Site icon Serbest Görüş

Önkol ailesi asker ve polis baskısına maruz kalıyor


Kendilerini polis ve jandarma olarak tanıtan kişilerin tacize varan aramalarına maruz kaldığını kaydeden Firaset Özbek Önkol, baskılardan kaynaklı 16 yaşındaki oğlunun okulu bırakmak zorunda kaldığını söyledi

Amed’in Licê ilçesi Çemê Elika kırsal mahallesine bağlı Qelesî mezrasında yaşayan Önkol ailesi, asker ve polisin tacize varan aramalarına maruz kalıyor. Firaset Özbek Önkol, yıllardır devletin baskısı altında yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, “Eşim 2 yıl önce siyasi nedenlerle yurt dışına çıkmak durumunda kaldı. Eşim, yurt dışına çıktığından bu yana ikamet ettiğimiz köyün bağlı olduğu Lice İlçe Jandarması, Diyarbakır İl Jandarma ve bazı karakollardan ailece sürekli aranıyoruz ve eşimin nerede olduğu sürekli olarak bize soruluyor. Zaman zaman evimize polis baskınları da düzenlendi ve baskınlar sırasında ‘eşin nerede ve hangi numaradan irtibat kurabileceğiz’ diye sorular soruldu. Biz de her seferinde eşimin yurt dışında bulunduğunu belirtmemize rağmen bizden bu bilgiler sorulmaya ve aile üyelerimiz rahatsız edilmeye devam edildi” dedi.

Firaset Özbek Önkol, “Kızım Heval Önkol, oğullarım Barış ve Abdulaziz Önkol de sürekli olarak kendisini polis ve jandarma personeli olarak tanıtan kişiler tarafından aranarak tacize varan sorularla rahatsız edilmektedirler. Kızım Heval’ı arayan ve Diyarbakır İl Jandarma’da görevli olduğunu söyleyen kişi ‘Ben il Jandarma’dan arıyorum, babanız yurt içinde mi dışında mı, siz Diyarbakır’da mı ikamet ediyorsunuz, babanızla herhangi bir irtibatınız yok değil mi, babanıza ulaşabileceğiniz cep numarası var mı?’ gibi sorular soruyorlar. Hatta bu numarayı arayan kişiler kızıma istediğin zaman bu numarayı arayabilirsin demişler” diye konuştu.

16 yaşında okulu bırakmak zorunda kaldı

Baskılardan kaynaklı 16 yaşındaki oğlu Barış’ın okulu bırakmak zorunda kaldığını belirten Firaset Özbek Önkol, “Birkaç defa 16 yaşında olan Barış’ı birçok numaradan arayan ve kendisini güvenlik personeli olarak tanıtan kişiler ‘Baban nerede? Dışarıda sana çay ve yemek ısmarlayalım, bize yardımcı ol, babanı özlüyor musun’ gibi söylemlerde bulunmuş. Oğlum YİBO’da kalıyordu ancak sürekli olarak bu arama ve baskılardan dolayı okula devam etmek istemedi ve YİBO’da ayrıldı, okulu da bırakmak zorunda kaldı. Bundan kaynaklı oğlumun psikolojisi bozuldu. Yine diğer oğlum Abdulaziz’i de arayan kişiler eşim hakkında sorular sorarak rahatsızlık vermeye devam ediyorlar. Biz her seferinde bize ulaşan veya ev baskını yapan güvenlik personellerine eşimin yurt dışında olduğunu belirtmemize rağmen; bu baskı durumu artarak devam ediyor ve çocuklarım ile benim üzerimde psikolojik bir şiddet biçimini almıştır. Barışın konuşulduğu süreçte devletin bu tarz pratikleri sürece zarar veriyor. Bu tür baskıların son bulmasını ve bunu yapan kişiler hakkında adli sürecin başlatılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Aile, yaşananlara ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’ne başvuruda bulundu.

Haber: Fethi Balaman \ MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version