Site icon Serbest Görüş

Amara Festivali: Öcalan’ın önderliğinde özgürlüğümüzü kazanacağız


‘Özgür Önderlikle Demokratik Ulusal Birliğe’ şiarıyla düzenlenen Amara Festivali kapsamında Cûrnê Reş’te ağaç dikimi ardından, şölen gerçekleştirildi. Şölende konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ‘Öcalan’ın önderliğinde mücadelemizi kazanacağız. Özgürlüğümüzü kazanacağız’ dedi 

Riha (Urfa) Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde “Özgür Önderlikle Demokratik Ulusal Birliğe” şiarıyla başlatılan Amara Festivali kapsamında, Cûrnê Reş’te (Hilvan) ağaç dikimi yapıldı. Ağaç dikimi, Bahçelievler Mahallesi Rîya Bêl yolunda yapıldı. Dikimine, Demokratik Böleler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Barış Anneleri Meclisi, Kadim Topraklarda Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği (KAT-DER), Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Riha şubeleri, Özgür Kadın Hareketi (TJA) temsilcileri, Cûrnê Reş Belediyesi Eşbaşkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Ağaç dikiminin ardından Amara Festivali’nin deklarasyonu açıklandı. “Amara Festival Günleri” pankartının açıldığı deklarasyon açıklamasının Kürtçesini DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü, Türkçesini ise KAT-DER Riha Şube Eşbaşkanı Erhan Akyılmaz yaptı. Deklarasyonda, “Bu topraklar insanlık tarihinin başlangıç noktası, toplumsal yaşamın ilk örgütlenme alanı, üretimin, inancın ve anlamın kök saldığı ana rahmidir. Ancak aynı topraklar, tarih boyunca iktidar aklının, tahakkümün, sömürünün ve inkarın en çıplak biçimde örgütlendiği bir coğrafya haline getirilmiştir. Halkların kimliksizleştirildiği, emeğin gasp edildiği, doğanın talan edildiği, kadının toplumsal öncülüğünün kırılmaya çalışıldığı bu süreç, yalnızca bir tarihsel sapma değil, sistematik bir uygarlık krizidir” denildi.

‘Demokratik toplum örgütlü halkla inşa edilir’ 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile toplumsal yeniden doğuşun özdeşleştirildiği deklarasyonda, “Sayın Abdullah Öcalan’ın Amara’da doğuşu, bu anlamda yalnızca bireysel bir doğum değil; halkların özgürlük arayışının, eşitlik mücadelesinin ve demokratik toplum iddiasının tarihsel bağrından bir kopuş ve bize geliş anıdır. Bu çıkış, Sayın Abdullah Öcalan’ın ifadesiyle ‘Prometheus’lara bedel bir kavgayı göze alan ve dünyayı karşısında bulan’ iradenin somutlaşmasıdır. Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği paradigma, Ortadoğu’nun binlerce yıllık insani çelişkilerine karşı geliştirilmiş en kapsamlı demokratik çözüm perspektifidir. Bu nedenle sayın Abdullah Öcalan, yalnızca bir düşünce insanı değil; halkların kaderine yön veren tarihsel, siyasal bir irade ve çözüm gücüdür. Bu iradenin perspektifi, başta Kadınlar olmak üzere binlerce yıllık kölelik düzenine karşı ‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesiyle bu paradigmanın öncü gücü haline gelmiş; gençlik ise sistemin çürütücü kuşatmasına karşı, direnişi örgütleyen, dinamizmiyle mücadeleyi büyüten tarihsel bir rol üstlenmiştir. Kadınlar yaşamı yeniden kuran, toplumsal dönüşümü örgütleyen ve özgürlüğü somutlaştıran kurucu bir irade olarak sürecin merkezinde yer alırken; gençlik de değişimin taşıyıcı gücü olarak ahlaki politik yaşamın inşasında öncü bir rol oynamaktadır. Kadınların ve gençliğin örgütlü mücadelesi, demokratik toplumun hem güvencesi hem de sürekliliğinin temel dinamiğidir. Demokratik toplum, ancak bu iki temel dinamiğin öncülüğünde ve örgütlü halk iradesiyle inşa edilebilir” ifadelerine yer verildi.

‘Sayın Öcalan çözümün güvencesidir’

Dünya ölçeğinde ve özellikle Ortadoğu’da yaşanan insani ve toplumsal trajedilere dikkat çekilen deklarasyonda, şu ifadeler kullanıldı: Kapitalist modernitenin sistemsel krizi toplumsal ve insani yaşam üzerindeki derinleştirici etkisini artık açıkça ortaya koymaktadır. Bu trajediye bir yanıt olarak özellikle Rojava’da inşa edilen demokratik model; halkların doğrudan katılımına dayanan, kadın özgürlüğünü esas alan ve çok kimlikli, çok inançlı toplumsal yapıyı güvence altına alan somut bir alternatif olarak tarih sahnesindeki yerini aldı. Bu model, hegemonik güçlerin sistematik tüm saldırılarına rağmen ayakta kalmayı ve halkların ortak direnişiyle kendini savunabilmeyi başarmıştır. Bu gerçeklik bir kez daha göstermiştir ki, halkların örgütlü birliği ve ortak iradesi, her türlü hegemonik gücün planlarını boşa çıkarabilecek yegane güçtedir. Bu tarihsel eşikte, Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği Barış ve Demokratik Toplum perspektifi, yalnızca bir çözüm önerisi değil, aynı zamanda bölgenin ve dünyanın geleceğini belirleyecek stratejik bir yol haritasıdır. Bu sürecin ilerlemesi; Sayın Öcalan’ın siyasal statüsünün tanınmasına, fiziki özgürlüğünün sağlanmasına ve müzakere koşullarının eşit, güvenli ve kurumsal bir zemine kavuşturulmasına bağlıdır. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, halkların özgürlüğüdür; onun statüsü, demokratik çözümün temel güvencesidir.”

