Gülistan Doku soruşturmasında birinci ve baş şüpheli olan ve hakkında soruşturma başlatılan dönemin valisi Tuncay Sonel, açığa alındı
Gülistan Doku dosyası kapasında 13 Nisan’da dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Günlerdir açığa alınarak, tutuklanması yönünde çağrılar yapılan Tuncay Sonel, hakkında başlatılan soruşturmanın ardından açığa alındı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Sonel hakkında “suç şüphesine ulaşıldığını” belirterek, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazdı. Sonel’in “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından gereğinin yapılması için işlem başlatıldı. Yazıda, Sonel’in oğlunun “kasten insan öldürme”, “cinsel saldırı” ile “suç delillerinin gizlenmesi ve yok edilmesi” suçlarından gözaltında bulunduğuna dikkat çekildi.
Yazıda şu ifadelere yer verildi:
“Ekte sunulan bilgi ve belgelerden mevcut delil durumu itibarıyla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığınızca, Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere gereğinin takdir ve ifası rica olunur.”
Görüntüler savcıya ulaştırılmadı
Öte yandan soruşturmaya dair yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor. Ortaya çıkan belgeler, soruşturmanın neden jandarma tarafından yürütüldüğüne de açıklık getiriyor. Belgelere göre, savcı delil sayılan birçok görüntüyü polisten istedi ancak bunlar savcıya ulaştırılmadı. Polis Engin Yücer’in ikamet ettiği apartmanın giriş kapısı görüntülerinin olmadığı, var olan bir görüntünün de çok uzak olduğu ve apartmana giren çıkan şahısların kimliğinin tespit edilemediği belgeler arasında yer aldı.
Ayrıca dosyada Dêrsim-Xarpêt istikametinin üniversite ve FEDAŞ PTS kayıtlarında geçen araç sürücülerinin araç tespiti yapıldığı fakat bu tespitlerin savcının istediği saatler aralığında olmadığı ortaya çıktı. Savcının istediği saatler dilimi 11.00 ile 16.00 arası iken polislerin saat 16.00 ile 17.00 arasındaki görüntüleri savcılığa gönderdiği tespit edildi.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

