Ağır hasta tutsaklar için düzenlenen eylemlerde; Emrah Nebioğlu, Mehmet Çağrıcı’nın durumlarına dikkat çekilerek, tahliyeleri talep edildi
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutsakların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “F Oturması” eyleminin 739’uncusunu Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde yaptı. Bu haftaki eylemde Emrah Nebioğlu’nun sağlık durumuna dikkat çekildi.
Basın metnini İHD Ankara Şube üyesi Nuray Çevirmen Aykol okudu. Yüzde 94 engelli olan Emrah Nebioğlu’nun sol tarafında kalıcı felç olduğunu kaydeden Nuray Çevirmen Aykol, “Nebioğlu, kronik böbrek yetmezliği ve yüksek tansiyon hastası olup bu hastalıklara bağlı hareket kısıtlılıkları, denge sorunları, işitme, kaybı, görme kaybı ve aşırı kilo kaybı yaşamaktadır. Yeterli tedavi, beslenme ve bakım sağlanmadığı için sağlık durumu her geçen gün daha da kötüleşmektedir. En son 3 ay önce görüşe giden ve komisyonumuza bilgi veren ailesi, 2022’de tutuklanan Emrah Nebioğlu’na tutuklanmadan önce Batman Devlet Hastanesi’nde yüzde 94 engelli raporu verildiğini, hapishanede yeterli tedavi ve bakım sağlanmadığını, aşırı kilo kaybı yaşadığını, zaman zaman ilaçlarının da aksatıldığını iletti” dedi.
Nuray Çevirmen Aykol, Nebioğlu’nun cezaevinde tutulmasının yaşamını tehlikeye attığını belirterek, ailesinin ilettiği mesajı paylaştı:
“Biz ailesi olarak canımız kanımız olan abimizin hayati tehlikesi bulunduğu için her gün en az on defa ölüp ölüp diriliyoruz. Annem her gün ‘oğlum ne zaman çıkacak’ diye soruyor. Kendisine hala barış sürecinin başladığını dahi söyleyemedik. Çünkü sürecin varlığına ikna edemeyiz onu. Kimse bize gelip biz sizinle barışacağız ama abinizi, oğlunuzu cezaevinde ölüme terk edeceğiz, gelin barışalım diyemez. Abim ve Türkiye cezaevlerinde bulunan tüm hasta tutsakların bir an önce bırakılmasını istiyoruz.”
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla sürdürdüğü eylemlerinin 611’inci haftasında da Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. İnisiyatif üyeleri, bu hafta Giresun Espiye Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Mehmet Çağrıcı’nın sağlık durumuna dikkat çekti.
Açıklamayı okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube üyesi Barış Barışık, hasta tutsak Çağrıcı’nın sağlık sorunlarının düzenli takip ve müdahale gerektirdiğini belirtti. Çağrıcı’nın hipertansiyon, kalp rahatsızlığı, bel fıtığı ve hemoroid hastalıkları bulunduğunu kaydeden Barış Barışık, “Bu hastalıkların tümü birlikte değerlendirildiğinde, kendisinin düzenli uzman hekim kontrolüne, tam teşekküllü hastane sevkine ve sürekli tedaviye ihtiyaç duyduğu açıktır. Mehmet Çağrıcı’nın en ağır sağlık sorunu; kalp ve tansiyon hastalığıdır. Son olarak 27 Nisan 2026 tarihinde tansiyonunun 20’ye kadar yükseldiği, durumunun ciddi biçimde kötüleştiği ve hapishane doktorları tarafından dahi acilen hastaneye götürülmesi gerektiğinin belirtildiği aktarılmıştır. Ancak bu kadar ağır bir durumda bile hastaneye sevk edilmemiştir. Ambulansın kapıya kadar geldiği, gece saatlerinde tekrar tekrar kontrol yapıldığı ve tansiyonunun düşmediğinin görüldüğü halde tedavi sağlamak yerine ağız içi arama dayatmasının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır” dedi.
Daha önce kaldığı cezaevlerinde ortopedik yatak kullanan Çağrıcı’nın, şu an bulunduğu cezaevinde yatağının kendisine verilmediğini söyleyen Barış Barışık, “Mehmet Çağrıcı’nın sağlık hakkı önündeki temel engel, hapishane idaresinin ısrarla sürdürdüğü ağız içi arama dayatmasıdır. Bu dayatma nedeniyle yıllardır hastaneye sevk edilmemekte, tedaviye erişim hakkından fiilen mahrum bırakılmaktadır. Aynı engel nedeniyle Adli Tıp Kurumu muayenesi de gerçekleştirilememiştir. Mehmet Çağrıcı’nın avukatı tarafından infaz erteleme başvurusu yapılmış, ayrıca bağımsız sağlık değerlendirmesi için ilgili meslek örgütlerine başvurulmuştur. Adli Tıp Kurumu muayenesi dahi ağız içi arama dayatması nedeniyle gerçekleştirilememiştir. Böylece resmi makamlar, ağır hasta bir mahpusun sağlık durumunu çözmek yerine, süreci kilitleyen ve tedaviyi imkânsız hale getiren bir çizgide ısrar etmiştir. Bu ısrar, artık basit bir idari uygulama değil; ağır hasta bir mahpusu tedavisiz bırakan, sağlığını kötüleştiren ve yaşam hakkını tehdit eden sistematik bir kötü muamele halini almıştır” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

