Site icon Serbest Görüş

DEM Parti Gençliği Brüksel’de konuştu: Demokratikleşme için süreç fırsattır


Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen konferansta konuşan DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Rezan Kağanarslan, Türkiye’nin demokratikleşmesinin Kürt sorununun çözümüyle mümkün olacağını söyledi. Kağanarslan, yürütülen sürecin gençler ve demokratikleşme açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti

Avrupa Parlementosunda Sosyalist Demokrat Grup çağrısıyla düzenlenen “Yeni nesil için Avrupa Birliği (AB) genişlemesi: Gençleri güçlendirmek” başlıklı konferans Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirildi. Tolantıya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi üyesi Rezan Kağanarslan’ın yanı sıra AB aday ülkeleri; Sırbistan, Kuzey Moldova, Ukrayna, Kosova, Gürcistan, Bosna Hersek, Arnavutluk ve Türkiye’den sosyalist demokrat partilerin gençlik yapıları katıldı.

AB Türkiye raportörü Sanchez’in de katıldığı oturumda Dem Parti Gençlik Meclisi adına söz alan Rêzan Kağanarslan, Avrupa Birliği’nin genişlemesinden bahsedilerken sınırların, ticari anlaşmaların, gümrük tarifelerinin ve askeri kapasitenin değil, demokratik değerlerin yayılmasının anlaşılmasının önemli olduğunu söyledi. Demokratik değerlerin müzakere ve adaylık süreci ile yayılmasının mümkün olduğunu fakat aday ülkelerde değerleri kalıcalaştıracak esasların güçlü demokratik güçlere sahip olmak olduğunu vurgulayan Kağanarslan, 1999 yılından bu yana aday statüsünde olan Türkiye’nin birçok kriteri karşılasa dahi karşılamadığı kriterlerin güvenlik merkezli bakıştan kaynaklandığını belirtti. Söz konusu güvenlik merkezli bakış açısının da Kürt sorunu çözülmeden aşılmayacağını belirten Kağanarslan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük bir şans olduğunu ifade etti.

Kürt sorunu devlet nezdinde politik bir karakter kazandı

PKK’nin Abdullah Öcalan’ın çağrısına olumlu yanıt vererek kendini feshettiğini, silahlarını yaktığını ve tüm silahlı güçlerini Türkiye’den çekerek süreci ileriye taşıdığını belirten Kağanarslan, bu adımlara karşılık ise Türkiye’nin Meclis Komisyonu’nu kurarak cevap verdiğini, bu adımla beraber de Kürt sorununun devlet nezdinde politik karakter kazandığını belirtti. Meclis komisyon raporunun devletin güvenlikçi bakış açısını itiraf ettiğini belirten Kağanarslan, Kürt sorununun çözümü için aralarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uyulması önerisinin de yer aldığı önerilerde bulunduğunu ifade etti.

Süreç Türkiye’nin demokratikleşmesi için önemli bir fırsat

Gençlerin, savaşın yarattığı militarizm, ahlaki ve ekonomik çöküşten, göçten ve işsizlikten etkilenenler arasında yer aldığını ve Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreci sonuna kadar desteklediğini vurgulayan Kağanarslan, sürecin bir son nokta olmadığını ve demokratik güçler ile devlet gücü arasında bir bilek güreşi olduğunu vurguladı. Rojava protestolarında gözaltına alınan 850 kişiden 118 gencin tutuklandığını hatırlatan Kağanarslan, Newroz kutlamalarına katılanların büyük kısmının sürece desteğini vurguladığını fakat devletin bu deteğe 253 gözaltı ve 68 tutuklama ile cevap verdiğini belirtti. Sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesi için değerli bir fırsat olduğunu ve demokratikleşme için kapının açıldığını belirten Kağanarslan, bu kapının açık kalması ve genişletilmesi için emek ve bedel vermeye hazır olduklarını da ekledi.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version