Site icon Serbest Görüş

Veysi Aktaş: Önderliğin koşulları demokratik müzakereye uygun hale getirilmeli


Wan Newrozu’nda konuşan Veysi Aktaş demokratik müzakere yöntemlerinde tarafların eşit koşullara sahip olması gerektiğini belirterek, ‘Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kalacağı yerin statüsünün belirlenmesi elzemdir. Devlet ve iktidara düşen önderliğin koşullarını demokratik müzakereye uygun hale getirilmesidir’ dedi

Demokratik müzakere yöntemi, taraflar arasında temel yöntem olarak belirlenmişse olması gereken tarafların eşit koşullara, şartlara ve özgürlüklere sahip olunması olduğunu aktaran Veysi Aktaş, “Bunun için Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kalacağı yerin statüsünün belirlenmesi elzemdir. Devlet ve iktidara düşen; bölgedeki gelişmeleri de gözeterek, önderliğin koşullarını demokratik müzakereye uygun hale getirilmesi için elini çabuk tutmasıdır.

“Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla yapılan ve yüzbinlerin katıldığı Wan Newrozu’nda Koma Rojhilat’ın ardından dün Amed Newrozu’nda açıklanan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajını Kevser Akçelik okundu.

Ardından Veysi Aktaş bir konuşma yaptı. Wan’ın seçim sonuçlarının İmralı’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın gündemine geldiğini ve tarihi olarak vurguladığını söyleyen Veysi Aktaş şunları söyledi:“2024’te yapılan yerel seçimde Wan’da kazanılan başarı, seçim gündeminin temel konusu oldu. 14 belediyenin alınması tarihi önemdeydi. Bu sonuç sadece Wan’ı değil, Serhat bölgesini ve hatta tüm bölgeyi etkileyecek değerdeydi. Basit bir sonuç değil, Wan halkının kaderini değiştirme iradesiydi. ‘İmkansız, yapamazlar; güç dengesi buna izin vermez’ dediler. Ancak Wan halkı bütün bu hesapları bozdu. Bu zafer, devlet olanaklarının gücüyle değil; inancın ve halkın özgür iradesinin kazandığı bir zaferdi. Kendi değerleri ve önderliği için örgütlü bir halkın iradesinin zaferiydi. Bu başarı birçok şeyi gösterdi. Şartlar aleyhte olsa da, dezavantajlar bulunsa da halk isterse en olumsuz koşullarda bile başarı elde edebilir” dedi.

‘Wan halkı tarihte kazandı’  

Son sözü halkın söyleyeceğini ve Wan halkının son sözü söylediğini belirten Veysi Aktaş, “Sandıkta değil, tarihte kazandı. Demek ki irade varsa engeller aşılabilir; halk varsa umut vardır. Wan halkının başardığı siyasal bir mucizeydi. Statükoya karşı halkın tarihsel yanıtıydı. Bir yanda devasa bütçeler, medya gücü ve devlet imkanları vardı. Öte yandan Wan halkının iradesi, inancı ve emeği vardı. Bir gönüllü halk ordusu vardı. Wan halkı, doğru, demokratik ulusal birliğin de yolunu açtı. Sadece belediyeleri kazanmadı, küslükleri bitirdi, istenirse çelişkileri bitirebileceğini, yapay ve basit sorunları aşabileceğini de gösterdi. Cebi dolu olanların değil yüreği ve beyni büyük olanların zaferini geliştirdi. Norm dışı güçler normal yoldan kazanamadığını devlet zoru ve imkanlarıyla gasp etmek istedi. Ancak Wan halkı yine susmadı; baskılara rağmen boyun eğmedi. Emekle ve örgütlülüğüyle kazandıklarını koruma iradesini ve kararlılığını açıkça ortaya koydu” diye konuştu.

‘Jİn jiyan azadî’ çizgisi  

Özellikle kadın gücünün ve iradesinin de önemine dikkat çeken Veysi Aktaş, “Hareket tarihimizde bu irade ve güç kadın ve gençlik öncülüğünde gelişti temel faktör haline geldi. Kadın ve gençliğin öncülük ettiği mücadele her zaman dinamikliğini koruyarak ileriye doğru hamlesel çıkışlar yaptı. Biliyoruz ki devrimimizin güvencesi ve dinamiği bu iki gücün ortaya çıkardığı sinerjinin toplumsal ifadesidir. Yeni sürecin başarısı ‘jin, jiyan, azadî’ çizgisi temelinde daha da gelişerek görkemli bir başarıya imza atacaktır” dedi.

