KCK, 1 Mayıs dolayısıyla açıklama yayımladı. Açıklamada, ‘2026 1 Mayıs’ı Kürt halkı ile Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerinin Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak tutum ve mücadele içinde olduğu gün olmalıdır. Bunun için de 2026 1 Mayıs’ı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının sahiplenildiği, bunun için ortak mücadele iradesinin ortaya konulduğu bir platform haline getirilmelidir’ denildi
KCK, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü vesilesiyle açıklama yayımladı. “Halkların zamanı” vurgusunun yapıldığı açıklamada, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da sürdürülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekildi; Ortadoğu’nun ise çok boyutlu bir savaşın gölgesinde yeniden şekillendiği ifade edildi.
Açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na vurgu yapılarak bu çağrının yalnızca Kürt halkına değil, Türkiye halklarının tümüne yönelik olduğu belirtildi. KCK, 2026 1 Mayıs’ının Kürtler ve Türkiye’deki demokrasi güçlerinin ortak tutum sergilediği tarihi bir güne dönüşmesi gerektiğini belirtti.
KCK’nin açıklaması şöyle: “Tüm emekçilerin, kadınların, gençlerin ve halkların 1 Mayıs Dayanışma ve Mücadele Günü’nü kutluyoruz. Emekçiler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere halklarımızın kapitalist moderniteye, tüm baskıcı güçlere karşı mücadelesini 1 Mayıs coşkusuyla selamlıyoruz. Başta 1977 1 Mayıs şehitleri olmak üzere 1 Mayıs’ı bugünlere getiren tüm şehitleri minnet ve saygıyla anıyoruz.
‘Halkların zamanı’
Bu 1 Mayıs’a, Türkiye ve Bakurê Kürdistan’da Barış ve Demokratik Toplum Süreci içinde giriyoruz. Ortadoğu’da ise bölgenin siyasi olarak yeniden düzenlendiği 3. Dünya Savaşı’nın yoğunluğu içinde giriyoruz. 2026 yılında Ortadoğu ve dünyada savaşın çok boyutlu geçeceği görülmektedir. Türkiye ve Kürdistan’ın geleceğinin ne olacağı da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ve 3. Dünya Savaşı’nın durumuna bağlı olacaktır. Kuşkusuz bunda halklarımızın mücadelesinin belirleyici etkisi olacaktır. Artık dünya ve Ortadoğu’daki siyasi dengeleri tek başına hegemonik güçlerin belirlediği bir gerçeklik yoktur. İnsanlığın geleceğini hem dünyada hem de Ortadoğu’da halkların mücadelesinin belirleyeceği bir zaman içindeyiz. Buna halkların zamanı, diyoruz.
Kürt halkı artık 100 yıl önceki Kürt halkı değildir. Özellikle son 50 yıldaki mücadelesiyle başta Bakurê Kürdistan olmak üzere Kürdistan’ın 4 parçasında ve yurtdışında Kürtler önemli bir siyasi toplumsal güce ulaşmışlardır. Artık örgütlü olan bir Kürt toplumsal gerçeği vardır. Bu konumlarıyla Ortadoğu’daki siyasi gelişmeleri etkileyen bir güce ulaşmışlardır.
Kürt halkı 1 Mayıs’ı böyle bir örgütsel ve politik gücüyle karşılamaktadır. Kürt halkı 1 Mayıs’ın ruhunda olan halkların kardeşliği anlayışı ve demokratik ulus çizgisinde ortak mücadele geliştirerek demokratik Türkiye ve demokratik Ortadoğu’yu yaratmayı amaçlamaktadır. Kürt sorununun demokratik çözümü için demokratikleşmeyi önemli görmektedir. Rêber Apo bu anlayışla 27 Şubat 2025 günü Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaparak demokratik Türkiye’nin gerçekleşmesinin doğrultusunu ortaya koymuştur. 27 Şubat çağrısı Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi programı niteliğindedir. Bu çağrının muhatabı sadece Kürt halkı değildir; aynı zamanda Türkiye halklarıdır. Bu açıdan Türkiye demokrasi güçlerinin de barış ve demokratik toplum programının başarısı için çalışma sorumluluğu vardır.
Ortak mücadele çağrısı
2026 1 Mayıs’ı Kürt halkı ile Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerinin Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak tutum ve mücadele içinde olduğu gün olmalıdır. Bunun için de 2026 1 Mayıs’ı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının sahiplenildiği, bunun için ortak mücadele iradesinin ortaya konulduğu bir platform haline getirilmelidir. Barış ve demokratik toplum mücadelesi aynı zamanda demokratik toplum sosyalizmi mücadelesidir. Rêber Apo, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı demokratik sosyalist anlayışla yapmıştır. Demokratik toplum sosyalizmi çizgisi Rêber Apo’nun böyle bir çağrı yapmasını sağlamıştır. Rêber Apo 1 Mayıs’ın ruhunda olan değerleri; demokratik sosyalizm anlayışı ve Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile yaşamsallaştırmak istemektedir.
2026 1 Mayıs’ı Türkiye halkları için tarihi bir fırsattır. Kürt halkıyla Türkiye’nin tüm demokrasi güçleri 1 Mayıs alanlarında Kürt sorununun çözümünü ve Türkiye’nin demokratikleşmesini hedefleyen barış ve demokratik toplum programına sahip çıkar ve ortak mücadele iradesi gösterirlerse 2026 1 Mayıs’ı tarihe demokrasi ve özgürlüğü sağlayan bir gün olarak geçecektir. Bunun için tüm Kürtleri Newroz ruhuyla Türkiye halklarıyla birlikte 1 Mayıs meydanlarını doldurmaya, demokratik toplum sosyalizminin gerçekleşmesini sağlayan bir mücadele bayrağını açmaya çağırıyoruz.
Bijî Yek Gûlan, Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Halkların Kardeşliği ve Ortak Mücadelesi!
Yaşasın Demokratik Toplum Sosyalizmi!”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

