Site icon Serbest Görüş

Sürmi İnce dosyasında AYM ‘ihlal yok’ dedi: Dosya AİHM’e taşınacak


Uzman çavuş Ali Dalgıran tarafından katledilen Sürmi İnce için yapılan başvuruya yanıt veren AYM, yaşanan olayda bir yaşam hakkı ihlali olmadığını savundu. Dosya AİHM’e taşınacak

Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Büyükçiftlik beldesinde, 18 Temmuz 2016’da ot biçen çocuklarına yemek götüren Sürmi İnce’nin katledilmesine ilişkin tutuksuz yargılanan Uzman Çavuş Ali Dalgıran hakkında “bilinçli taksirle öldürmek” suçlamasıyla 3 yıl 10 ay 20 gün ceza verilmişti. İstinaf Mahkemesi’nin 22 günde onayladığı kararın ardından dosyanın avukatları, olayda yaşam hakkının ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulundu.

Başvuruya yanıt veren AYM, 21 sayfadan oluşan kararında; olay hakkında soruşturmanın yapıldığı, faillerin tespit edildiği ve gerekli cezanın verildiği gerekçesi ile yapılan yaşam hakkı ihlalinin iddiasının kabul edilemez olduğu kararına vardı. “Yaşam hakkı ihlali yok” diyen AYM’nin kararına tepki gösteren dosyanın avukatı ve Sürmi İnce’nin oğlu Bünyamin İnce, “Dosyayı AİHM’e taşıyacağız” dedi.

‘Yaşanan olayda hak ihlali bulunmadı’

Bakanlık görüşü ve olay örgüsünün yer aldığı kararda fail Ali Dalgıran ve olayın yaşandığı ana dair değerlendirmeler yer alırken, avukatların ayrımcılık ve ırkçılık yasağının ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvuru dayanaktan yoksun olduğu için kabul edilemez bulundu. Avukatların yaşam hakkı ihlaline dair başvurusu ise, “kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle” kabul edilmedi.

‘Diğer askeri personel hakkında soruşturma yapılmadı’

Sürecin en başından bu yana hukuksuz bir şekilde ilerlediğine ve AYM kararının da bunun devamı olduğunu belirten Avukat Bünyamin İnce, “AYM’ye genel olarak; olay hakkında ceza soruşturması yapılmış, fail tespit edilmiş, sanık yargılanmış, mahkûmiyet kararı verilmiş ve istinaf kararı kesinleşmiştir diyerek etkin soruşturma ve yaşam hakkı ihlal taleplerini kabul edilemez buldu. Zırhlı aracın silahının ateşlenebilmesi için iki ayrı emniyet mekanizmasının açılması gerekiyor. Buna rağmen yalnızca bir asker yargılandı. Silahın diğer emniyetinden sorumlu askeri personel hakkında hiçbir soruşturma yürütülmedi. Karakol komutanı ise olay yerindeki aileyi tanıdığını ve ‘oğlu örgüt üyesi’ olduğunu söylemesine rağmen sorumluluğu araştırılmadı. Olay yerinde keşif yapılmadı, tüm sorumlular yargılanmadı ve deliller eksik incelendi. Bu hususlarda ilişkin  etkin soruşturma ve kovuşturma  yükümlülüğü ihlali nettir. Buna rağmen AYM kararında bu duruma hiç değinmemiştir” sözleriyle alınan karara tepki gösterdi.

Teknik bir bilirkişi raporu istedik, mahkeme bunu yapmadı’

Davanın en başından bu yana taleplerinin kabul edilmediğini en basit işlem olan olay yeri keşfinin bile yapılmadığına dikkat çeken Bünyamin İnce, dosyada yer alan eksikliklere vurgu yaparak, “Kameralarda ses kaydı yok, sorduğumuzda kamera içlerinin kapalı ve bozuk olduğu söylendi. İşin en ilginç tarafı da şu: Bu zırhlı araçla bir anne katlediliyor ve o zırhlı araçtaki silahın bir kere ateşlenebilmesi için orada bulunan diğer bir personelin de emniyeti açması lazım. Yani bu zırhlı araçlardaki joistik silahının ateşlenebilmesi için iki tane emniyetin aynı anda açılması gerekiyor. Dolayısıyla ateş edilebilmesi için diğer askeri personelin de o emniyeti açtığı ortaya çıkıyor. Buna ilişkin de biz teknik bir bilirkişi raporu istedik. Yine maalesef mahkeme bunu yapmadı” dedi.

‘AİHM’e başvuracağız’

Bünyamin İnce, “Yerel mahkeme, o zaman da biz defalarca talep etmemize rağmen bu olayı işleyen, yani olay yerinde bulunan ve ateş eden tüm askeri personelin ifadelerini şüpheli sıfatıyla almadı. Dolayısıyla böyle bir soruşturma ve akabinde kovuşturmadan sonra ortaya çıkan sonuç bir cezasızlık oldu ve sadece bir askere bilinçli taksirden 3 yıl gibi bir ceza verildi. Başvurduğumuz Anayasa Mahkemesi, yaklaşık 5 yıl sonra bize gönderdiği kararda, söz konusu soruşturma ve kovuşturmanın yapıldığı, 3 yıl cezanın bir kişinin, bir annenin ölümü için yeterli olduğu belirtildi. Ve taleplerimizi maalesef kabul edilemez buldu. Bu karar insan haklarına aykırı bir karar. Ne olursa olsun bu davanın peşinde olacağız, davayı götürebildiğimiz her yere götüreceğiz” sözleri ile alınan bu hukuksuz kararı kabul etmediklerinin altını çizdi.

Ne olmuştu? 

12 çocuğu olan 55 yaşındaki Sürmi İnce, Colemêrg’in (Hakkari)  Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Büyükçiftlik Beldesi’nde 18 Temmuz 2016 tarihinde ot biçen çocuklarına yemek götürdükten sonra dönüş yolunda askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Askerler, karakola geri döndü ve Sürmi  İnce’ye herhangi bir müdahalede bulunmadı. Eşinin de aralarında bulunduğu yakınları tarafından bir kamyonetle İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Sürmi İnce, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Sürmi İnce’nin katledilmesiyle ilgili gözaltına alınıp, tutuklanan Uzman Çavuş Ali Dalgıran, 25 Temmuz 2016 tarihinde mahkemenin tensip kararıyla tahliye edildi. Fail hakkında “olası kastla öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Ancak bu suçlama yargılama aşamasında “taksirle öldürme” şeklinde değişti. Fail hakkındaki yargılama, 5’inci duruşmada karara bağlanıp “taksirle öldürme” suçundan 4 yıl hapis verildi. Bu ceza da failin yargılama sürecindeki olumlu davranışları dikkate alınarak 3 yıl 4 aya indirildi. Dosyanın taşındığı bir üst mahkeme ise verilen kararı fail lehine bozdu. İstinaf mahkemesi, faile verilen cezayı “fazla” bularak dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden başlayan yargılamada fail savunmasında “Herkes hata yapabilir” derken, yeniden iyi hal indirimine gidilerek faile 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası verildi. Verilen ceza İstinaf Mahkemesi tarafından 22 gün içinde onaylandı. Dosya avukatların başvurusu ile Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Kaynak: Medine Mamedoğlu \ JINNEWS

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version