Amed’de zırhlı polis aracının çarpması sonucu yaşamını yitiren Şahin Öner dosyasında gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, Öner’i ezen ardından hastane yerine karakola götüren polis Selahattin Korkmaz’a verdiği cezada ‘geleceğine etkisi’ indirimi uyguladı
Amed’te Şehitlik Mahallesi’nde 10 Şubat 2013 tarihinde polis Selahattin Korkmaz’ın zırhlı araçla çarpması sonucu yaşamını yitiren Şahin Öner dosyasının gerekçeli kararı açıklandı. İki defa “fazla ceza tayini” denilerek üst mahkemede bozulan ve 13 yıl sonra yeniden karara varan yargılamada sanık polisin geleceği düşünülerek ceza indirimi yapıldı. “Taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçesini hazırlayan mahkeme, “sanığın ifa ettiği görevi, olay yerinde bulunan kalabalık, toplumsal olaylara müdahale aracının dar sokakta kullanılması şeklindeki kusuru” gerekçeleri ifadelerini kullandı. Kararda olayın kasıtlı bir şekilde işlendiğini belirten tanık ifadelerine yer verilmezken, polislerin verdiği ifade ise verilen kararda etkili görüldü.
Gerekçeli karar açıklandı
16 Mart günü Diyarbakır 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda verilen cezada, mahkeme heyeti avukatların sanığın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması gerektiği talebini dikkate almadı. Hem olay sırasında hem de sonrasında ki ifadelerle olayın kasıtlı bir şekilde yapıldığını ve Şahin Öner’in ağır yaralı halde hastane yerine karakola götürüldüğünü belirten avukatlar, yaşam hakkı ihlaline dikkat çekti. Avukatların taleplerini kabul etmeyen mahkeme heyeti, 13 yıl önce ki raporları, sanık polis ve polislerin ifadelerini baz alarak olayın kasten işlenmediği kanaatine vardı. Heyet, sokakların dar olması nedeniyle sanığın olayı öngöremediğini belirterek olayın bilinçle işlenmediğine dikkat çekti. Dosyada yer alan bilgilere göre ise o dönem ifade veren ve 112’ye ihbarda bulunan tanıkların, “panzer çocuğu ezdi, ayaklarını titretiyor ancak polisler müdahale etmiyor” ifadelerinde bulunduğu öğrenildi. Polislerin o dönem ifade veren tanıklara, ” ‘elinde bomba vardı’ diyeceksiniz” şeklinde ifade vermeye zorladığı da gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Kasıt yokmuş
Verilecek cezanın sanığın geleceği üzerinde ki etkisini de düşünerek 3 yıl cezayı 2 yıl 6 ay hapis cezasına düşüren mahkeme heyetinin gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: “Güvenlik güçlerinin gruba müdahalesi sonrası grubun ara sokaklara kaçıştığı esnada Şahin Öner’e olay yerinde bulunan 75 kod numaralı Shortland marka zırhlı aracın çarpması neticesinde vefat ettiği olayda; ATK 1. İhtisas Kurulu’nun 15/04/2014 tarihli raporunda; Müteveffanın ölümünün, görgü tanıklarının ifadelerinde belirtildiği şekilde, zırhlı Polis aracının çarpması sonucu ve sürüklenmesi ile meydana gelmiş olduğunun tespit edilmiştir.
06/01/2025 tarihli bilirkişi rapor özetinde; Zırhlı araç sürücüsü polis memuru Selahattin Korkmaz’ın tali kusurlu sayılmasının, müteveffa yaya Şahin Öner’in asli kusurlu sayılmasının, olayın meydana geliş şekline uygun olduğunun belirtilmiştir.
Polisin ifadeleri dikkate alındı
Her ne kadar sanığın kast veya olası kasıtla hareket ettiğine dair iddialar bulunmuşsa da; sanık ile birlikte hareket eden polis memurlarının kasıtlı bir durum olmadığını, toplumsal olaylara müdahale sırasında ölüm olayının meydana geldiğini, ölüm olayını sonrada fark ettiklerini ifade etmesi, olaya ilişkin ihbarın “…26.sokak üzerindeyiz göstericilerden biri ….(aracın) altında kaldı…” şeklinde olduğu, bu ihbarın eylemin kaza mahiyetinde olduğu hususundaki mahkememiz kabulünü kuvvetlendirdiği, her ne kadar bir kısım tanıklar maktülün ellerini açık vaziyette tuttuğunu ve buna rağmen aracın maktülün üzerinden geçtiğini ifade etmiş ise de; araç üzerinde yapılan incelemede aracın ön cam kısmında patlayıcı madde artıklarının tespit edilmesi, sanığın alevlerin görüş kaybına neden olduğunu ifade etmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın kast ya da olası kastla hareket ettiğine dair iddialara itibar edilmemiştir. Sanık hakkında temel ceza miktarı belirlenirken, sanığın ifa ettiği görevi, olay yerinde bulunan kalabalık, toplumsal olaylara müdahale aracının dar sokakta kullanılması şeklindeki kusuru dikkate alınarak, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan kısmen uzaklaşılmak suretiyle uygulama yapılması gerekmiştir.”
Ne olmuştu?
Diyarbakır’da 10 Şubat 2013’te polis Selahattin Korkmaz, Şahin Öner’i (19) zırhlı araçla ezerek öldürdü. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada sanık polis hakkında “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlaması ile dava açıldı. Açılan dava sonucunda Diyarbakır 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi 23 Kasım 2021’de “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan sanığa 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi. Taraflar, kararı üst mahkemeye taşıdı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, olayı “basit trafik kazası” olarak değerlendirerek, dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiler üzerine kararı “eksik inceleme” gerekçesiyle bozdu. Kararın bozulması üzerine 30 Nisan 2024’te yeniden yargılama başladı. 22 Ocak’ta, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Ulaştırma/Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, sanık polisin “tali kusurlu”, Öner’in ise “asli kusurlu” olduğu öne sürüldü. Yeniden yapılan yargılamada 19 Mart 2025’te kararını açıklayan mahkeme, sanık polis hakkında yine “taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Mahkeme gerekçeli kararında tanık ifadelerini dikkate almadı. Mahkemenin verdiği karara hem savcılık hem de Öner’in ailesinin avukatları yeniden itirazda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının istinaf başvurusunda, sanığa verilen cezanın fazla olduğu ileri sürüldü. Avukatların başvurusunda ise kararın “hukuka aykırı” olduğu belirtildi.
“Görevi ihmal/ihmalen insan öldürme/delilleri karartma” suçlarından yargılanması gereken polislerin tanık olarak dinlendiğine yer verilen başvuruda, tanık polislerin kovuşturma aşamasındaki beyanlarının çelişkili ve ayrıntısız olduğu kaydedildi. Olayda “kasıt” olduğu vurgulanan başvuruda, tarafsız tanık beyanları, hastane ve adli tıp raporlarına işaret edildi. Avukatlar, kararın Öner ailesi lehine bozulması gerektiğini belirtti. Ancak mahkeme kararı, “fazla ceza tayini” iddiasıyla sanık lehine bozdu.
Kaynak: ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

