Atılan tek taraflı adımlar ile ‘Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin’ ilerlemeyeceğini belirten 30 yıllık tutsak Orhan Sakçi, devletin yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025’te başlatılan, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” devam ediyor. Sürecin karşılıklı adımlar yerine büyük ölçüde tek taraflı ilerlediği yönünde eleştiriler ise sürüyor.
30 yıl cezaevinde kalan Orhan Sakçi, başlayan, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” ve devletin sürece yaklaşımına dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Devlet güven vermiyor’
Sürece ilişkin devletin güven vermediğinin altını çizen Orhan Sakçi,” Şimdi bu bakış açısı umut vermiyor. İkincisi toplumda bir beklenti oluşturmuyor, üçüncüsü toplumun kendini ifade edebileceği bir zemin sunamıyor. Karşılıklı her ne kadar yumuşama olmuşsa da bir güvensizlik korkusu çok derin bir tarzda oluşur. Bu politikalar bu sürecin önünde engel teşkil ediyor” diye belirtti.
Daha önce başlayan çözüm süreçlerinde de tek taraflı adımların olduğunu ve bunun sürecin ruhuna uygun gerçekleşmediği için amacına ulaşmadığını belirten Orhan Sakçi, devletin yasal düzenlemeler gerçekleştirerek adım atması gerektiğini dile getirdi. Karşılıklı adım atma süreçlerinin oluşması gerektiğini kaydeden Orhan Sakçi, “Dolayısıyla dilin de değişmesi gerekiyor. Karşılıklı adım atma süreçlerinin oluşması gerekir” dedi.
Yasal düzenlemeler vurgusu
Yasal düzenlemelerin önemine dikkat çeken Orhan Sakçi, “Dolayısıyla yasal düzenlemeler şu gerçekliği de getirir, toplumun kendi örgütleme alanı yaratmak zorunda. Yani demokratik toplum inşa süreçleri diye tabir ettiğimiz, toplumsal kurumlar diye tabir ettiğimiz ve toplumsal zihniyet diye tabir ettiğimiz toplumun kendi kendini ifade edebileceği alanlardır.”
‘Norm dışı güçler sabote edebilir’
Norm dışı güçlerin süreçteki varlığı ve etkisine dikkati çeken Orhan Sakçi, bu güçlerin süreci sabote etmeye dönük hamlelerde bulunduğunu ve bunun için ciddi bir çaba içerisinde olduğunun belirtti. Orhan Sakçi, “Türkiye bu demokratik esaslara bunun hukuksal zemini yaratılmazsa, bu norm dışı güçler Türkiye’de mevcuttur ve harekete geçecektir, geçmeye de çok açık bir zemin var. Buna karşı verilen bu kadar bir mücadelede boşa çıkarılabilecek bir zemin var” şeklinde değerlendirdi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

