Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu’ndan Jane Morrice, barışın sadece silahların susması ile inşa edilmeyeceğini belirterek, ‘Barış çok daha geniş bir uzlaşmayı ve bütünleşmeyi kapsar’ dedi
Kökenleri 16. yüzyılın başlarına dayanan ve 1916’da kurulan İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) bağımsızlık mücadelesiyle daha da görünür hale gelen Kuzey İrlanda sorunu, 10 Nisan 1998’de (Good Friday/ Hayırlı Cuma) Belfast Anlaşması’yla çözüme kavuştu. Anlaşma sonrası Ekim 2001’de, IRA silahsızlandırmaya başlandı. IRA, 20 Temmuz 2005’te silahları tamamen bıraktıklarını duyurdu. 2007’de ise Kuzey İrlanda’da katolikler ve protestanlar arasında ortak bir hükümet kuruldu.
Çatışma çözümü sürecinde yer alan isimlerden birisi olan Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu Kurucu üyesi ve eski Meclis Başkan Vekili Jane Morrice, barışın sadece silahların susması anlamına gelmediğini vurguladı.
Jane Morrice, üniversiteyi bitirdikten sonra İrlanda’dan ayrılmak zorunda kaldı ve 10 boyunca Avrupa’da yaşadı. 1986’da geri dönen Jane Morrice, BBC muhabiri olarak çalıştı ve savaşın yıkıcı yüzüyle karşılaştı.
Jane Morrice’yi barış mücadelesine iten olay ise, 1987 yılında röportaj yaptığı sırada yaşanan patlama oldu. Jane Morrice, söz konusu olaydan sonra gazeteciliği bırakarak, barış sürecine dahil oldu.
Kadınların oluşturduğu parti
Amed’de geçtiğimiz günlerde yapılan “Kadınlar Barışı Konuşuyor” etkinliğine katılan Jane Morrice, barış süreçlerinde kadınların rolüne dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu. Jane Morrice, “Kurucusu olduğum Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu, hem benim için hem de Kuzey İrlanda için çok önemli bir örnekti. Bildiğim kadarıyla, dünyada ilk kez sadece kadınların oluşturduğu bir parti kurduk. Herhangi bir etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeden, yalnızca kadınların bir araya geldiği bir yapı oluşturduk” dedi.
‘İnanılmaz bir enerji var’
Barış görüşmelerinde yer aldığına dikkati çeken Jane Morrice, “25 yıldır süren şiddet olaylarından çok bunalmıştık ve barış görüşmelerinin bir parçası olmak istiyorduk. 6 haftada bir parti kurduk ve bu süreçte dokuzuncu sıraya yerleştik. 6 haftalık çabamızla iki temsilcimizi barış sürecinin bir parçası haline getirmeyi başardık. Böylece kadınların barış süreçlerine katılımının ne kadar önemli olduğuna dair güçlü bir örnek ortaya koyduk. Bu dönem hem benim için hem de Kuzey İrlanda için çok değerliydi” diye konuştu.
Jane Morrice, Türkiye’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret ederek, “Kadınların bu meseleye ne kadar yoğunlaştığını, kendilerini ne kadar adadıklarını ve ne kadar profesyonel bir yaklaşım sergilediklerini gözlemledim. İnanılmaz bir enerji var. Barış süreçlerini başarıya götürecek en önemli etkenlerden birinin bu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘Barış sadece çatışmaların bitmesi değildir’
Jane Morrice, “Herkesi kapsayan bir örgütlenme, herkesin sesinin duyulması, karşılıklı saygı ve karşılıklı tanınma büyük önem taşıyor. Burada asıl önemli olan, barış görüşmelerinin resmi olarak başlaması ve tüm tarafların bu süreçte temsil edilmesidir. Aynı zamanda bağımsız tarafların da bu görüşmelerde yer alması büyük önem taşır” dedi.
Barışın sadece silahların susması ile inşa edilmeyeceğini belirten Jane Morrice, şunları kaydetti:
“Pek çok insan barışı yalnızca çatışmanın sona ermesi olarak tanımlıyor. Oysa barış çok daha geniş bir uzlaşmayı ve bütünleşmeyi kapsar. Bu nedenle barışı sadece çatışmaların bitmesi olarak değil, çok daha fazla unsuru içine alacak şekilde düşünmek gerekir.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

