ÇHD İstanbul Şubesi, Marmara (Silivri) 6 No’lu Cezaevi’nde koğuşlara yerleştirilen kameralara karşı çıkan tutsakların işkenceye maruz kaldığını açıkladı. Müdahaleler sonrası bazı tutukluların tekli hücrelere alındığı ve süresiz açlık grevine başladığı belirtildi
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarında Marmara Cezaevi’ndeki tutsakların koğuşlarındaki kamerayı kapattığı için “işkenceye” uğramasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Marmara (Silivri) 6 No’lu hapishanesinde işkenceye son verilsin” pankartı açıldı.
ÇHD üyesi Güçlü Sevimli, Marmara Cezaevi’nde koğuşlara kameraların konulduğunu ve tutsakların buna karşı çıktığı için “işkenceye” maruz kaldıklarını belirtti. Hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’ın da hayatını kaybettiğini söyleyen Sevimli, cezaevlerindeki kabul edilemez uygulamaların devam ettiğini kaydetti. Kamera uygulamasının yasal dayanağının olmadığını dile getiren Sevimli, kamera uygulamasına dair Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın tutuklu bulunduğu 2016 yılında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurduğunu söyleyerek, 13 Ekim 2020’de AYM’nin ‘ihlal’ kararı verdiğini ifade etti. Sevimli, “Görüleceği üzere kameraların hem kanunsal bir altyapısı yok hem de kameraların hapishanelerin içindeki koğuşlarda bulundurulması insan hakları açısından ihlal olduğu açık, buna dair karar da var. Tüm bunlara rağmen halen hapishanelerde kamera uygulamasının devam ettiğini görüyoruz. AYM kararı Silivri Hapishanesindeki havalandırmada bulunan kamera için verilmiş yani koğuş içerisinde değil. Şu anki uygulama ise tamamen koğuş içerisindeki bir kameradır” diye belirtti.
‘Tutsaklar süresiz açlık grevinde’
ÇHD üyesi Dilan Eski, Marmara 6 No’lu L Tipi Cezaevi’nde tutulan tutsakların kamera için cezaevi idaresiyle görüştüğü ve sonuç alamadığını belirterek, bunun üzerine tutsakların kameraları kapatma kararı aldığını söyledi. Tutsakların kameraları kapatması üzerine gardiyanların tutsaklara “işkence” ettiğini dile getiren Dilan Eski, tutsaklardan Yılmaz Viraner, Doğukan Mağol ve Hasan Karapınar “işkenceye” uğraması sonrasında tekli hücrelere konulduğunu belirtti. Dilan Eski devamında şunları belirtti:
“Gardiyanlar tarafından gerçekleştirilen bu işkencelere karşı 6 Mart tarihinde Doğukan Mağol ve Yılmaz Viraner süresiz açlık grevine başlamıştır. Süresiz açlık grevi kararının alınması ve uygulanmasının ardından Yılmaz Viraner, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edilmiştir. Koğuştan işkenceyle götürülen 3 tutsağın ardından, koğuşta kalan diğer tutsaklar da kamera kapatmaya devam etmiştir. 9 Mart tarihinde kamera kapatma eyleminin devam etmesi üzerine tekrar koğuşa gelen gardiyanlar, bir kez daha tutsaklara saldırmıştır. Kamerayı kapatan tutsaklardan Yüksel Doğan ile birlikte Oktay Kelebek ve Özgür Karakaya da işkenceyle tekli hücrelere götürülmüştür. Bu sırada Oktay Kelebek’in kolu kırarcasına bükülmüş, Yüksel Doğan ve Özgür Karakaya darp edilmiştir. İşkencelerin ve baskıların devam etmesi üzerine siyasi tutsaklardan Oktay Kelebek ve Yüksel Doğan da 9 Mart tarihinde süresiz açlık grevine başlamıştır. ESP’li tutsaklar da 20 gün boyunca dönüşümlü açlık grevi yapmıştır. Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi idaresi tutsakların yanıtsız bırakmaktadır.”
Talepler
“Tutsakların talebi koğuş içerisinde bulunan ve sürekli biçimde kendilerini gözetleyen kameraların kapatılması ve tüm siyasi tutsakların tekli hücrelerden alınarak koğuşa getirilmesidir” diyen Dilan Eski, ÇHD olarak işkencenin karşısında olacaklarını kaydetti. Dilan Eski, “İşkence suçundan suç duyurusunda bulunduğumuzu bildiriyor, müvekkillerimizin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz” dedi.
Tekli hücrelerde tutuluyorlar
ÇHD üyesi Naim Eminoğlu ise tutsaklarla görüştüğünü ve tekli hücrelerde tutulmaya devam ettiklerini söyledi. Eminoğlu, “Aslında Marmara Hapishanesi oradaki sol, sosyalist, devrimci düşünceye sahip tutsakların tamamını tecrit etmiş durumda. Buda saldırının boyutunu göstermesi açısından çarpıcı. Hapishane idaresi açlık grevinde olanlara sadece toz şeker veriyor, başka bir şey vermiyor. Uzun yıllardır devam eden kamera uygulamasına bir an evvel son verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