‘Barış ve Demokratik Toplum’ 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Veysi Aktaş şöyle devam etti: “27 Şubat 2025 bildirisiyle gelişen barış ve demokratik toplum süreci, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan tarafından sonuçlandırılmak ve halkların özgürlük kardeşliği temelinde bir çözüme kavuşturulmak isteniyor. Emperyalist oyunları ve hesapları boşa çıkarmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. Mevcut cumhuriyeti ve toplumu demokratikleştirerek süreci demokratik bir anayasa ile tamamlamak istiyor. Örgütlü halkların kuracağı ortak bir gelecek için hukuk temelli bir yönetim biçimini geliştirmeyi, toplumsal barışı ve adaleti sağlamayı bu amaçla demokratik cumhuriyeti inşa etmeyi hedefliyor. Demokratik cumhuriyet; ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı, varlık, kimlik ve özgürlükleri anayasal koruma altına alır. Şunu da unutmamak gerekir ki özgürlük; örgütlülükten, adalet ise siyasal ve hukuki mücadeleden geçer. Bugün yapılması gereken; şiddet ve çatışma yerine demokratik müzakere, diyalog ve barışçıl çözümü esas almaktır. Yanı sıra halkın iradesini yok sayıp kayyım atayan, farklılıkları bastıran, özgürlükleri sınırlayan zihniyet ve politikalara karşı bize düşen demokratik cumhuriyet mücadelesini büyütmektir.”

‘Çözüm demokratik zemindir’  

Demokratik cumhuriyetin; tekçi, inkarcı politikaları reddettiğini söyleyen Veysi Aktaş, “Farklılıkların kabulünü ve ortak yaşamı esas alır. Tüm toplumsal kesimlerin eşit ve özgür katılımını temel alır. Doğayı talan edenlere peşkeş çeken rantçı politikalara karşı, demokratik hukukla doğayı korumak esastır. Bugün için demokratik cumhuriyet yalnızca bir seçenek değil, tarihsel bir zorunluluktur. Devlet aklının bu gerçeği görmesi zor olsa da gereklidir. Demokratik cumhuriyet modeli sadece bir yönetim modeli değil; aynı zamanda özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin örgütlendirilmesi için en uygun zemindir. Toplumsal çelişki ve çatışmaların çözümü için en ideal demokratik zemindir. Yerel demokrasi ve yerel yönetimlere açık bir modeldir. Demokratik cumhuriyet özünde, demokratik yönetim ile cumhuriyet yönetim sisteminin bütünleşmesidir. Gelinen aşamada 27 Şubat 2025 bildirisinin sürecinin devamı olarak pozitif barış için yasal ve anayasal düzenlemeler hayati önemdedir. Madem demokratik dönüşümden ve barıştan söz ediliyor, o zaman bu sürece uygun yasal düzenlemelerin güncellenmesi zorunludur” diye konuştu.

İmralı’nın statüsü  

Demokratik müzakere yöntemi, taraflar arasında temel yöntem olarak belirlenmişse olması gereken tarafların eşit koşullara, şartlara ve özgürlüklere sahip olunması olduğunu aktaran Veysi Aktaş, “Bunun için Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kalacağı yerin statüsünün belirlenmesi elzemdir. Devlet ve iktidara düşen; bölgedeki gelişmeleri de gözeterek, önderliğin koşullarını demokratik müzakereye uygun hale getirilmesi için elini çabuk tutmasıdır. Gelinen aşamada bizler için barış sadece bir hedef değil, halkımızın mücadelesinin bizzat kendisidir. Halkları düşmanlaştıran milliyetçiliği kışkırtan politika ve zihniyetlere karşı mücadele yürütmektir. ‘Barış; pasif, iş yapmamak, sorumluluktan kaçmak’ değildir. Özgürlük, eşitlik ve adalet için aktif mücadele etmektir. Barış, sadece silahların devreden çıkması değildir; demokratik, komünal bir düzenin kurucu ilkesidir. Bu anlamda barış; herkes için etik olduğu kadar stratejik ve stratejik olduğu tarihi bir zorunluluktur. Bu temelde bütün katılımcıların Newrozunu kutluyor.  Yerel seçimlerde olduğu gibi başarı azmiyle sorumluluklarımıza sahip çıkmaya çağırıyor. Serkeftin diliyoruz. Barış ve demokratik toplum süreci kazanacak, kandan beslenen rantçılar kaybedecektir” diye bitirdi.

Veysi Aktaş’ın konuşması ardından halk dakikalarca “Bijî Serok Apo” slgonları attı.

Kaynak: MA 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version