Açıklamanın ardından kitle Riya Bêl’de “Bê Serok jiyan nabe”, “Bijî Serok Apo” ve “Rojbûna te pîroz be ey Serok Apo” sloganları ile yürüyüş düzenledi.

Cûrnê Reş’te şölen 

Ardından, Cûrnê Reş’te ilçe merkezinde bulunan Cuma Pazarı alanında şölen düzenlendi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan da katıldı.

7’den 70’e yüzlerce kişi sarı, kırmızı ve yeşil renkli flamalarla alanı doldurdu. Ulusal kıyafetleriyle halaya duran yüzler, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Rojbûna te pîroz be ey Serok Apo” sloganları attı. “Halillerin, Sultanların, Cumaların, Salihlerin, Nûjiyanların ve kahramanların ruhuyla; Mazlum’un ateşiyle Özgür Önderliğe” ve “Statûya Kurdî perwerdehîya Kurdî” pankartları alana asıldı.

‘Özgürlüğümüzü kazanacağız’  

Şölende konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, festivalin startını verdiklerini belirterek, “Sayın Öcalan’ın doğum günü bütün Kürt halkı için kutlu olsun. Özgürlük isteyen Kürdistan halkına kutlu olsun” dedi. Kürdistan ve dünyanın dört bir yanındaki Newroz kutlamalarına dikkat çeken Bayındır, “Direnişle haykırıyoruz. Özgürlüğümüzün mücadelesini veriyoruz. Bugünde direnişin kaynağından sesleniyoruz; Sayın Öcalan ve Kürdistan’ın özgürlüğüne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kürt halkı büyük bedel, mücadele ve direnişle varlığını gösterdi. Kürtler artık statüsünü ve özgürlüğünü istiyor. Kimse Kürtleri öteleyemez. Kimse Kürtlere köleliği dayatamaz. Çünkü Önder Öcalan mücadelenin başında bir şey dedi; ‘Kimsenin adını söyleyemediği bir halkın mücadelesini verdik’ dedi. Öcalan’ın önderliğinde mücadelemizi kazanacağız. Özgürlüğümüzü kazanacağız” diye konuştu.

‘Kürtlerin direnişini kahramanları yazdı’

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 77’nci yaş gününe dikkat çeken Keskin Bayındır, “Önder Öcalan’ın 77’nci doğum günündeyiz. 77 yıl Kürt halkı için çok önemlidir. Her bir yıl Kürt halkı için ayrı bir yıldız oldu. Bunun için onurluyuz. Önder Öcalan’ın 77’nci yaşını gururla kutluyoruz. Bin yılda geçse Kürt halkı önder sahibidir. Kendi özgürlüğü için her zaman ayaktadır. Kazanacağız çünkü Kürtlerin direnişini kahramanları yazdı. Cûrnê Reş’te Öcalan’ın yoldaşlığını yaptı. Cumalar, Haliller, Mazlumlar gibi onlarca Öcalan’ın yoldaşları bu kutsal topraklardan çıktı. Halkı için direndi. Sonuna kadar halkımızın özgürlüğü için direneceğiz. Bu bizim için büyük bir mirastır. Kahramanlarımıza minnettarız. Onların verdiği direniş ve mücadeleyle bugünlere geldik” ifadelerini kullandı.

‘Sayın Öcalan’ın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür’  

Milyonlarca insanın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için sesini yükselttiğini dile getiren Keskin Bayındır, “Newroz meydanlarında 60 milyon Kürt, Önderleri Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt halkı için seslerini yükseltti. Devlet ve egemenler Öcalan’ın statüsüne yanlış yaklaşmasın. Kürt halkı 60 milyon kişiyle Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görüyor. Sayın Öcalan’ın statüsü Kürt halkının statüsüdür. Eğer devlet ve egemenler doğru yaklaşacaksa ilk adres İmralı adasıdır. Kürt halkı, artık İmralı zindanını kabul etmiyor. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü Kürdistan halkının özgürlüğüdür” şeklinde konuştu.

Ulusal birliğe de değinen Bayındır, son olarak şunları söyledi: “Kürt halkı son Newroz’da önemli bir mesaj verdi. Bizlerin özgürlüğümüze ulaşabilmemizin en önemli konağı 4 parça Kürdistan’da birliğimizi sağlamamızdır. İttifakımızla ulusal özgürlüğümüze ulaşacağız. Birlik ve örgütlülük içinde Sayın Öcalan’ın öncülüğünde özgürlüğümüze ulaşacağız.”

Keskin Bayındır’ın konuşmasının ardından Sanatçı Aylin Demirkaya ve Sipan Xelat sahne aldı. Şölene katılanlar hep birlikte “Herne pêş” marşını okudu.

Şölen, halaylarla son buldu.

Kaynak: MA 

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version