sefaköy Beylükdüzü metrosunun onayını yıllardır vermiyor. Kendi finansmanımızı sağlayarak dünyada en çok metro inşaatı yapan şehiriz” ifadelerini kullanmıştı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Esenyurt Kayyumu Can Aksoy, geçtiğimiz günlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Can Aksoy, metro hattına ilişkin çalışmaların ele alındığını yaptığı yazılı açıklamayla duyurdu.

‘35 milyonluk bir ihale yapıp tahta çatal, kaşık üzerine ismini yazdırdı’

Görevden alınarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, kayyım Can Aksoy’u ve kamu kaynaklarının gereksiz kullanıldığını öne sürdüğü uygulamaları değerlendirdi. Kayyım Can Aksoy’un belediye kaynaklarını kullanarak siyaset yürüttüğünü belirten Ahmet Özer, “Siyaset yapmak istiyorsan, belediye başkanı olmak istiyorsan bunun yolu belli. İstifa edersin, gelirsin, seçimlere katılırsın, bir siyasi partiye katılırsın, seçimleri kazanınca belediye başkanlığı yaparsın. Belediye başkanı olmadığı halde sağa sola işte afişlere kendi ismini belediye başkanı diye yazıyor, yanına da küçük bir “v” koyuyor. Ramazanda bile çatal kaşıklar yaptı. Bize gelen bilgilere göre 35 milyonluk bir ihale yapıp tahta çatal, kaşık, bıçakların üzerine kendi adını yazdı. Yani kamu kaynaklarıyla bir devlet memuru piar yapıyor” dedi.

‘Demokrasi ayıbıdır’

Kayyım uygulamasının seçme ve seçilme hakkının gaspı olduğunu vurgulayan Ahmet Özer, “Bu çağda bir demokrasi ayıbıdır. Ama buna rağmen gelen bir kayyım görevini yapar, görevi bittiğinde çekip gider. Ama dikkat ederseniz burada kaymakam var, kaymakam atamamışlar bunu getirmişler ve bu da bu davranışları yapıyor. Bir kere bu hal ve hareketler, davranışlar ne barış sürecinin ruhuna uyuyor ne de devlet adabına uyuyor ne de 657’ye uyuyor” ifadelerini kullandı.

‘Halktan almadığı bir yetkiyi halk adına kullanamaz’

Metro hattına dair tartışmalara da değinen Ahmet Özer, “Bu metronun yüzde 53’ü gerçekleşmiş. Mahmutbey’den Esenyurt’a yapılması söz konusu. Bununla ilgili de çalışmalar sürüyor. Bu, İBB’nin ilgili birimleri tarafından yürütülüyor. Bu bir ilçenin gidip de ‘Hadi bu metroyu ver’ ya da bakana demişse ‘Bu metroyu siz yapın’ bu bakan bilmiyor mu, bu şehrin valisi, büyükşehir belediye başkanı işte ulaştırma bakanı bilmiyor da bu iş kayyuma mı kalmış. Anayasamızda bir ilke, bir yasa var. Diyor ki hiç kimse kendisinin halktan almadığı bir yetkiyi halk adına kullanamaz” diye konuştu.

Asıl proje cumhurbaşkanlığı tarafından bekletiliyor

Ahmet Özer, Esenyurt’un ulaşım sorununu asıl çözecek projenin ise Sefaköy–Beylikdüzü–TÜYAP Metro Hattı olduğunu belirterek, hattın proje ve finansmanının hazır olmasına rağmen cumhurbaşkanlığı tarafından uzun süredir onay verilmediğini söyledi. Ahmet Özer, “Asıl Esenyurt’un ulaşım sorununu bu çözecek. Nasıl çözecek? Bu aynı zamanda Saadetdere’den Esenyurt Meydanı’na bir bağlantı hattı kurulacak ve o bağlantıyla Saadetlere bağlanacak. Oradan Beylikdüzü metrosu TÜYAP’a kadar, ayrıca oradan Sefaköy’e ve İstanbul’un diğer metro sistemlerine entegre olacak şekilde gerçekleşecek. Bu gerçekleştiği takdirde güney hattında denize paralel olarak gidecek bu hatta metroyla ilgili sorun önemli ölçüde çözülmüş olacak. Diğer kuzey hattı da dediğim gibi zaten belli bir yere gelmiş, yüzde 53 oranında gerçekleşmiş devam ediyor. Bu devamıyla ilgili de İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendi olanakları, kendi bütçesi, ödenekleri çerçevesinde yapacak. Zamanı neyse o zamanda yapacak, teslim edecek ve bu işler çözülecek. Bunların olabilmesi için duvara afiş asmak, pankartlar, billboardlar yoluyla kurumlar arası bir konuşma yapmak doğru bir tavır değildir” ifadelerini kullandı.

Ahmet Özer, son olarak kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi ve görevine geri dönmeyi beklediğini söyleyerek şunları ekledi:

“Halk sürekli beni çeviriyor ‘Başkanım ne zaman geleceksiniz, ne zaman göreve başlayacaksınız?’ diye. Biz de bekliyoruz. Biz hem bu barış sürecinin ilerlemesini hem de bunun bir sonucu olan bu kayyumların kalkmasını, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmasını, hasta tutsakların bırakılmasını, adil yargılamaların yapılmasını, ana muhalefete yapılan bu operasyonların durmasını bekliyoruz. Çünkü bir taraftan etrafımız ateş çemberi, bir taraftan barış süreci yürütülüyor ki bunun da ne kadar isabetli olduğu bu ateş çemberinden anlaşılıyor. Bir taraftan da iç bünyeyi güçlendiren çağrılar oluyor ama öte taraftan da bu işler oluyor. Bunlar birbiriyle çelişen işler. Bu da halkın sürece olan güvenini zedeliyor. Onun için güven artırıcı adımlar olarak yasal değişiklik de gerektirmeyen adımların atılması toplumun kahir ekseriyetinin beklentisidir.”

Haber: Melik Varol \ MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version