MED TUHAD FED’in 4’üncü Olağan Kongresi’ne katılan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, sürecin sağlıklı ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasının zorunluluk olduğu belirtilerek, sahiplenme çağırısında bulunuldu
Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2014 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için verdiği “umut hakkı” kararı 12 yıldır uygulanmıyor. “Umut hakkı”nın yanı sıra süreç bağlamında yasal statüsü de sağlanmayan Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü; Kürtlerin en temel talebi olarak her alanda dile getiriliyor.
MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu’nun (MED TUHAD FED), “Demokratik toplumla özgür yarınları inşa ediyoruz” şiarıyla gerçekleştirdiği 4’üncü Olağan Kongresi’ne katılan siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcileri, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün bir an önce sağlanması gerektiğini belirtti.
‘Halkların özgürlüğü ve evrensel demokrasi’
Alevi Piri Süleyman Deprem, tüm dünya halklarının özgürlüğü ve evrensel bir demokrasinin oluşması anlamında elle tutulur tek yapılanmanın Kürt Özgürlük Hareketi ve Abdullah Öcalan olduğunu dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın tutsaklığını “emperyalist sistemin bir projesi” olarak tanımlayan Deprem, “Ancak şu fark edildi ki, ne yaparlarsa yapsınlar bir halkın özgürlük çıkışı engellenemez. Bunu da gördüler. Bu vesileyle Abdullah Öcalan’ın yasal anlamda bile tutukluluk süresinin sona ermesine rağmen bırakılmaması bilinçli bir sindirme politikasıdır. Bu politika aşılacaktır. Buna şüphem yoktur. Bizler bu mücadeleyi sahiplendiğimiz sürece bu süreç aşılacaktır. Bu anlamıyla bir an önce ortak yaşamın, evrensel dayanışmanın ve sosyalist literatürün gündeme getirilmesi artık kendini tüm dünyada zorunlu bir konuma getirmiştir. Bugüne kadar zulümle kendilerini var kılmaya çalışan iktidarların iktidarları da artık çökme aşamasına gelmiştir. Burada demokratik, birlikte yaşamın öneminin kavranılması ve bu anlamda da bir an önce Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması bir zorunluluktur” şeklinde konuştu.
Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) üyesi Mehmet Hamdi Kaya, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorunun çözümünün önünü açtığını dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın kendileri ve Ortadoğu halkları için çok önemini belirten Kaya, “Abdullah Öcalan özgür olmadığı sürece süreç kesinlikle başarıya ulaşmaz. Başkanımız (Abdullah Öcalan) bu 50 yılda bizi masaya oturttu. Başkanın özgürleşmesi için onu korumalıyız. Halk olarak onun korumalığını yapmalıyız. Özgürlük bir kerede olmuyor” dedi.
‘Barışın anahtarı başkanın elinde’
Tutsak yakını Fince Akman ise, Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük hareketinin süreç bağlamında attığı adımları hatırlatarak, istenilen her şeyi yaptıklarına fakat devletin adım atma noktasında yavaş ilerlediğine dikkat çekti. Sürecin bozulmasını istemediklerini belirten Fince Akman, “Şimdi askerlerin, polislerin, gerillaların cenazeleri yok. Artık annelerin gözyaşı akmıyor. Ama bir kere daha diğer yıllar gibi katliamlar, ölümler, zulüm olsun istemiyoruz. Kürt Halk Önderi özgür olursa inanıyoruz ki hiçbir sorun, eksiklik kalmayacak. Barışın anahtarı Başkanın elinde. Devlet elini hızlandırsın, bu süreci geriye atmasınlar. Sürecin bozulmasını, gençlerimizin ölmesini istemiyoruz. Onurlu bir barış istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Rezan (Bağlar) İlçe Eşbaşkanı Burhan Turan, “Başkan özgür olmadan, Kürt halkı da Türk halkı da özgürleşmez. O özgürleşmeden hiçbir şey yapamayız, mümkün değil. Başkanımız ne derse onun yolundayız” dedi.
‘Umut hakkı sağlanmalı’
Akdeniz Adana Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AATUHAY-DER) üyesi Zahir Akalın, savaşın durmasından kaynaklı hem Kürtlerin hem de Türklerin süreç için mutlu olduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın üzerine düşeni yaptığını dile getiren Akalın, buna karşı devletin yasal anlamda atması gereken adımları atmadığını kaydetti. Akalın, “Bir buçuk yıl geçti, hiçbir adım atılmadı. Artık bu halkın umudu yavaş yavaş kırılıyor. Öncelikle atılması gereken adım “umut hakkı”nın sağlanması, Abdullah Öcalan’ın şartlarının değiştirilmesi. Bu süreci ileriye taşıyabilmesi için şartlarının değişmesi gerekiyor. Ama maalesef bugüne kadar bu tecrit kalkmamış ve biz bunu kabul etmiyoruz. Bir an önce Sayın Öcalan’ın koşulları değiştirilmeli. Özgürlük şartları içinde, halkının içinde bu süreci yürütmeli” diye konuştu.
‘Halkların önderine sahip çıkması gerekiyor’
Abdullah Öcalan özgür olmadıkça halkın da özgür olamayacağını söyleyen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Rezan İlçe Eşbaşkanı Nurşin Ak, “Bunun için tüm halkların birleşip, Önderine sahip çıkması gerekiyor. Ve Kürt birliği dediğimiz şeyi sağlamamız gerekiyor. Ancak böylelikle kendi Önderimizin elini o masada güçlendirebiliriz, bu şekilde Önderliğimize sahip çıkabiliriz. Başmüzakereci kendisi olduğu için ancak kendisi özgür koşullarda olduğunda süreç bir yere varabilir. Yoksa o zindan koşullarında mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

