KCK davalarına ilişkin konuşan avukat Mesut Beştaş, Kürt siyasi hareketinin tasfiye edilip, demokrasinin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini ancak amaca ulaşılamadığını belirtti
Kürt siyasi hareketine karşı 14 Nisan 2009 tarihinde “KCK” adı altında başlatılan “siyasi soykırım operasyonları”, günümüzde farklı adlarla ve gerekçelerle devam ediyor. Adeta bir “cadı avına” dönüşen saldırılar kapsamında 5 yılda aralarında gazeteci, siyasetçi, akademisyen, sivil toplum örgütü temsilcileri, belediye başkanları, milletvekillerin de bulunduğu 10 binden fazla kişi gözaltına alındı. Bunlardan 5 bine yakın kişi tutuklandı. 17 yıllık süreçte davadan beraat eden, ceza alan, halen cezaevinde olan ve yaşamını yitirenler oldu.
KCK davalarının avukatlarından Mesut Beştaş, sürecin yıldönümü dolayısıyla ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Hedef tasfiye
“KCK siyasi soykırım operasyonları”nın demokrasiyi ortadan kaldırma amacıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Mesut Beştaş, Kürt hareketinin tasfiyesinin hedeflendiğini kaydetti. Telefon üzeri istenen domates ve salatalığın dahi gözaltı gerekçesi yapıldığını belirten Beştaş, “2007 yıllında teknik takip ile başlayan bir süreç, 2 yıl sonra dalgalar şeklinde başladı. Demokratik siyaset yürütenler hedef alındı. Hukukta; önce delil, sonra amaç belirlenir. KCK davasında tam tersi oldu. Önce hedef ortaya konuldu; kişiler gözaltına alınıp delil üretildi. Delilerden suça doğru yerine delil üretme yoluna gidildi. Dosyada yargılama yapıldı, 22 yıla kadar cezalar verildi. 8 milletvekillinin dosyası ayrıldı. Karar verilen kısmının bir kısmı kesinleşti, bir kısmı bozuldu. Şuan devam eden yargılamalar var. Selim Sadak hakkında dava açılmıştı, yaşamını yitirdi. Dosyanın bir kısmı halen devam ediyor. Ne zaman biteceği belli olmayan bir dava” diye belirtti.
‘İktidar amacına ulaşamadı’
İktidarın amacına ulaşamadığının altını çizen Mesut Beştaş, “Tutuklanan her birinin yerine başka biri görev aldı. 2013’te bir barış süreci başladı. Belli bir hafifleme yaşansa da sürecin bitmesi ile birlikte daha sert bir yaklaşım oldu. Eş Genel Başkanlar, belediye başkanları, milletvekilleri de tutuklandı. Bu tutuklamalar aynı amaç ile gerçekleşti. Ancak amaçlarına ulaşamadılar. Kürt siyasi hareketi güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor” dedi.
‘Devlet acil bir şekilde adım atmalı’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni hatırlatan Mesut Beştaş, “Devlet o süreçte tutukladığı, illegalize ettiği kişiler ile şuanda barış sürecini yürütüyor. Bu süreç Ortadoğu süreci ile paralel bir şekilde yürütülüyor. 3’üncü Dünya Savaşı’nın yaşandığı bu süreçte devletin acil bir şekilde somut adım atması gerekiyor. Sorumluluk iktidar ve Meclis’te. ‘Amerika’nın NATO’dan çıkması ve İsrail’in Türkiye’ye saldırı planı var’ deniliyor. Barış sürecinin sonlanması tüm halklar için önemli. Riskli bir dönemden geçiyoruz. İç barışın sağlanması için olanaklar var. Sonuç alıcı bir çözümün yaratılması gerekiyor. KCK tutuklamalarından ders çıkarılması gerekiyor. Barış süreçleri provokasyona açık süreçler, önlem alınması şart” ifadelerini kullandı.
‘Sürecin dava dosyalarına etkisi yok’
Daha önce gerçekleştirilen barış süreçlerinin yasal zeminin oluşturulmamasından kaynaklı ortaya çıkan sorunlara değinen Beştaş, şöyle devam etti:
“Yasal zeminin oluşturulması gecikti. Silahlar yakıldı. Silahlarını yakanların gelişi için hukuki bir zeminin oluşturulması gerekiyordu. Ne kadar gecikirse o kadar büyük sıkıntı olur. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Tüm halkların geçmişten ders çıkarıp ona göre adım atması gerekiyor. Var olan sürecin henüz bu dava dosyalarına bir yansıması yok. Dava dosyaları olduğu gibi duruyor. Ancak yasal bir adım atıldığında dosyaya yansıması olacaktır tabi.”
Haber: Fethi Balaman / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

