Site icon Serbest Görüş

MED TUHAD-FED yöneticisi: Cezaevleri konusunda süreci tamamlayacak politikalar geliştirilmiyor


Yürütülen süreçte cezaevlerine dair atılacak adımlar hakkında konuşan MED TUHAD-FED Yöneticisi Orhan Işık, ‘Devletin cezaevleri konusunda süreci tamamlayacak politikalar geliştirmesi gerekiyor’ dedi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın ardından başlayan süreç devam ederken, Meclis Komisyonu tarafından yapılan raporlamada dikkat çeken taleplerin başında ise cezaevlerindeki hasta tutsakların durumu ve infaz ertelemeleri oldu. Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED-TUHAD-FED) Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Işık, cezaevlerindeki denetimsizlik, hasta tutsakların tedavi engelleri, İdare Gözler Kurulları (İGK) aracılığıyla yürütülen politikalara ve barış sürecinin cezaevi ekseninde nasıl şekillenmesi gerektiğine dair konuştu.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ortaya çıkardığı sonuçlara ve cezaevi politikalarına dikkat çeken Orhan Işık, toplumun çatışmalı süreç sonrası beklentisinin barış ve çözüm olduğunu ifade etti. Orhan Işık, 40 yıllık bu süreçte cezaevlerinde çok sayıda tutsağın yaşamını yitirdiğini, yürütülen süreçte atılması gereken adımların başında cezaevlerinin iyileştirilmesi ve tutsakların bir an önce koşulsuz bir şekilde özgürlüklerine kavuşturulmasının geldiğini ifade ederek, cezaevlerinde tam tersi politikaların yürütüldüğüne dikkat çekti.

‘Gardiyanlar tarafında provokasyon söz konusu’

Cezaevlerindeki hak ihlallerine ve uygulanan özerk politikalara değinen Orhan Işık, “Özerk politikalar şeklinde, cezaevi uygulamaları farklı farklı yürütülmektedir ve hiçbir cezaevi bir diğerine benzememektedir” dedi. Orhan Işık, “Birçok cezaevinde gardiyanlar tarafından ciddi provokasyon söz konusu. Hastaneye gidiş gelişlerde, sayım esnasında, fiziki anlamda tutsaklara dönük böylesi saldırılar söz konusu. Adalet Bakanlığı’nın bile cezaevleri üzerinde ciddi anlamda bir denetimi yok” diye belirtti. Avukatlar, sivil toplum örgütleri, insan hakları kuruluşları, milletvekilleri tarafından cezaevlerine yapılan ziyaretler sonrası sorunların çözülür gibi olduğunu fakat sonrasında kendini tekrar ettiğini kaydeden Orhan Işık, Nevşehir ve Samsun’daki cezaevlerinde yaşanan saldırıları ve hak ihlallerini hatırlattı. Işık, saldırılarla birlikte tutsakların yerlerde sürüklenerek hücrelere götürüldüğünü belirtti.

‘İcraat anlamında politika geliştirilmiyor’

Kürt halkının süreç noktasında en büyük beklentisinin cezaevlerindeki tutsakların durumu olduğunu söyleyen Orhan Işık, devletin cezaevi konusunda süreci tamamlayacak politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Devletin çözüm konusunda koşulsuz şekilde hasta tutsaklar olmak üzere durumu ağır olan bütün tutsakları yönelik yeni bir yasal düzenleme yapması gerektiğini belirten Işık, “Bu konuda devletin politikalarına baktığımızda biraz da bekle-gör politikası var, yani ciddi anlamda laf üretmek var ama icraat üretme noktasında politika geliştirmesi söz konusu değil. Cezaevlerinin boşaltılması gerekirken bakıyoruz ki daha yeni yeni cezaevleri yapılıyor” diye konuştu.

‘Teslim alma dayatma politikaları uygulanmakta’

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin bakanlık tarafından çoğu zaman açıklamalarla geçiştirildiğini dile getiren Orhan Işık, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ağır hasta tutsaklar için de bu durum geçerli. Örneğin cezaevinde bir tutsak hastaneye gideceği zaman insanlık dışı, akla gelmeyecek uygulamalarla karşı karşıya kalıyor. Yine Sincan Kadın Cezaevi’nden uzun süredir tahliye olması gereken, cezasını tamamlamış birçok tutsak kadın arkadaşımız bulunuyor. Bu noktada cezaevlerinde cezaevi kurulları devreye giriyor. Geçmişte olmayan bu sistemle birlikte, şu anda 4-5 kişiden oluşan, kendi alanında uzman olmayan, sadece teknik düzeyde oluşturulmuş kurullar devreye sokuluyor. Bu kurullar 20-30 yıl cezaevinde direnmiş, gerçekten hiçbir ödün vermemiş tutsakları karşılarına aldıklarında çok rahatlıkla akla gelmeyen, mantıksız sorularla onları rencide ederek adeta teslim alma politikaları ve dayatmalar uygulanmaktadır.” 

‘Bağımsız kişiler cezaevlerinde inceleme yapmalı’

Orhan Işık, cezaevlerindeki denetim eksikliği ve son dönemde gündeme gelen uygulamalara karşı yetkililere çağrıda bulunarak, temel taleplerini sıraladı. Orhan Işık, “Cezaevleri bu son günlerde ciddi anlamda toplumumuzun, halkımızın gündeminde. En başta bağımsız kişilerin cezaevlerinde inceleme yapmaları gerekiyor. Fiziki saldırı gerçekleştiren kişiler hakkında hukuki süreç başlatılmasını istiyoruz. Eğer hukuktan bahsedeceksek, bir an önce Adalet Bakanı ve iktidar hükümeti cezaevleri noktasındaki politikalarını gözden geçirmelidir. Bu toplumda ciddi bir gerilime neden oluyor, aileleri etkiliyor. Belki bugün çok fazla ailenin sağduyulu yaklaşmasının sebebi de Sayın Abdullah Öcalan tarafından yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan inançlarındandır. Hasta tutsaklar bırakılmalıdır. Umut hakkı tanınan birçok tutsak var, umut hakkının tanınması gerekir. Cezası 30 yılın üzerinde olan birçok tutsak arkadaşımız var. Kurul tarafından sudan bahanelerle cezaları ertelenerek bırakılmama durumu söz konusu. Bir an önce bu koşulların iyileştirilip arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşması gerekir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version