Meral Danış Beştaş, Gülistan Doku davasında o döneme ait emniyet yetkilileri, yargı mensupları ve İçişleri Bakanlığı hakkında soruşturma başlatılması çağrısında bulunurken ‘O dönem kaç tane cinayet ya da kayıp vakası bu şekilde kapatılmaya çalışıldı?’ diye de sordu
HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, İlke TV’de Dilek Odabaş’ın sunduğu Konuşma Zamanı programına konuk oldu. Gülistan Doku soruşturmasını ve davanın seyrine ilişkin kaygılarını paylaşan Beştaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e doğrudan çağrıda bulundu.
Beştaş, o dönemin emniyet yetkilileri ve yargı mensupları başta olmak üzere dönemin başsavcısı ile İçişleri Bakanlığı hakkında mutlaka soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak “Kamuoyunun merak ettiği sorular kendilerine yöneltilmelidir” dedi. “O dönem kaç tane cinayet ya da kayıp vakası bu şekilde kapatılmaya çalışıldı?” diye de sordu.
Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğunu hatırlatan Beştaş, “Süleyman Soylu’nun açıklaması, hâlâ bu meselede aklama mantığından vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Kendisi de o dönemin valisinin üstü konumunda” dedi.
Dönemin savcılarının tutumuna da işaret eden Beştaş, şunları söyledi:
“Tutuklama var ama o dönemin savcıları ne iş yapıyordu? Yani mesela bunu çok tartışmıyoruz. O dönemin başsavcısı bu kayıp kameralı görüntülerinin peşine neden düşmedi? Neden sim kartının peşine düşmedi? Neden arkadaşlarına, ilgili ismi geçen herkesi dinlemedi? Yani neticede bir ceza soruşturmasından söz ediyoruz ve bu ceza soruşturmasında belli ki o dönemin yargı mensupları da bu işin bir yerinde.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in daha önce “Ucu nereye dokunursa dokunsun aydınlatılacak” şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Beştaş, “Gülistan Doku meselesinde ucu nereye dokunursa dokunsun sözü çok önemlidir. Zaten ucu bir yerlere dokunduğunda soruşturmadan vazgeçilecekse, failler aranmaktan vazgeçilecekse o soruşturma kadük kalır” diyerek Gürlek’i bu sözünü hayata geçirmeye çağırdı.
‘Şiddetle Mücadele Yılı ilan edilsin’
Kadına yönelik şiddet meselesine de değinen Beştaş, hükümetin ilan ettiği “Aile Yılı” uygulamasını eleştirerek bunun yerine “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Yılı” ilan edilmesi gerektiğini savundu. “Vahim bir katliamı getirip ‘sadece aileyle çözeriz’ demek politik bir tercihtir. Eğer bir kırım varsa bunlar politik meselelerdir” diyen Beştaş, çocuk yaşta evlilikleri teşvik eden söylemleri de sert bir dille reddetti.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

